20 Temmuz 2018 Cuma

Momo | Michael Ende

İnsanlar birbirlerine hangi özellikleri yüzünden sempati veya antipati duyar? Momo’yu herkes sessizliği ve insanlara kazandırdığı ilham kaynağından dolayı bu kadar sevilip saygı duyuluyordu.

Momo bulunduğunda harabe bir tiyatrodan arda kalan mağara şekilde ki sığınağın önündeydi. Üstü başı yırtık bir biçimde, orada bulunan birkaç kişi tarafından bulunmuştu. Hepsi ilk başta polise şikâyet edip, Momo’yu çocuk esirgeme kurumlarına yerleştirmelerini isteseler de; Momo’nun itirazları üzerine bu seçeneği gerçekleştirmediler. Çünkü zaten Momo o pencerelerinde demir parmaklıklar olan yerden kaçmıştı ve yaşadığı eziyetlerden dolayı bir daha da orada yaşamak istemiyordu. Ve böylece çevrede yaşayan insanlar Momo’nun bakımının üstlenerek ihtiyaçlarını paylaşmayı karar verdiler. Bir iki gün geçip Momo ile ilişkileri garip bir hal alıp inanılmaz keyifli hale gelmişti. Dilden dile yayılan Momo bir atasözü haline gelmiş ve insanlar, sıkıntılı arkadaşlarıyla karşılaştıklarında “Bir Momo’ya git sen.” diyorlardı. Çocuklar bile evlerinin uzak olmasına rağmen Momo’ nun yanına gelip onunla oyun oynamak istiyorlardı. Onun yanında herkesin aklına bir anda çılgın fikirler gelip ortalığa neşe ve sevinç hakim oluyordu. Ama Momo’nun en yakın iki arkadaşı vardı. İlki ihtiyar olan ama gençlere taş çıkarabilen Beppo’ydu. Kendisi bir çöpçü olup sabahtan akşama kadar kaldırımları süpürürdü. En yakını ise Momo’ydu. Çünkü herkes Beppo’yu deli olarak adlandırmıştır. Bunun nedeni ise Beppo cevap vermeden önce çok uzun düşünmesidir. Kelimelerin anlamlarına çok fazla dikkat eder. Birde hem genç hem de yakışıklı olan Girolamo vardı. Ama herkes ona Gigi derdi. Hayalleri çok zengin olup refah içinde yaşamaktı ve hep eğer bir gün çok paraya sahip olursa; zenginliğin kendisini değiştirmeyeceğini savunurdu. Geçmişten günümüze gelen efsane ve halk hikayelerini kendi yorumlayarak anlatan Gigi, şehrin masalcısıydı ve herkes gibi onunda ilham kaynağı Momo’ydu.

Herkes mutlu ve huzurluydu. Ta ki duman adamlar şehri tek tek fethedene kadar. Zaman tasarrufçusu diye insanların tüm huzurlu ve mutlu anlarını ellerinden alıp onları tamamen robot haline getirip, insanlardan arta kalan boş vakitlerden besleniyorlardı. Ağızlarından hiç eksik etmedikleri sigara ise onların yaşam kaynağıydı. İnsanlardan çaldıkları zamanları bir sis bulutunun üstünde saklayıp, onların yaşam kaynağını saklıyorlardı. Herkesi ilginç matematik işlemleriyle kandıran bu birlik, hedefleri insanları tamamen yeryüzünden yok edip kendileri dünyada hüküm sürmek. Ki amaçlarını da gerçekleştirmişlerdi. Lakin onların önünde koskoca bir Momo engeli vardı. Hissiz insanlara bile gerçek duyguları yaşatan bu küçük kız, duman adamların planlarını bozuyordu. Çocuklar artık ailelerini kaybetmiş ve bu durumdan nefret eden bir hale gelmiştiler. Momo, Gigi, Beppo ve diğer çocuklar birleşip protesto ederken bu durumu; umutları vardı. Oysaki kimse tarafından umursamayıp, kimsenin ilgisini çekemedikleri için son umut tanecikleri yok olup gitmişti. Duman adamlar bu durumdan memnundu ama yine de Momo’nun ortadan kalkması gerekiyordu.

Adamlara şehrin her yerinde aranması için emir verilirken, Momo yeni keşfettiği küçük dostu olan kaplumbağa ile uzun bir yolculuğa çıkmışlardı. Gerçi bu kaplumbağanın düşündüklerini sırtında belirtme gibi özel bir yeteneği de vardı. Her şeyi yarım saat öncesinden gören bu kaplumbağa; Momo’yu sağ salim Hora Ustaya ulaştırabilmişti. Zamanın bekçisi olan Hora Usta, duman adamlarla Momo ile savaşmak zorundaydı. Momo yapayalnızdı çünkü duman adamlar ondan en yakın iki arkadaşını da çalmıştılar. Momo arkadaşlarını ve tüm dünyayı kurtarmak adına Hora Ustanın emniyetiyle zamanı durdurup, duman adaların inine kadar giden Momo, insanlığı kurtarabilecek miydi? 

Toplumumuz ve günümüz insanının zaman algısı ve zamanı okuması üzerine bir masal olan Momo’yla Michael Ende, Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne layık görülmüştür. Pek çok kez sinemaya uyarlanan Momo, kırktan fazla dile çevrilmiş, tüm dünyada 7 milyonun üzerinde satılmıştır.


 Eğer bu güzel kitabı okuduysanız yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. İyi Okumalar...



2 yorum:

  1. Duman adamlar zamanımızı çalmaya devam ediyor. Momo siz gençler icin olduğu kadar, benim gibi yetişkinler içinde belki daha fazla şeyler söylüyor. Güzel bir metin hazırlamışsınız. Kaleminize sağlık.

    Fahrenheit 451 ile ilgili yazınızda sizi "Kitaplara Kaçanlar" başlıklı yazıma davet etmiştim. Bu defa "Yorgun Düşen Atlar" başlıklı öykümü okumanızı tavsiye ederim. Öykünün son bölümünde tanıdığınız karakterlerle sohbet edersiniz.

    YanıtlayınSil
  2. Tavsiyeniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Tabi ki onu da okurum... :)

    YanıtlayınSil

Yorumun için çok teşekkür ederim.