31 Temmuz 2022 Pazar

Ataerkil Toplumda Kadın Olmak | Zeynep Erdun

Temmuz 31, 2022 12

Herkese yeniden merhaba. Ağustos ayının ilk kitabını sizlerle paylaşıyorum. Açıkçası bu kitap geçen yazdan beri okunmayı bekliyordu. Malum sınav maratonuyla ilk kitap Kitap Avcısı'nı okuduktan sonra ikinci kitap Ataerkil Toplumda Kadın Olmak rafta kaldı diyebilirim. 

Bu iki güzel kitabı bana Zeynep Erdun göndermişti. Kendisi hem bu iki güzel kitabı derleyen hem de Instagram'da çok güzel içerikler paylaşan bir bookstagram. İki kitapta da birçok kitapsever buluşup ya kendi hikayelerini ya da kendilerinin ürettiği hikayeleri bizlerle paylaşmış. Her bir yazarın bölümü apayrı bir tat, apayrı bir hayat deneyimi sunuyor. Okurken bir yandan da hayat deneyimi kazanmış oluyorsunuz. Bazı hikayeler yürek burksa da yaşanmışlıkları okumak insanı farklı hissettiriyor. Öyleyse Aterkil Toplumda Kadın Olmak bize neyi anlatıyor, konusu nedir öğrenelim.

Ataerkil bir toplum muyuz? Bu otoriteye bağlı bir sistemde mi yaşıyoruz? Eğer cevabınız ''evet'' ise bu kitabın sayfalarına, güçlü kalmaya çalışan her kadının elinin değmesi gerekiyor! Ataerkil Toplumda Kadın Olmak kız çocuklarına ve kadına yönelik geçmişten gelen olumsuz ve bağnaz tutumların gün yüzüne çıktığı bir proje kitabı. Kitaptaki hikayeler acı da olsa çoğu hikayenin sonu umut ile bağlanmış. Okurken göz yaşlarınızı tutamayabilirsiniz. Çünkü hikayeler ilk kitap Kitap Avcısı'na göre daha dokunaklı ve acı gerçeklerle donatılmış. 

Kadınların isteyince neler başarabileceğini de okudum. Her ne kadar acı dolu bir yolculuk da olsa sonu umut dolu hikayelerle bağlanıyor. Özellikle dikkatimi çeken şey kadınlar hakkında oluşan daha doğrusu oluşmuş bir zihniyetin nesiller boyu devam etmesi. Kız çocukların daha okul yaşlarındayken okuldan alınıp görücü usulüyle evlendirilmesi, bağnaz tutumlarla kız çocuklarının okutulmaması... Kitaptaki en acı verici noktalar diyebilirim.

Zeynep Erdun: ''Bu kitaba elini süren her kadın; Şiddet görmüş, imkansızlıklara boyun eğmiş, eğitimini sadece kadın olduğu için tamamlayamamış her kadına kitap hediye etmiş olacak! Siz bu kitabı satın aldığınızda; kadın sığınma vakıflarındaki kadınlar, güvende ve kitaplarla kalacak! Yazarlarımız öyküleriyle hem sosyal sorumluluk projemize destek oldular hem de yaşanmış ve yaralanmış hayatları anlatarak birçok kadının sesi oldular. Böyle bir projeyi yönettiğimiz için çok gururluyuz.'' sözleriyle bu güzel projeyi biz okurlara sundu. Açıkçası kitabı oluşturan her bir yazara ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. Çünkü gerçekten müthiş bir projeye dahil olmuşlar.

Kitap Ladin Yayınları'ndan çıkmış. Zaten ilgimi çeken ve bu güzel projeleri bizlere sunan bir yayınevi. Ayrıca belirtmem gerekirse kitabın basımı ve kapak tasarımı çok başarılı. Özellikle de ikinci kitabın dokusundaki farklılık çok güzel dizayn edilmiş. Kitabı okuyanların birçoğu özellikle de kapağın kaliteli olmasına dikkat çekmiş. Yorumlardan da anlaşılıyor ki okurlardan tam puanı almış kapak tasarımı konusunda.

