12 Eylül 2019 Perşembe

Kitap Kurtlarının Takıntıları

Herkese yeniden merhaba. Farklı bir konuyla tekrar birlikteyiz. Bu haftaki konumuz kitap kurtlarına gelsin! Kitap okumayı çok seviyor ve kitaplarınızı özenle koruyorsanız bu konuya hakimsiniz diyebilirim. Çünkü bu yazımda biraz da içimi dökmüş olacağım. Çoğu kişi bu yazıyı okuduktan sonra rahatlayacağına eminim. 16 tane maddeyle sizlere sundum. Daha neler vardı da uzun olmasın diye kısaltarak paylaşmak istedim. Eğer siz de bu 16 madde içerisinde yaptığınız veya gıcık olduğunuz durumlar varsa yorumlar bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

Bu gibi etkinlikleri daha sık yapmamı istiyorsanız yorumlarda belirtebilir ayrıca konuyu da siz seçebilirsiniz. Konuşmak istediğiniz veya aklınıza takılan soruları yanıtlayacağım bir etkinlikle sorularınızı yanıtlayabilirim. Ayrıca Ağaç Ev Sohbetleri' ne de katılabilirsiniz. Her hafta yeni ve güncel konularla ağaç evde buluşmak üzere. İyi Okumalar!

İyi bir kitap kurdu musunuz? Cevabınız evet ise aşağıdaki takıntıların bir kısmı sizde de vardır sanırım... Ben de hepsi var! 

1) Okumaya ara verilen yeri hatırlamak için ayraç kullanmak yerine kitapların sayfa kenarlarının kıvrılması.
2) Ödünç verdikleri kitabın kimi yerlerinin altı çizilmiş olarak geri gelmesi.
3) Kitaplığa yerleştirilen kitapların boyuna ya da türüne göre değil de yan yana rastgele dizilmiş olması.
4) Kitaplarının yanında bir şeyler yenilip içilmesi ve dökülmesi.
5) Büyük bir hevesle aldıkları kitabın bariz bir şekilde kötü çeviri kurbanı çıkması.
6) Kitabın cildinin kötü olup zamanla sayfalarının ayrılması.
7) Kitabın güneşte kalıp kapağının ve sayfa kenarlarının solması.
8) İmla hatalı, eksik bölümlü ve kalitesiz korsan kitapların satılması.
9) Aynı yayın evinin kitaplarının farklı boyutlarda ve tasarımlarda basılması ve bu yüzden kitaplıkta 
kendilerine ayrılan yerde bir bütünlük oluşturamamaları.
10) Aynı yazarın başka başka yayın evlerinden farklı tiplerde ve tasarımlarda kitaplarının çıkması.
11) Aynı yazarın bazı kitaplarının kapakları ciltli olurken bazılarının ciltsiz olması.
12) Kitap ödünç isteyip bir türlü geri getirmeyen arkadaşlar.
13) Sevdiği yazarın yayın evi değiştirmesi ve tasarımı değişen yeni kitabın kitaplığın o yazara ayrılan bölümünde sırıtması.
14) Kitaplarının bardak altlığı olarak kullanılması.
15) Bir kağıda düzgün yazı yazabilmek için altına kitap konulması ve o kitabın kapağına kağıda yazılan yazının izlerinin çıkması.
16) Romanların filme ya da diziye uyarlanırken konusunun az ya da tamamen değiştirilmesi.

20 yorum:

  1. heheh çok güzel sıralamışsın İrem Can. 15. madde başıma çok geldi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Hepsini yaşadım maalesef.

      Sil
  2. Tabiki bazıları bizlerinde başına geliyor özellikle de çok kitap okumayan birine kitap verince zaten o kitabı unut ya gelmez yada gazi olarak dönüş yapar :)

    YanıtlaSil
  3. Kitabı ödünç verince gelene kadar için rahat etmiyor desem :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle katılıyorum!

      Sil
  4. Birçoğu bende de var ama kitaplarımın sayfalarının kenarlarını katlayamıyorum ben, hatta ödünç kitap vereceksem mutlaka içene birkaç ayraç koyarım ki onlar da katlamasın. Bu da benim takıntım sanırım. :)

    YanıtlaSil
  5. Çoğu duruma ben de sinir oluyorum. Aslında önceden baskı uyumsuzluğu beni de rahatsız ederdi ama takmıyorum artık. Bir de kitapları ödünç verdikçe kendimi daha iyi hissederdim ama onu da bıraktım. Deneyimler, deneyimler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen! Yorumun için çok teşekkür ederim.

      Sil
  6. Kitap ödünç isteyip bir türlü geri getirmeyen arkadaşlar. Böyle arkadaşlardan nefret ediyorum. İrem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum! Yorumun için çok teşekkür ederim.

      Sil
  7. BU ARADA SENİ BLOG LİSTEME EKLEDİM.

    YanıtlaSil
  8. Tek maddeyi asla yapmam o da ödünç vermek :) onun dışındaki her madde bende var :) Güzel yazı olmuş eline sağlık İrem. :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim. Artık bu konuda tecrübeliyiz maalesef!

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.