2 Temmuz 2020 Perşembe

Yusuf Ziya Koç İle Röportaj Saati

Herkese yeniden merhaba! Bugün sizlere Yusuf Ziya Koç ile yaptığımız röportajımı paylaşacağım. Bu benim blog üzerinden ilk röportajım olacak. Kendisi yorucu bir üniversite sınavının ardından en çok sorulan soruları, sınav sistemini, önümüzdeki sene sınava girecek öğrencilere tavsiyeler hakkında sorduğum soruları yanıtladı. Kendisine tekrardan çok teşekkür ederim. Ayrıca okulda da eserlerini gördüğüm ve her birine hayranlıkla baktığım, katıldığı her yarışmada derece kazanan bir ressamımız. Aşağıda onun yaptığı şaheserleri görebilirsiniz. Kendisine hayatında başarılar dilerim. Umarın herkes istediği üniversiteyi ve bölümü kazanır. İyi Okumalar!

1) İlk başta kendini bize tanıtır mısın?
Ben polyglot (dil bilimci) olmaya çalışan ve bir yandan resim, müzik ve güzel sanatlarla kendini geliştirmeye çalışan meraklı, YKS sınavına girmiş bir öğrenciyim. 😀

2) Bu yıl yorucu bir sınav sürecinden geçtin. Peki bu döneme nasıl hazırlandın?
Öncelikle kesin bir hedef koydum (mümkün ve gerçekçi bir hedef 🎯) ardından haftalık planlamalar yaptım. Çünkü her hafta aynı sistem üzerinden ilerlemek zor ve eksik yanları oluyor.🙈🙊🙉 Sonrada günlük Türkçe denemesi çözdüm her gün en az 40 paragrafla güne başladım. Sonra 1-3-5-7 kuralıyla ezberlemiş olduğum bilgileri tekrarladım. (1-3-5-7 kuralı = bu kural bazı çok dil bilenlerin kullandığı bir metot, bu metotta 1.gün öğrenilen bilgi 3.gün tekrarı yapılır ve 5.gün ve 7.gün de tekrar günleri olur) Çoğu öğrenci kendisindeki eksik konuların ne olduğunu bilemiyor çünkü deneme sınavı yapıp oradaki eksiklerine dikkat etmiyor maalesef. Ben ise her denemede yanlış yapmış olduğum sorunun konusunu açıp tekrardan o konuyu öğreniyordum ve böylelikle konular zihnimde daha kalıcı hale gelerek netlerimi yükselti.

3) Sınavla ilgili düşüncelerin neler? Sınav hangi zorluktaydı? Sınavda uygulandığın bir taktik var mıydı?
Bu yılki sınav tarzı hepimiz için sürpriz oldu ve çok şaşırdık! Sınav biraz alakasız konular üzerinden paragraf oluşturularak verildi ve sanki TYT Türkçe soruları felsefe sorusuymuş gibi soruldu (felsefe bile daha kolaydı 😅) matematik beklediğimiz tarzdan gelmedi ve bir çok öğrenci için eleyici bir sınav oldu. Evet sınavda uygulamış olduğum bir sistem var ; önce en iyi olduğum dersten başladım (çünkü sınavda ilk 15 dk içinde konsantrasyon ve adapte olma süreci olduğu için yanlış çözme ihtimali yüksek olur ve bu yüzden en iyi olduğunuz alandan başlayın) ben coğrafya ile başladım sonra felsefe ve din ardından tarih sosyal bilgiler alanı 15 dakika çözülüyor. Sonra da Türkçeye geçtim ama ilk dil bilgisi sorularını çözdüm ardından 40. sorudan başlayıp 1. Soruya kadar cevapladım. Sonra Fen'e geçtim ve sırasıyla fizik, kimya ve biyoloji çözdüm. Artık sadece matematik kalmıştı ve geri kalan tüm zamanımı buna ayırabildim ve önce geometri ve oran sorularını çözdüm sonra fonksiyonel sorulara geçtim.

4) COVID-19 virüsü çalışmanızı nasıl etkiledi? İyi yönde mi yoksa kötü yönde mi?
Covid-19 virüsü biz öğrencileri hem olumlu hem de olumsuz etkiledi. Olumsuz tarafı: Çözemediğimiz matematik ve fizik gibi soruları sorup öğrenebileceğimiz öğretmenlerle temas kuramadık, ev ortamında ders çalışmaya ve test çözmeye alışınca farklı ortamlarda ve sınıfta test çözerken çevre psikolojisi etki ederek odaklanmamızı kısmen engelledi. Olumlu tarafı: tüm gün ders çalışma imkanı kazandık. Çünkü okula giderken yol zaman alıyordu ve her saat farklı dersleri alarak bir derste öğrenilen bilgi anlık bilgiye dönüşüyordu ama evde istediğim programı kurunca daha verimli ve etkin bir öğrenme yaşadım.