Kitabı tüm seçkin kitabevlerinde satın alabilirsiniz. Ayrıca kitabın yazarlarına da ulaşarak kitabı temin edebilirsiniz. Ben yukarıda da bahsettiğim gibi RüyaKitap yani Zeynep Erdun'dan gelen güzel kargoyla kitabı temin ettim. Kendisine de tekrardan çok teşekkür ederim. Bu güzel kitabı okuyup sizlerle paylaşmaktan dolayı çok mutluyum. Çünkü özellikle de son yıllarda artan kadına şiddet ve kadını hor görme hat safhada. Her ne kadar benim bu kitabı okuyup sizlerle paylaşıp farkındalığı oluşturmaya çalışsam da bu çok küçük bir adım. Ama hep beraber bunu başarabilirsek, işte bu çok büyük bir adım olur. 21. yüzyıl diyoruz ama zihniyetimiz kaçıncı yüzyılda kaldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Umarım bu kitabı okuyup en önemlisi de okutup ataerkil bir toplumun parçası olmaktan kaçınırız.

Sizlere aktaracaklarım bu kadardı. Zaten kitap birçok yazarın hikayeleriyle donatılmış. Ana konusu ortak ama farklı acı hikayelerle. Kitaplığınızda mutlaka bulunması hatta başköşede konumlandırılması gerektiğini düşünüyorum. Okuduğum çok özel bir kitaptı. Zaten fotoğraflardan da gördüğünüz gibi her bir satırı not aldım. Kitabın içeriğinde milyonlarca ana fikir var. Her bir cümleden aldığım alıntılar ders niteliğinde. Dediğim gibi okuyun, okutun.

İlk kitap Kitap Avcısı'na ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. 55 öykü 55 hayat hikayesi... Kitap Avcısı'nda, kitapla tanışma maceralarını yazan, kendi yolculuklarında kitapları dost edinmiş ''kitap avcılarının'' yola çıkış hikâyelerini okuyacaksınız. Her hikayede kendinizden bir şeyler bulacağımız güzel bir kitap.

Peki sizler bu kitabı okudunuz mu? Eğer okuyanlar varsa kitap hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce ataerkil bir toplumu oluşturan ana unsur nedir? Yorumlarda tartışalım, olur mu?

O zaman kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

Kadın kadının kurdu değildir, her zaman kadın kadının yurdudur.


Şiddet, ahlak seviyesi düşük erkeklere her zaman çekici gelmiştir. 


'Töre' kurban aramaktan sıkılmayan bir canavardı.


Belki de dışarıya çiçek açan kadınlar içinde sayısız solmuş çiçek taşıyordu. 


Haklı bir sebep uğruna yaşamıyor ki o sebep uğruna ölmenin büyüklüğünü hissedebilsin. 


Bir sürü putun kol gezdiği bu çağda, anladım ki yaşamak için alışılmış bir eylemi tekrarlamak yetmiyor. Onlardan biri olmak gerekiyor. 


Güzelim Feza'nın narin vücudu sallanıyordu tavandan aşağıya. Neden kimse engel olamadı bu olaya, sizce bu intihar mı yoksa intihara meylettirenlerin katliamları mı? Siz cevap verin, neden herkes susuyor. Neden kadına şiddeti savunanlar sessiz kalıyor fakat bu sessizlik savunma değildir unutmayın. Toplumun hayata bakış açısı değişmedikçe daha çok Feza'lar ölecek.


Toplumsal yasalar maddenin karşısında ezilmişti. Maddenin bunaltıcı güzelliği bir noktadan sonra insanı makineleştiriyordu. 


Sabah sisi nasıl ki güneşin doğuşuna engel değil ise dikenli yollar da mucizelere ulaşmak için engel değildir. 


Onun gözlerinin içine öyle bir baktım ki, bakamadığım günlere inat, canımı bedenimi yaktığı her saniyeye inat, korkmadan baktım.



30 Temmuz 2022 Cumartesi

Konumuz Kitap Kulübüne Sen de Katıl!

