24 Ocak 2020 Cuma

Ağaç Ev Sohbetleri #21

Herkese yeniden merhaba. Evet, yine geciktim. Ama hafta içerisinde paylaşmaya çalıştım. Şu sıralar yoğun bir dönemden geçiyorum. Ama gelecek yayınları kaçırmamanızı öneririm. Kelime-bul.com'dan da yazılarım son hızla devam ediyor. Okumayı ve paylaşmayı lütfen unutmayın. Seviliyorsunuz!

Bu etkinlikte siz de söz sahibi olabilirsiniz. Tartışmak istediğiniz veya herhangi bir konuda farklı görüşleri merak ediyorsanız, katılın derim! Blog sayfanızın içeriği farklı olabilir ama genel ortak bir katılımla farklı görüşleri okumak, tanımadığımız blog arkadaşlarımızı veya yeni katılanları tanımak aracılığıyla bu etkinlikte tanımış olacağız. Bir nevi kalabalıktan kaçıp, bir ağaç evde toplaşıp sohbet etmek. Haftanın sonunda da konuyla ilgili içerik yazan bütün bloggerların linki paylaşmış olacak. Böylece bu etkinlik unutulmayacak. Şimdiden iyi okumalar...

Gelecek hafta için konu önerim: Yaşadığımız özellikle de son yıllardaki Dünya'nın halini nasıl buluyorsunuz? Avustralya'daki yangınlar, dünyanın dört tarafındaki depremler, Çin'deki virüs ve daha fazlası... Sizce BİZ nereye gidiyoruz? 

Bu haftanın konusuna da Sevgili Deeptone'dan: Yeni mi, eski mi? Yeniyi mi seversiniz, eskiyi mi? Eski düşünceler, müzikler, filmler, kitaplar, eşyalar, duygular mı yoksa yeniler mi? Dün mü bugün mü? Geçmişi mi özlersiniz, bugünü mü yaşarsınız? Nostaljik misiniz, güncel mi? Yeniliklerden yana mısınız, eskiyi mi korursunuz?

İkilemde kaldığım bir konu. Ben eskiden yanayım. Çünkü şuan ki dünya bence gerçek değil. Her şey sahte. Gülen yüzler, sözler, şarkılar, düşünceler, özellikle de kitaplar ve duygular. Say sayabilirsen. Tabi ki de içinden sıyrılanlar var ama çoğunlukla sahtelik var. Sosyal medyaya da bu yansıyor bence. İnsanlar anılarını paylaşıyor. Ama hep güler yüzlü. Bakan kişi sanıyor ki bu kişi hep mutlu. Ama öyle değil. Özellikle değişen bu küresel dünyada. Ekonomi, gelecek derken mutlu olabilmek mümkün mü? Tabi ki HAYIR!

Geçmiş ya da gelecek. Geleceği çok merak etmiyorum açıkçası. Ama geçmişi çok merak ediyorum. Tarih dersinde de hep böyle dünyayı sarsan büyük olaylara karşı ilgim büyüktür. Eğer bir şansım olsaydı yani geçmişi sanal ortamda gezebilseydim kesinlikle o dönemlere gitmeyi isterdim. Mısır Piramitlerinin yapılışına ya da daha da arttırıyorum Göbeklitepe'nin yapıldığı zamana... O insanların nasıl göründüklerine, nasıl yaşadıklarına şahit olmak isterdim. Çünkü tarih bir gizemdir. Savaşlar, beylikler, imparatorluklar yıkılmış ama yine de ayakta duran bir insanoğlu. 

Eskileri korumak da yeniyi de ilerletmek gerekir. Özellikle yaşadığımız bu dünyada bunu uygulamak önemli. Eskiyi unutmamak lazım. Çünkü geldiğimiz yeri unutursak geleceğe emin adımlar atmak zorlaşır. Ne kadar insanoğlu geleceğe meraklıysa gelecekte olacaklardan meraklı. Geçmiş geçmişte kalmakta fakat gelecek her geçen, her geçen saat, her geçen dakika hatta her geçen saniyede değişebilir. Bu değişimi de bizler yani İNSANOĞLU gerçekleştiriyor. Belki şu an insanoğlunun kaderleri birkaç ele bile kalmış olabilir. Kim bilebilir ki? Yani bu konu ucu açık. Ne kadar yazarsak yazalım geçmişi getiremeyiz. Ama geleceğimizi hazırlayabiliriz. Haftaya görüşmek üzere...

11 yorum:

  1. Yine çok derinlemesine ele almışsın ve son cümleni çok beğendim.

    YanıtlayınSil
  2. Gelecek hafta için önerdiğin konu çok güzel, çok da yerinde. Bu haftadan bir girizgah yapmışsın aslında. Çok da güzel yapmışsın. Malesef halimiz pek de hal değil. Ayrıca sahtelik konusundaki düşüncelerine baştan sona katılıyorum, ki yazına genel olarak katılıyorum zaten. Instagramda sadece keşfetime bakıyorum doğrusu. Hele hikayelere bakmak.. Sanırsın herkesin hayatı güllük gülistanlık, bir ben öylece o hikayeleri izliyorum (:

    YanıtlayınSil
  3. . Kelime-bul.com'dan da yazılarım son hızla devam ediyor. "Okumamayı"... ⏪ sanırım burda bir yanlışlık var :) okumayı

    YanıtlayınSil
  4. heeeey düşüncelerin her zamanki gibi çok iyi. her zaman bütün düşüncelerini doğru buluyoruum. bu kadar doğru düşünmeyi nasıl öğrendin yaa vallahiii :) belki sporcu olmanın da faydası vardıır :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim canım! Ben de senin düşüncelerine hayranım! :)

      Sil
  5. heey baksan yaaa, ağaç ev konun çok güzeeel. ama bunu bi hafta sonra dapalım nolur yaa, sen cuma akşamüstü bu fikri söledin ya banaaa, cuma gündüz, barış doğan arkadaşımız geldi bana da, hani daha önce de bi kere dapmıştı ağaç ev, taşınmak, yeni yerine alışmak gibi. vandan kayseriye taşınmıştıı, onun için yazmıştıı. cuma işte, ya yeni konuyu ben yazabilir miyim dedii, semesterdeyim şimdi yazabilirim dedii, ben de e tamam dediydim, lise 1 de oo. o yazsın da seninki bi daaki pazartesi olsun yaa, tamammış mııı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tamamdır, benim için sorun değil. Yazsınlar... :) Ne güzel katılıyorlar.

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.