20 Eylül 2019 Cuma

Kütüphane Sorunları

Herkese yeniden merhaba. Karşınızda başka bir etkinlikle karşınızdayım. Bunun gibi etkinlikler günlük hayatımızda yaşadığımız sorunları dile getirmek için en iyi ortam diyebiliriz bence. Evet, bugün kütüphanelerden bahsedeceğiz. Biliyorsunuz ki maalesef ülkemizde kütüphane çok az hatta yok bile denilebilir. Çoğu kişi bu durumu teknolojinin gelişmesinden olduğunu söylese bile ben bu durumu acınılası olarak görüyorum. Sizlerin de görüşlerinizi çok merak ediyorum. Yorumlar bölümünden yaşadığınız bir olayı veya görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Kütüphane sayısı az olduğundan var olan kütüphaneler de yeterli olmuyor. Aradığınız bir kitabı ya da ders için gerekli olan birçok kitabı bulamıyorsunuz. Önceki yazımda bir kütüphane gezisi yapmıştık. O yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Tamam kütüphane çok güzel ve geniş bir alana sahipti. Fakat nedense en çok okunan kitapların ciltleri yıpranmış ve kitaplarının yerleri karışmıştı. Ama az okunan kitaplar yeni çıkmış gibiydi. Oradayken Stephen King' in bir romanını elime aldım. Sayfaları geçtikçe içim ciz etti. Sayfalar ya yırtılmış ya da yazılar yazılmıştı. Neden??? Sadece bu kütüphaneye demiyorum, birkaç hafta önce de gittiğim ve sizlerden gelen mesajlar üzerinden bu yazıyı yazıyorum. Blog sayfamı takip eden bir arkadaşım gittiği bir kütüphanenin fotoğrafını bana attı. Dediğim gibi kütüphane muazzamdı fakat en çok okunan kitaplar yıpranmış ve birçok kitabın yerleri de karışmıştı. Polisiye gerilim rafında kişisel gelişim kitapları mı dersiniz... 

Okumuyoruz, bunu hepimiz biliyoruz. Fakat okuyanlara da saygı göstermek lazım. Almanya' da gittim bir kütüphane vardı. O kadar düzenliydi ki anlatamam. Sadece Alman yazarlar da yoktu. Her ülkeden yazarların kitapları bulunuyordu. Sessiz, sakin ve bir o kadar da düzenli bir kütüphane görmemiştim. Fakat bizlere gelecek olursak bunu görmek imkansız gibi bir şey. Bu durum ayrıca okul kütüphaneleri içinde aynı bir sorun. Bu bilinci okulda öğretmezsek bunu gibi sorunlar tabi yaşarız. Ama maalesef okullarda kütüphane gibi bir bölüm yok ki. Çocuk nereden bilsin? Kütüphane diye bir oda açmışlar fakat odada kitap dışında her şey var! Özellikle bunun gibi durum karşısında çok üzülüyorum. Birçok dolabın içinde sıkışmış kitaplar... Aziz Nesin' in kitabında dediği gibi '' Biz Adam Olmayız.''

13 yorum:

  1. Türkiyede ki insanların önceliği daha kitaplara gelmemiş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kesinlikle haklısınız!

      Sil
  2. Fikirler için çok teşekkür ederim, emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. İlkokulda öğrencilere kollar dağıtıldığını hatırlıyorum. İki harfli gazoz kapağı boyutunda rozetler iliştirilirdi göğüslerimize. KK kitaplık kolu, TK temizlik kolu vs. Kitaplık kolu ile karışmasın diye kızılay kolu al renkli bir hilal, yeşilay kolu için ise aynı hilalin yeşil renkli olanı uygun görülmüştü. Ne yazık ki şeklen ya da müfredat gereği yapılan bu aktiviteler amaçlarından hayli uzaktı. Sınıfın kol başkanının bile tek görevi o rozeti taşımaktı.
    Şimdi okullarda durum nasıl bilmiyorum ama bana ders kitapları dışında herhangi bir kitap okumamı önerecek bir tane öğretmenim olmadı. Kütüphane ile ilk tanışmam üniversite yıllarına rastlar. Ankara Bahçelievler'de Milli Kütüphane yeni binasında hizmet vermeye başlamıştı. Belki meraktan bir iki kez gittiğim olmuştur. Üniversite kütüphanesi de benim için sessiz ders çalışma köşelerimden biriydi ama oradaki kitaplardan faydalandığım nadirdir.
    Sonuç olarak okuma alışkanlığının çocuğa kazandırılması ve kütüphanelerden faydalanma hususu ilkokul sıralarından başlanması gereken bir eğitim sorunudur.
    Ne yazıktır ki birkaç eli öpülesi öğretmenin bireysel olarak toplumun gözünü açma gayretleri dışında aydınlanmaya yönelik çabalar sonuçsuz kalmış, sistem tarafından daima engellenmiştir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazdıklarınız kesinlikle doğru. Önce eğitim. Eğitim olmazsa bilinçli insanlar da yetiştirmek imkansız. Maalesef kitap okumayı sevmiyoruz. Zaten istatislikler de bunu göstermekte.Çok üzücü bir durum! Ben de azıcık bir faydam olsun diye bunun gibi paylaşımlar yapmaya devam edeceğim... İyi ki sizin gibi insanlar var!

      Sil
  4. Benim gittiğim kütüphaneden çok az kişi kitap aldığı için gayet temizler :D acı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle acı...

      Sil
  5. İzmir'de de bilindik bazı kütüphaneler var. Ama ben genelde tek birine gidiyorum. Aslında büyük de bir kütüphane, nispeten. Kütüphanenin eski binasını restorasyon yaptıklarından taşınmıştı ama bu taşınma hali kütüphaneye yeni bir soluk getirmiş. Yani önceden pis kokan kitapları bünyesinde barındırdığı gibi, yetersiz bir kütüphaneydi de bence. Ama şimdi daha iyi durumda diyebilirim. Böyle iyileştirmeler yapılmalı bence. Ama tabi ki bu kadarla da sınırlı kalınmamalı. Bizim en iyi kütüphanelerimiz bazı ülkelerde en kötü kütüphanedir belki. Başka ülkelerde öyle büyük kütüphaneler var ki insan iç çekmeden duramıyor. Umarım bu konuda da adımlar atılır. Maddi destek de isteyen bir olay çünkü. Ama bundan da ziyade kütüphane okurlarına aslında çok da zor olmayan, insanlığın gerektirdiği görevler düşüyor bence. Misal ödünç alınan kitapları özenli kullanmak gibi. Hiç unutmuyorum bir keresinde -dört beş yıl oluyor, eski bir olay- bir öğrenci kütüphaneye kitap iade ediyordu ama nasıl apar topar verdi çıktı kitabı. Meğersem kitaba yemek yedirmiş :(( Görevlinin yorumu da aynen bu şekildeydi bu arada. Cidden yazık ve ayıp.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle haklısınız. Bu arada anlattığınız anının benzerini ben de yaşamıştım. Onlar utanmıyor, üzülmüyor maalesef...

      Sil
  6. Stephen King is one of my fav authors.

    Thank you for visiting my blog
    Following your sweet blog:)

    YanıtlaSil
  7. ivit çok doğru yaa almanya bizden her konuda çok ilerdeee :)

    YanıtlaSil

Yorumun için çok teşekkür ederim.