Temmuz 30, 2022 18
Herkese yeniden merhaba! Bugün sizlere üzerinde çokça düşündüğüm ve böyle bir kulübün oluşması için adım atmak istediğim projeyi sizlerle paylaşmak isterim. Açıkçası gönderi olarak paylaşmayı düşünmüyordum. Fakat herkese tek tek açıklamaktansa topluca detaylarıyla birlikte açıklamayı tercih ettim. Ayrıca bu yayın kalıcı olacağından dolayı kulübe girmek isteyen diğer arkadaşlar da kolayca grubumuza girebilecekler.

Konumuz Kitap Okuma Kulübü Instagram üzerinden faaliyet göstermekle beraber hem bir etkileşim aracı olarak hem de kitap önerileriyle dolu bir grup oluşturmak istiyorum. Açıkçası ilk başta Instagram'dan mı yoksa Telegram üzerinden mi grubu açsam diye düşünürken Instagram bana daha sıcak geldi. Çünkü hem gönderdiğiniz gönderilerin etkileşimi açısından hem de aramıza yeni katılan blogger arkadaşlar için daha kolay bir platform olması açısından seçtim. Eğer başka önerileriniz varsa da yorumlar bölümünden düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz.

Konumuz Kitap Okuma Kulübüne Katılmak İçin

  • Konumuz Kitap'ın web sayfasını takip etmek
  • Konumuz Kitap'ın Instagram hesabını takip etmek
  • Blogger, Bookblogger gibi kitaplarla ilgili bir hesabınız olması
  • Gruba gönderdiğiniz gönderi sayısı günde ikiden fazla olmaması
  • Grup içi takipleşme zorunluluğu
  • Gruba katmak istediğiniz arkadaşlar için Konumuz Kitap'ın sosyal medya hesabına mesaj göndermeniz veya mail göndermeniz
  • Grup içi faaliyetlere katılmanız
  • Zorunlu bir kitap seçerek okumak yerine herkesin kendine seçtiği kitaplarla okuma haftamıza katılmanız
  • Okuduğunuz kitaplarla ilgili gönderi paylaşacağınız zaman atıfta bulunmanız
gerekmektedir. Bu şartlar zaman içerisinde yani grubu kurduğumuz zaman gevşetilebilir. Bu durum tamamen kurulan grup içerisindeki faaliyetlere bağlıdır.

Instagram üzerinden açacağımız okuma grubuna katılmak isteyenler aşağıdaki yorumlar bölümünden belirtebilir ve ayrıca Instagram adreslerini bizlerle paylaşabilir. Açıkçası bu okuma grubuyla ilgili çok güzel fikirlerim var. Detaylar çok yakında diyelim. O zaman sizleri grubumuzda bekliyoruz. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

26 Temmuz 2022 Salı

Japon Edebiyatında Okunması Gereken Kitaplar

Temmuz 26, 2022 26

みなさん、こんにち! Değişik bir girişle bu haftaki edebiyat turumuzu tanıtmak isterim. Gelen yorumlar ve istekler doğrultusunda Japonya'nın edebiyatını konuşacağız. Hem Japonya'nın edebiyata bakış açısını hem de çok güzel kitap önerileriyle sizlere bilgiler vereceğim. İlk edebiyat turumuz Kore edebiyatı ile yapmıştık. Kore edebiyatındaki kitap önerilerimiz için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu yazımızda seçki olarak kitaplarını okuyan sevgili okurlarımla iletişime geçerek derledim. Bundan dolayı okuyup onları inleyen okurseverlerle bu yazımızı hazırladık. Eğer Japon edebiyatına ilginiz varsa ya da hangi kitapla bu edebiyat dünyasına adım atmak istiyorsanız çok doğru bir yerdesiniz. Ayrıca aralarında okuduğunuz eserler varsa aşağıdaki yorumlar bölümünden görüşlerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz.

Özellikle de Japonya animeleriyle ve mangalarıyla tanınan bir ülke diyebiliriz. Pek o türlere ilgim olmasa da Japonya denilince aklıma ilk gelen iki şeydir. Aramızda kesinlikle ilgilenenler vardır. Bize yorumlar bölümünden hem animeler hakkında hem de mangalar hakkında bilgiler verirse çok mutlu olurum. Öyleyse geçelim kitap seçkimize.

