6 Mayıs 2019 Pazartesi

Şahmerdan | Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Abasıyanık'ın ilk kez 1940 yılında yayımlanan öykü kitabıdır. Dört öykü ilk kez bu kitap aracılığı ile okurla buluşurken, diğer on beşi daha önce çeşitli dergilerde yayımlanmıştır. Yazarın 1936 yılı Semaver ve 1939 yılında Sarnıç'tan sonraki üçüncü kitabı olan çalışmada Sait Faik Abasıyanık yine alt sınıftan bireyleri odağına alıyor ve öykülerin bazılarında klasik anlayışı bir kenara bırakıp, başı sonu belli olan bir hikaye anlatmak yerine daha çok ''gözlemlerin aktarılması'' havasında bir içerik ve üslup ile karşımıza çıkmaktadır. Eğer kitabı okuduysanız yorumlar bölümünden görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Kitapta yer alan öykülerde ada, deniz, balıkçılar, vapur gibi ortak öğeler Sait Faik’ten bekleneceği şekilde yer alırken, yazarın insanı anlamaya çalışan ve seven yanı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bir insan güzellemesinden çok, insanı iyi ve kötü yanları, iyilikleri ve kötülükleri ile ele alan içerikleri ve sıradan insanların ayakta kalma mücadelelerindeki tercihlerini yargılamaktan çok gözlemliyor ve bize aktarıyor. Doğrudan politik öğeleri olan ve ''Bir Kadın'' adını taşıyan öyküdeki karakterlerden biri olan şaire atfedilen şu satırlar yazarın insanı sevme ve anlama çabasının göstergesi olsa gerek: ''Allah'ım, yarabbim. Ben insanları sevmek için azami gayretimi sarf ediyorum. Fakat niçin… Niçin her şey, bu yukarıda saydığım hayaletler gibi. Her şeyi iyi bulup, kapılarını bana sımsıkı kilitliyorlar?''

Kitaptaki ''Çelme'' isimli öyküsü ile halkı askerlikten soğuttuğu iddia edilerek askeri mahkemede yargılanan ve beraat eden yazarın burada yer alan on dokuz öyküsünün satır aralarında eşcinselliğinin izlerini görmek de mümkün; özellikle ''Kaşıkadası’nda'' adlı öyküde üzeri epeyce aralanan bir tavır var ve diğer birkaç öyküde de yazarın erkek karakterleri ifade ediş şeklinde izini sürmek mümkün. Doğrudan toplumsal sorunları değil, bu sorunlar karşısında alt sınıf insanlarının tavırlarını ve duygularını yansıtan öykülerin yer aldığı kitapta bu bireylerin kavgaları, öfkeleri, dostlukları, mücadeleleri ve korkuları yer alırken, zaman zaman hüzün de gösteriyor kendisini. Örneğin ''Alt Kamara'' isimli öykü, yaşlı bir adamın açık pencereden uçup gitmesini dokunaklı bir biçimde ele alıyor ve ''Çöpçü Ahmet'' te de tekrarlanan bir geçip giden dünya onu çaresizce seyretme halini aktarıyor bize. İyi Okumalar!


6 yorum:

  1. Hemşehrim olan yazar ve üslubu hakkında oldukça geniş açıklamalar yapmışsın. Eşcinselliği yüzünden iki kez evlenme arefesinde terk edilmiş, bu yüzden yaşamının son yıllarını öfkeli ve yalnız geçirmiştir. Bu arada Adapazarı/Sakarya doğumludur kendisi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz ve bilgileriniz için çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. heeey orhan veli ve sait faik en sevdikleriim. sait faikin evine gidiyom bol bol. bütün öykülerini çok seviyoom. ama eşcinselliğini şimdi senden duydum yeminlen. çok okudum hakkında ama bunu duymadıydım çok şaşırdım inan kiii yaaa.

    YanıtlayınSil
  3. Sait Faik çok sevdiğim yazarlardandır. Bu kitabını da keyifle okumuştum. Teşekkürler..

    YanıtlayınSil

Yorumun için çok teşekkür ederim.