7 Eylül 2019 Cumartesi

Bir Kadının Yaşamından 24 Saat | Stefan Zweig

Herkese yeniden merhaba. Sıcak sıcağına bitirmişken sizlere paylaşmak istedim. Evet şu sıralar Stefan Zweig eserlerinden gidiyorum. Şuan da Bir Kalbin Çöküşü' nü okuyorum. O da hemen bitince sayfada yerini alacak. Peki siz şu sıralar ne okuyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum. Kardeşimle beraber karşılıklı okuyoruz. Ben kitabımı bitirince kardeşimin okuduğu Stefan Zweig kitabını okuyorum. Böylece kitapla ilgili düşüncelerimizi sıcak sıcağına dile getirebiliyoruz. Bu sayede de blog sayfamdan paylaşmak daha kolay oluyor. Ayrıca kelime-bul.com' dan da Stefan Zweig' ın biyografisini buradan inceleyebilirsiniz. Gelelim kitabımıza...

Zweig bu eserinde bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikayesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekan olarak muhteşem atmosferiyle Fransız Riviera' sını seçen Zweig, 1920' li yılların sonlarında Avrupa'nın "kibar" tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla dikkat çekmektedir. Üslubu çok gerçekçi, akıcı ve coşkunluklarla dolu olduğundan, alıp hemen bitirmek isteyeceksiniz. Her kitap okunmak içindir; ama Stefan Zweig’ in kitapları sadece hissetmek içindir. İyi Okumalar!

Beni unutmuştu, bana bir dakika önce verdiği sözü unuttuğu gibi ettiği yemini de unutmuştu.

İnsanları yargılamaktan değil, anlamaya çalışmaktan zevk alıyordum. 

Bir kadının duyguları sözcükler olmasa da, her şey apaçık ortaya dökülmese de, her şeyi hisseder.

24 yorum:

  1. Aynı seriden gidiyoruz İrem Can, ben de şu an Bilinmeyen Bir Kadının Mektubunu okuyorum. Stefan Zweig çok seviyorum. Eline sağlık bu güzel yazı için de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Aynı seriden gidiyorsak ne mutlu! Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu inanılmazdı...

      Sil
  2. Türkiye'de ilk popüler olduğu zamanlarda Stefan Zweig'ın abartıldığını düşünürdüm. Ama şimdi en sevdiğim yazarlar arasında. İyi okumalar. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Size de iyi okumalar dilerim!

      Sil
  3. Kitaplığımda sırasını bekliyor ama bu yorumdan sonra okumak için sabırsızlandımm 💛 benim için de motivasyon olduuu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Ne mutlu bana!

      Sil
  4. Merhaba İrem Can, bilinmeyen bir kadının mektubunu okudum. Şuan "Bir kadının yaşamından 24 kitabı bitmek üzere. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  5. Şu an okuduğum kitap, Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos kısa zamanda bitirmeyi umuyorum ve güzel gidiyor..
    Bana da beklerim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Okuduğunuz kitap çok güzel...

      Sil
  6. Çok sevmiştim bu kitabı, bir erkeğin gözünden bu kadar etkili ve ayrıntılı anlatıma da hayran kalmıştım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Aynısını ben de düşünmüştüm.

      Sil
  7. Hani bazı yazarlar vardır, okur için özeldir. Zweig da benim için öyle. Bir kitabı alırken yazar kısmında ismi yazıyorsa kitabın konusuna bakmıyorum. Ki bu zamana kadar hayal kırıklığı yaşadığım kitabı da olmadı. Bu kitabı da ilk okuduğum kitaplarından biriydi, sevmiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle öyle. Ne güzel özetlemişsiniz!

      Sil
  8. Bu kitabı okumuştum, yormayan,kısa ilginç bir hikayeydi :)
    Paylaşımınız için teşekkürler ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  9. Ben Stefan Zweig'in Satranç kitabını hevesle bitirdim iki gün önce fakat beklentimi hiç ama hiç karşılamadı. İçsel ve bolca betimlenecek yerlerde olay anlatılmış ve beni tatmin edemedi hiç.. Şimdi Beyaz Geceleri okuyorum Dostoyevski'den, şimdilik güzel gidiyor, başına geçtiğinde bitirmelik kitaplar zaten. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Dostoyevski' nin de Suç ve Ceza kitabını okumuştum. Güçlü bir yazar!

      Sil
  10. Okumuştum çok güzel:) yorumuna sağlık

    YanıtlaSil
  11. hıms iyi romandı ivit bi de zweig kısa yazıyo iyi bişi :) hissetçez pikuuu :)

    YanıtlaSil
  12. Merhabalar,


    Avusturyalı roman, tiyatro, biyografi yazarı Stefan Zweig'i ilk olarak ''Satranç'' kitabıyla tanımıştım. ‘’Olağanüstü Bir Gece’’ adlı romanını da dün itibariyle bitirdim. ”Olağanüstü Bir Gece”, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimini anlatmaktadır. Romanda beni en çok etkileyen cümle şu iki cümle olmuştu:


    -Kendisini bulmuş olan insan dünyada hiçbir şeyi kaybetmeyecektir. Kendi içindeki insanı kavramış olan insan ise bütün insanlığı anlayacaktır.

    -Ne var ki bu satırları zaten sadece kendim için yazacaktım ve kendime bile tam açıklayamadığım bir şeyleri başkaları için anlaşılır kılmak gibi bir niyetim hiç yoktu.


    ‘’Olağanüstü Bir Gece’’ adlı romandan altını çizdiğim, en sevdiğim yirmi alıntıyı okumanız için sizinle de paylaşmak isterim: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/olaganustu-bir-gece-romanindan-muhtesem-20-alinti/

    Umuyorum ilgiyle okursunuz,
    edebiyatla ve sağlıkla kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Hemen bakıyorum. İlginiz için de apayrı bir teşekkür ederim. :)

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.