Beni Asla Bırakma - Kazuo Ishiguro

Kazuo Ishiguro 1954 yılında Japonya Nagasaki'de doğmuştur. 1983 senesinde Granta dergisi tarafından en genç ve en iyi İngiliz yazarlar listesinde yer almıştır. 2005 yılında yayınladığı Beni Asla Bırakma romanı ise Time'ın İngilizce yazılmış en iyi 100 roman listesinde yer almıştır. Daha sonra Beni Asla Bırakma romanı da sinemaya uyarlanmıştır. 2017 yılında ise tüm dünyanın en büyük ödülü olan İsveç Kraliyet Akademisi tarafından Nobel Edebiyat ödülüne layık görülmüştür.

Yatılı okul Hailsham'ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez, Hailsham'dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları yoktur. Öğretmenler değil, gözetmenler tarafından eğitilirler. Spor ve sanata büyük önem veren gözetmenler, Hailsham öğrencilerine sürekli özel olduklarını hatırlatır ve bedenlerine çok iyi bakmaları gerektiğini tekrarlar.

Kathy H. de bir Hailsham mezunu. Otuz bir yaşında ve bakıcılık yapıyor. Hailsham'daki en yakın iki arkadaşının yeniden hayatına girmesi üzerine, onlarla paylaştığı geçmişi gözden geçirmek zorunda kalıyor. Onları özel kılan şeyin ne olduğunu ve bundan sonra hayatlarını nasıl biçimlendireceğini daha derinden anlamaya ihtiyacı var. Şu sorunun cevabını da bulması gerek: Sanat ve aşk zamanı durdurabilir mi? Beni Asla Bırakma, yıkıma götüreceğini bile bile kendi kaderini kabullenenlere odaklanmış görünüyor.

Sahilde Kafka - Haruki Murakami

Haruki Murakami'yi duymayan kalmamıştır bence. Çünkü hemen hemen her kitabıyla ismini taçlandıran Murakami'yi bu seçkide eklemesek olmazdı.

Haruki Murakami 12 Ocak 1949 yılında Japonya'nın Kyoto kentinde dünyaya geldi. 1986 yılında 1995 yılına kadar Avrupa ve Amerika’da yaşadı. Çocukluk yıllarından beri edebiyata büyük bir ilgi duyan yazar birçok büyük yazarın kitaplarını da okumuştur. Haruki Murakami 20. Yüzyılın en iyi yazarlarından biridir. Dünya çapında tanınmasını sağlayan eseri İmkansızın Şarkısı 16 dile çevrilmiş ve çok satanlar listelerinde yer almıştır.

John Updike: ''Sürükleyici, akıl çelen bir roman.'' Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir "düzenek" gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir... Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar. Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakami'den, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman. Kaçırılmamalı!

Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın - Cuniciro Tanizaki

Cuniçiro Tanizaki Japonya'nın başkenti Tokyo'da 24 Temmuz 1886 tarihinde dünyaya geldi. Modern Japon edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan yazar Natsume Soseki'den sonra en popüler Japon romancısı olarak görülür.

Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın; Fukuko, tam da kocası Şozo ile yeni bir hayata başladığı günlerde kocasının eski karısı Şinako'dan bir mektup alır. Yuvası dağıldıktan sonra ''kırık bir çanak'' bile almayan bu kadın, duygu yüklü mektubunda tek bir şey istemektedir: Şozo'nun deliler gibi sevdiği kedisi Lili'yi. İlk bakışta, masum bir istektir elbette bu. Ne var ki Lili -tüm kediler gibi- girdiği hayatların en olmadık yerlerine kıvrılmıştır ve dâhil olduğu yaşamların karanlık köşelerinde gezinmeye başlar mektupla birlikte. Biten ilişki için umut, diğeri içinse endişe kaynağıdır.  Böylece, başlı başına bir kavram olmayı hak eden ''kedi sevgisi'' nden çok daha fazlasına dokunur Tanizaki.

Zarif, yumuşacık bir üslupla insan ilişkilerinin girift yapısını, küçücük ayrıntıların -bir nesnenin, jestin veya bakışın- insan ruhunda yarattığı dönüşümleri, yalnızlığın ve sevginin türlü biçimlerini gösterir.

