25 Mart 2021 Perşembe

Bir İdam Mahkumunun Son Günü | Victor Hugo

Herkese yeniden merhaba. ''Sonunda paylaştım!'' dediğim bir yayın ile karşınızdayım. Havalar kötü olduğundan dolayı fotoğrafta çekemedim. Çünkü her ne kadar filtreler kullanırsanız kullanın güneş ışığı hiçbirinin yerini tutmuyor. O yüzden güneşli bir günde çekmeye ve yazmaya karar verdim. Instagram hesabımdan beni takip edenler bileceklerdir ki Anne Pandam'ın önderliğinde her hafta bir klasik kitap okuduğumuz bir grubumuz var. #anne_pandam_klasikokuyoruz etiketiyle okuduğumuz kitapları sayfamızda paylaşıyoruz. Eğer siz de katılmak ya da paylaştıklarımızı görmek istiyorsanız beni ve Anne Pandam'ı Instagram üzerinden takip etmeniz yeterli olacaktır.

Okuduğum en iyi klasiklerden birisiydi Bir İdam Mahkumunun Son Günü. Bunun arkasında da dururum açıkçası. Ama okuduklarım arasından seçim bu. Belki başka bir klasik geçebilir ileriki zamanlarda. Önceki yayınımında sizlerle paylaşmıştım. Kitapyurdu'ndaki ilk bitirdiğim kitap kendisi. Stephen King'e başlamadan önce klasikleri elden geçirip bitirmek istedim. Çünkü şu son zamanlarda klasik okumayı çok seviyorum. Ama bu bazı zamanlarda oluyor. Okuma istediği geliyor birkaç hafta ondan sonra klasikler beni boğmaya başlıyor. Bu boğulmaya kadar da okumaya devam etmeyi düşünüyorum. Kitaba gelecek olursak Victor Hugo'dan okuduğum ilk kitap diyebilirim. Herkes gibi ben de biraz korktum açıkçası klasik okumaktan. Ama bir yerden başlamam lazımdı. Şu an bitirmek için can attığım Babalar ve Oğullar'ın birkaç sayfası kaldı. Onun yorumu daha detaylı olacak bilginize. Şu an konuyu karıştırmadan kitabımızın konusuna gelelim.

Victor Hugo’dan okuduğum ilk kitaptı. Ve bu son olmayacağı da belli. Bir solukta okunan bir eser. Açıkçası ilk defa üzerinde uzunca düşündüğüm bir kitaptı. Özellikle de idam mahkumunun kızıyla birlikte son zamanını geçirdiği bölüm çok acıklıydı. Kızı babasını tanıyamaması, son görüşü olması... Kitapta ne zaman öleceğini bilen birinin çevresini nasıl algıladığı ve hangi içsel süreçleri yaşadığıyla edebi bir şekilde karşılaşıyoruz. Victor Hugo, aydınlanmacı hümanizmin geleneğinde, suç ile ceza ilişkisinin insansız bir mıntıkada tartışılmasının anlamsızlığına işaret eder gibidir. Onun kişisi, hayat ile ölüm arasındaki dar sınır çizgisinin üzerinde geri dönülmez bir noktada durmaktadır. Önünde bütün yolların sonu vardır: İnfaz. 

Ve bu infazdan kurtulmanın tek ihtimali vardır: Toplum vicdanından ya da yargıçlardan umabileceği merhamet.

Victor Hugo'nun romanlarında en çok kullandığı ''sefil'' sözcüğünü ilk kez bu romanda kullanmıştır. Hugo bundan yaklaşık iki asır önce idam gibi korkunç bir cezalandırmanın insanlığa faydası olmadığını fark edip toplumu bilinçlendirmek için yazmıştır ve ilk basıldığında ismini saklamıştır. O devirdeki insanların idamı zevkle izlediğini vurgulamış ve bunu eleştirmiştir. Bir insan ne kadar da büyük suç işlerse işlesin idamı hak etmediğini ve yok etme gücünün sadece tanrıya özgü olduğunu savunur. Cezayı verip insanı yok etmek yerine suçluları iyileştirmeyi öğütlemiştir. 1829 yılında verdiği bu öğütler ancak 1982 yılındaki sosyalist bir parti tarafından gerçekleştirilmiştir. Uzun lafın kısası hiç düşünmeden alıp okuyabileceğiniz ve sizi asla sıkmayacak bir klasik... 