5) TYT mi AYT mi daha zorlayıcıydı? Ya da hangisine daha çok çalıştın?
TYT daha zordu çünkü bu yıl çok farklı bir bakış açısıyla soruları değerlendirdiler ve alışık olmadığımız bir şekille karşılaştık, TYT'ye 6 ay verdim AYT ye ise sadece 3 ay verdim ve AYT daha kolay ve anlaşılırdı.

6) Hangi kaynağı daha çok kullandın? Ya da hangi yayıncılıkların kitaplarını önerirsin?
Kesin bir kaynak önermek imkansız ama güncel sorular soran yayıncıları seçin ve kendinize en uygun olanı seçin çünkü hangi yayın olursa olsun sizin tam olarak nasıl bir öğrenme tarzınıza sahip olduğunuzu bilemez çünkü insanların öğrenme şekli parmak izi kadar farklıdır.

7) Umarım herkes istediği üniversiteyi kazanır. Peki sen hangi üniversiteyi ve bölümü düşünüyorsun?
Ben kendimi entelektüel olarak yetiştirdim. Eğitim fakültesine gidip sınıf öğretmenliği ve çift anadal alarak resim öğretmenliği okuyacağım. Açıktan Almanca ve Coğrafya öğretmenliği okuyacağım.

8) Peki gelecek yıl sınava girecek öğrencilere neler tavsiye edersin?
Kesin bir kaynak önermek imkansız ama güncel sorular soran yayıncıları seçin ve kendinize en uygun olanı. Çünkü hangi yayın olursa olsun sizin tam olarak nasıl bir öğrenme tarzınıza sahip olduğunuzu bilemez. Çünkü insanların öğrenme şekli parmak izi kadar farklıdır.

9)Ayrıca bu sınav sistemini doğru buluyor musun? Sonuçta bir kere girme hakkın var. Düşüncelerin neler?
Hayır bu sınav sistemini hiç sevmiyorum çünkü herkesi tek bir ölçütle değerlendiriyorlar, yetenek ve zeka ikinci plana atlıyor.

10) Peki sen bu sistemi nasıl değiştirirdin?
Sevgili tarihçimiz İlber Ortaylı'nın dediği gibi; ''Bırakın şu ıvır zıvır sınavları öğrencilere lise sonda yapılan sınav yerine lise birden itibaren yıl sonu notlarını değerlendirerek onları daha planlı ve hedefleri doğrultusunda gidecek bir sistem yapın!'' Zaten çoğu gelişmiş ülkede eğitim sistemi bu,diyor sevgili İlber Ortaylı.

11) Liseyi özleyecek misin? Ya da unutamadığın bir lise anını bizlere anlatabilir misin?
Evet özleyeceğim çünkü çıkan salgın ile mezun olamadan mezun olduk. Çoğu öğretmenimle vedalaşacak vakit bile bulamadım, unutamadığım bir lise anım var birincisi; ben 9. sınıftayken veli toplantısı yapılmıştı ama bir tek benim velim gelmemişti ve sadece bir kişi bana "neden velin gelmedi?" dedi ve o an benim için bir dönemeç oldu. Çünkü ortaokuldan beri ilk defa birisi benimle daha sıcak kanlı ve samimi konuşmuştu, ilk defa okulun sadece bir eğitim kurumu veya bizlerden sadece yüksek notlar bekleyen bir kurum olmadığının farkına varmışım, bu kişi sevgili Coğrafya öğretmenimizdi. O günden sonra kendimi bir çok alanda geliştirdim; üçüncü yabancı dil, resim, felsefe, coğrafya ve biyoloji. İkinci anım ise; 21.03.2019 tarihinde yapılan nevruz kutlamasıydı o gün herkes mutlu ve keyifliydi, ben ise yapılan tüm gösterilerde kameramanlık yaptığım için o anı daha etkili ve unutulmaz yaşamıştım keşke bu yılda nevruz yapılsaydı... Ne yazık ki tüm yıl planladığım tüm hayaller yıkıldı.


14 yorum:

  1. Ellerinize sağlık çok hoş bir röportaj olmuş :)

    YanıtlayınSil
  2. Güzel bir röportaj olmuş sadece resim bölümü tam görünmüyor onun dışında herşey başarılı ellerinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Resmin üzerine basarsanız büyüyecektir.

      Sil
  3. Çok güzel olmuş. İkinizde de tebrik ediyorum CANIM DOSTLARIM❤️

    YanıtlayınSil
  4. Ellerine sağlık soruların ve yanıtları birbirinden güzel çok güzel bir röportaj olmuş:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Faydalı olduysa ne mutlu! :)

      Sil
  5. Keyifli bir röportajdı, aklıma sınava girdiğim o karanlık dönem geldi :)

    YanıtlayınSil
  6. İrem ileride kesin gazeteci olacaksın

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Aslında düşünmedim değil fakat Türkiye'de yapmak zor. :)

      Sil
  7. Güzel roportaj. Sorgu gibi :)
    Üniversite sınavına gireli 8 yıl oldu. Bir daha da girmedim. Roportajta çalıma yöntemi geçmiş güzel cevaplanmış herkes kendi yöntemini bulmalı

    YanıtlayınSil

Yorumun için çok teşekkür ederim.