Bir Kutup Ayısının Anıları - Yoko Tawada

Yoko Tawada bir kitapçının kızı olarak 23 Mart 1960 tarihinde Tokyo'da dünyaya geldi. Ağırlık noktası Rus edebiyatı olan edebiyat bilimi eğitimini Japonya'da tamamladı. 1982'de Hamburg'da çağdaş Alman Edebiyatı okudu, doktorasını Sigrid Weigel danışmanlığında Zürih'te tamamladı. İlk kitabı 1987 yılında Almanya, 1992 yılında Japonya'da yayınlandı. Hem Alman hem Japon dilinde denemeler, tiyatro oyunları, düzyazılar ve şiirler kaleme almaktadır.

Ödüllü yazar Yoko Tawada'dan buluşlarıyla benzersiz, yaratıcılığıyla ilham veren bir roman: Bir Kutup Ayısının Anıları. Tawada, düş ile gerçeği ustalıkla iç içe geçiren bu metinde üç kuşak kutup ayısının yaşamlarına bakarak ironiden nasibini fazlasıyla almış, alternatif bir Avrupa resmi çiziyor. Kiev'de yaşayan bir kutup ayısı, yazının sağaltıcı gücünü keşfediyor ve sansürden sürgüne varan insanlık marifetleriyle tanışıyor; Doğu Almanya'da gösteri yapan bir kutup ayısı, bir kadına âşık olup ilk öpücüğünü tadıyor; Berlin Hayvanat Bahçesi'nde dünyanın en meşhur kutup ayısı bebek Knut, ilk adımlarını atıyor ve Bir Kutup Ayısının Anıları, bir otobiyografinin nasıl yazıldığını anlatıyor. 

Kuzey Kutbu'nun ıssız ufuklarından parlak sirk ışıklarına, eski Sovyetler Birliği'nden yeni Berlin'e uzanan bir roman bu; eli kalem tutan üç kuşak kutup ayısının sayfalarında özgürce gezindiği, yazının tüm olanak ve olasılıklarını zarafetle irdeleyen bir roman. Gerçeküstü olanı şaşılacak bir hakikat duygusuyla kuşatan, Kafka ve Bulgakov'un klasiklerine göndermeler yapan Bir Kutup Ayısının Anıları, yazının sonsuz olanaklarını gözler önüne seriyor. Karşınızda: Buz gibi güzel, kalem kadar keskin ve bir kar tanesi kadar eşsiz bir metin. Kaçırılmamalı!

Batan Günes - Osamu Dazai

Osamu Dazai 19 Haziran 1909 tarihinde Aomori'de doğan Japon yazardır. Asıl adı Şuuci Tsuşima'dır. Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkarak, yazar olmaya karar vermiştir. Dazai, 1948'de metresiyle birlikte suya atlayarak intihar etti. 

Ölümünün üzerinden bunca sene geçmesine rağmen, Japonya'da hâlâ ilgi gören bir yazardır. Eserlerinin çoğunluğunda yalnızlığı ele alır. Yalnızlık ön planda iken insanın arayış içinde olması ve insanın varoluşunu, içe dönüklüğünü yani temelde insanı ele alır.

Batan Güneş, ''Doğan Güneşin Ülkesi'' olarak bilinen Japonya'nın savaş sonrasına dair çarpıcı bir roman. Hem hayatı hem de yazdıklarıyla Japonların en ilginç yazarlarından biri olan Osamu Dazai'nin en karakteristik eseri Batan Güneş; varoluş, birey ve toplum çatışması gibi sorunları unutulmaz karakterleri üzerinden ele alıyor. Arka planda savaştan çıkmış, sosyal düzeni, ekonomisi, insanları alt üst olmuş bir ülke; özelde ise dağılıp giden bir ailenin hüzünlü öyküsüdür anlatılan.

Ölüm Oyunu - Koushun Takami

Koushun Takami 10 Ocak 1969 yılında Japonya'da doğdu. Özellikle ülkesinde bilinen bir gazeteci ve yazardır. 1991-1996 yıllarında çeşitli alanlarda haber yapan Sikoku Shimbum haber ajansı için çalışmıştır. Yazar birbirini öldürmeye zorlanan liseli çocukları resmettiği yazısı nedeni ile edebiyat yarışması tarafından reddedilmiştir. Birkaç yıl sonra reddedilen eseri kitap halinde basıldı ve çok satanlar listelerine girmeyi başardı. Aynı zamanda kitapları sinemaya da uyarlandı. Yazar Battle Royale serisi ile tüm dünyada kült bir eser yaratan yazar olarak anıldı. Battle Royale serisinden sonra başka bir kitap yayınlamadı.

