11 Mart 2020 Çarşamba

Otizmde Farkındalık Yarat

Herkese yeniden merhaba. Farkındalık Kuşağı'nın bu haftaki konusu Otizm. Ne kadar bu kelimeye aşina da olsak bilmediklerimiz ya da bilmek istemediğimiz, kaçtığımız konulardan birisi. Siz de bu farkındalık kuşağına katkıda bulunabilirsiniz. Yorumlar bölümünden ya da bu serüveni paylaşarak farkındalığımızı büyütebiliriz! Şimdiden destekleriniz için çok teşekkür ederim.

Otizm kişinin üç yaşından önce başlayan ve hayatı boyunca devam sosyal etkileşime, iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan, beynin gelişmesini engelleyen bir rahatsızlıktır. Beynin yapısını ya da fonksiyonlarını etkileyen, bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ne kadar bizden farklı olsalar da sonuçta onlarda birer insan değil mi? Örneğin engelli ya da otizmli olarak toplumdan ayırmak doğru bir davranış mı? Sadece hastalık bireyi iletişimde bozmuyor, ayrıca bu olumsuzluğu bizler de ilertiyoruz. 

İnsanlar, kendileri gibi olmayan diğer insanlarla karşılaşınca bir değişik oluyorlar bana göre. Yaklaşımı, konuşması ya da tavrı ne derseniz deyin bir olumsuzluk hissi veriyor. Aklından geçenlere tanık oluyorsunuz adeta. ''Ne kadar da yazık!'' ''Acaba gelecekte neler yaşayacak?'' ''Çocuğuma da bu hastalık bulaşır mı?'' gibi saçma sapan sorular soruluyor maalesef. Bunlar gerçek. Fakat ne olursa olsun onlar da insan değil mi? Bizler gibi onların da hakları var. Sadece bir farklılıkları var. Asıl kusurlu olan bizleriz. İnsanoğlunun da bencilce davranışlar böyle devam ederse nasıl bir sonla karşılaşabileceğimizi tahmin edebiliyorum. 

Otizmli bireyler diğer insanlarla kolay iletişimde bulunamaması onları ''engelli'' ya da ''kusurlu'' yapmaz, yapamaz. Asıl engelli ve kusurlu olan kişiler onları toplumdan dışlayanlardır. 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü olarak da bilgilendirmeler ya da otizm ile ilgili şiirler, yazılar ya da televizyonda bilgilendirmeler bile sadece o güne özel. Ondan sonra unutulup gidiyor. Özellikle empati duygusu çok önemli. Bir şeyi yapmadan önce iki kere düşünülmeli. Yok otizmli yok işitsel engelli diye sınıflandırma yapmak ve onları küçümsemek asla doğru bir davranış değildir. Özellikle onları toplumdan ayırmamak, iç içe yaşamak ve en önemlisi onların da birer birey olduğunu unutmamalıyız. Atatürk'ün de dediği gibi; ''Bugünün küçükleri, yarının büyükleri...'' Küçükken toplumda ayrıştırılmazsa, onlara farklı bir gözle bakılmazsa bu sorun çözülebilir. Sonuçta hepimiz kusursuz ya da mükemmel değiliz. Bizim de kusurlu yanlarımız var değil mi?

İşte bu farkındalık kuşağı da toplumu bilgilendirmek, en önemlisi de kendimi bu konuda bilgi sahibi haline getirmek benim için bir görevdir. Sonuçta toplumlar insanlardan oluşur. En küçük birimden en büyüğüne kadar her şeyin insandan geçtiğini unutmamalıyız. Ben farkında olursam, sen farkında olursan, biz farkında olursak bu dünya çok güzel bir hale gelir. Sonuçta insan bugüne kolay mı geldi? Sizlerin de bu konu hakkında görüşlerinizi yorumlar bölümünden yazabilirsiniz. Ayrıca konu önerilerinizi de bekliyorum...


6 yorum:

  1. Çocuğun otizmli olduğunu anne ve baba çocuğuna konduramıyor. Trt çocukta bir tane çizgi film var var konuyla ilgili

    YanıtlayınSil
  2. duyuyodum da bilmiyodum, sinirsel yani, saool :)

    YanıtlayınSil
  3. Bu "Farkındalık Kuşağı" yazıların gerçekten iyi ve faydalı bir fikir. Maalesef dışarda giderek duyarsızlaşan nesiller yetişiyor. Senin gibi gençlerin artması, örnek olması, farkındalık yaratması çok güzel ve önemli gelecek için :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Ben de bu seriyi severek yapıyorum. Sonuçta hepimiz bu toplumun bireyleriyiz. Bir kişi değişirse her şeyin değişeceğine inananlardanım.

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.