Varoluş ile vicdanın mücadelesi: Bir adaya hapsedilmiş 21 kız ve 21 erkek öğrenci. Şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun. Onlarca silah, psikolojik bir savaş ve tek bir kazanan... Totaliter Büyük Doğu Asya Cumhuriyeti, halkı baskı altında tutmak için her sene acımasız bir askerî program düzenlemektedir. Bu doğrultuda ıssız bir adaya götürülen lise öğrencilerine rastgele silahlar verilmekte ve kuralları çiğnediklerinde patlayan tasmalarla, geriye tek kişi kalana kadar birbirleriyle mücadele etmeleri beklenmektedir. Modern Japon edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden sayılan ve aman vermez günümüz dünyasında hayatta kalmanın anlamına dair çok güçlü bir alegori olan Ölüm Oyunu, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor.

Ayrıca Stephen King Ölüm Oyunu için: ''Delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir.''  Kaçırılmamalı!

Peki sizler hangi romanının konusunu daha çok beğendiniz? Açıkçası bana soracaksanız hepsini çok merak ediyorum ama en çok merak ettiğim kitap Bir Kutup Ayısının Anıları oldu. Peki sizin favori kitabınız hangisi? Yorumlarda buluşalım. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

11 Temmuz 2022 Pazartesi

Luna Yayınlarının Kolektif Öykü Kitabı Projesi

Temmuz 11, 2022 8

Herkese yeniden merhaba. Bugün sizlere çok güzel yarışmayı duyurmak istiyorum. Biliyorsunuz ki sayfamıza gelen bir sürü genç kalem var. Onlar ayrıca Konumuz Kitap için içerik üreticilileri. Özellikle de kendini geliştirmek isteyen ve belli bazı mecralarda kendini göstermek için bir sürü yarışmalara katılıyorlar. Bundan dolayı bu çok güzel projeyi sizlere tanıtmak istedim.

Luna Yayınlarını belki önceki yayınlarımdan olan Kitap Basım Sürecini anlattığım yazımda tanıyorsunuzdur. Kendilerine bu süreç hakkında mail atmıştım ve anında cevap almıştım. Ayrıca cevapları da yazarı tatmin eden açıklıktaydı. Bundan dolayı sıkı bir şekilde takip ediyordum yayınevini. Daha sonra Luna Yayınlarının Kolektif Öykü Kitabı Projesi'ni gördüm. Bunu da görür görmez sizlerle paylaşmak hatta katılacaklara da yardım etmek amacıyla bilgiler vermek istedim. Öyleyse geçelim projenin detaylarına...

Luna Yayınlarının Siz Okurseverlere Duyurusu Var!

Hayallerinizi gerçekleştirmek için genç, deneyimli ve uzman kadromuzla sizinle buluşmaktan son derece keyifliyiz. Sizlere yardım etmekten, isteklerinizi karşılamaktan mutlu olacağız. Luna Yayınları, daha iyi bir yazar olmanız ve başarılarınızı arttırmanız için, kitap yayınlatma ve sonrasındaki; tanıtım ve okurla buluşma süreci boyunca her an yanınızda olacak. Sizleri yayınevimizin bir parçası olarak görmekten mutluluk duyarız.

Kolektif Öykü Kitabı Projesi'nin Detayları

Luna Yayınlarının Kolektif öykü kitabı projesi, bir grup yazar ile birlikte kolektif bir öykü kitabını yayına hazırlamaktadır. Proje, Luna Yayınları tarafından yürütülmektedir. Luna Yayınları, kişisel destekli yayıncılık yapan bir kuruluştur.

Siz de öykünüz ile kitapta yerinizi almak istiyorsanız projenin detayları aşağıda belirtilmektedir. 👇
  • Luna Yayınları yazarlarının da projeye katılmaları mümkündür. 
  • Yazarlar en fazla 1 (bir) öykü ile katılım sağlayabilirler. Ancak daha sonra devamı gelecek farklı projelerde farklı eserleri ile katılım sağlamaları mümkündür.
  • Yazarlar, diledikleri takdirde ''Küçürek Öykü'' ile de katılabilirler.
  • Gönderilecek öykülerin daha önce başka bir mecrada ödül almamış ve herhangi bir kitapta yer almamış olması gerekmektedir.
  • Öyküler Word formatında, A4 ölçülerinde, Times New Roman fontu ile 12 punto yazılacak; 1,5 satır aralığı ve sayfanın dört bir tarafından da 2 cm kenar boşluğu bırakılacaktır. Öyküler en fazla 10 sayfa olacaktır.
  • Konu serbesttir ancak çocuk öyküleri kabul edilmeyecektir.
  • Projeye her yaştan yazar katılabilir. Yaş sınırlamamız yoktur.
  • Gönderilecek olan Word dosyasının adı, ''Öykü Adı-Yazar Adı- Kolektif Öykü Kitabı'' şeklinde yazılacaktır. Cep telefonu bilginizin de mailde belirtilmesi gerekmektedir.
  • Word dosyasının içinde yazarın adı-soyadı, öykünün adı, yazarın e-posta adresi ve telefon numaraları bulunacaktır. Ayrıca 50 kelimeyi geçmeyecek şekilde kısa bir özgeçmiş gönderilmesi istenmektedir. 
  • Yayınlanacak olan kitapta, (yazarın isteğine bağlı olarak) her bir yazarın öyküsünün sonunda gönderdiği bu özgeçmişe yer verilecektir.
  • Başvurular e-posta yoluyla kabul edilecek olup son başvuru tarihi 31/07/2022'dir. Öykü dosyalarının Luna Yayınlarının mail adresine gönderilmesi gerekmektedir.
  • Gönderilen öyküler Luna Yayınları Yayın Kurulu tarafından değerlendirilecek olup uygun bulunanlar projeye dâhil edilecektir. Öykü başvurunuzun projeye kabul edilip edilmediğine dair karar, başvurunuzu yaptığınız tarihten itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde tarafınıza mail yoluyla bildirilecektir.
  • Projeye katılım ücretlidir. Yazarlar, öykülerinin Yayın Kurulu'nca basıma uygun bulunması halinde, taraflarına onay mailinin gönderilme tarihinden itibaren 3 (üç) iş günü içinde 800-TL'yi mailde belirtilecek olan, yayınevimize ait banka hesabına gönderecektir. Yazarlara basım sonrası onar adet kitap gönderilecektir.
  • Tüm öyküler editoryal çalışmadan geçirilecek, dizgi, kapak tasarımı, arka kapak vb. tüm adımlar profesyonel bir ekip tarafından yürütülecektir.
  • Kitabımız internet üzerinden tüm kitapçılarda, D&R, İdefix, BKM, Trendyol, Amazon, Hepsiburada vb. satışa açılacaktır. (Kitapyurdu hariç) Kitabın çıkışıyla birlikte hazırlanan tanıtım bülteni, Türkiye'nin seçkin kitapçılarına gönderilmektedir. Genellikle, web satışlarında ilgi görmesi halinde kitapçılar fiziki olarak raflara koymaktadır. Bu noktada, kitabın rafta olup olmaması kitapçının inisiyatifindedir.
  • Kitabın Ağustos ayı (2022) içerisinde basımı öngörülmektedir.
  • Kitabın telif ücreti etiket fiyatı üzerinden %20 olarak hesaplanacaktır. Yazarlara telif dağıtılmayacak olup, telif geliri Darüşşafaka Cemiyeti'ne bağışlanacaktır.
  • Kitabın satışa çıkma tarihinden itibaren 6 ayın sonunda, yazarlar bağış hakkında bilgilendirilecektir.
Evet detaylar bunlar. Luna Yayınlarının web sayfasından başvuru yapabilirsiniz. Detayları oradan da inceleyebilirsiniz. Katılmak isteyenler ya da önceden katılmış olanlar yorumlar bölümünden bizlere deneyimlerini anlatabilirler. Öyleyse kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!