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugo'nun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik yapıtıdır. Victor Hugo'nun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde onun dehasında bir yazar için böyle bir savı insan ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç değil. Ama bu romanın büyük önemi başka özelliklerinden kaynaklanıyor. Bu yapıt, birinci tekil kişi ben ile yazılan romanın ilk örneği. Daha önce böyle bir yöntem bilinmiyor. Demek ki bu özelliğiyle bir yol açıcı, bir öncü bu roman.

Eğer klasiklerden korkuyor ya da bugün ne okusam diyorsanız bu eşsiz eseri kesinlikle öneririm. Bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. Kitabın yayınevi bu sefer Karbon Kitaplar. İlk defa duymama rağmen kitabı basımı oldukça kaliteliydi. Hem normal hem de cep boy almıştım. Bakalım cep boyları nasıl olacak? Ama ilk izlenimim oldukça başarılıydı. Klasikleri basan birçok yayınevi var. Ama kaliteli basan çok az yayınevi var. Kalitelilerden Karbon Kitaplar da eklendi. Hiç tereddüt etmeden sipariş verebilirsiniz.

Peki sizler bu kitabı okudunuz mu? Eğer okuduysanız kitap ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? İdamı doğru buluyor musunuz ya da Victor Hugo'nun düşüncelerine katılıyor musunuz? Yorumlarda buluşalım!

Daha çok spoiler vermemek adına yazıma nokta koymak istiyorum. Yorumlarınızı dört gözle bekliyorum. Önereceğiniz klasikler varsa onları da yorumlarda belirtebilirsiniz. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın. Seviliyorsunuz!

İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar. 


İçinde bulunduğum bu umutsuz konumda bazı anlar oluyor ki insan bir saç teliyle bir zinciri kırabileceğine inanıyor.


Ölüm cezası! İşte beş haftadan beri beni varlığıyla donduran, ağırlığıyla ezen bu tek düşünceyle yaşıyorum! 


Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve (...) konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak! 


Zaten bu acılara katlanmanın en kolay yolu onları dilediğimce izleyip keyfimce tasvir etmek değil mi? Üstelik yazdıklarım belki de boşa gitmeyecek.



20 yorum:

  1. Geçen yıl okudum. Inanılmaz etkilendim. Karakteri düşünmekten bir kaç gün elime başka kitap alamamıştım. Benim de Victor Hugo'dan okuduğum ilk kitaptı. Bir kaç kitabı elimde mevcut. Bakalım bu yıl hangisini okuyabileceğim. Karbon Kitaplardan Küçük Kara Balık'ı okudum. Çevirisinde bir sıkıntı görmedim. Demek diğer çevirilerde iyiymiş. Aklımda bulunsun. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle öyle düşünmeden edemiyorsun. Ayrıca bıraktığı etki altından çıkmak da zor oluyor. Evet, çevirileri gayet başarılı.

      Sil
  2. Bazı kitapları okumaktan ziyade dinliyorum. Bu kitabı da uzun zaman önce dinlemiş olmalıyım ama net hatırlayamıyorum. Yalnız başlık dahi okuru heyecanlandırmaya yetebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Sesli kitapları ben de çok severim. Dediğin gibi başlık dahi okuru heyecanlandırmaya yetiyor.

      Sil
  3. İçeriği güzeldi kitabın. Tiyatro metni gibi bir kısım vardı, orayı sevmedim açıkçası yapmacık geldi.
    Yazar çoğunlukla haklı olsa da o kadar iğrenç var ki yeryüzünde bunlara kesinlikle sefil demezdim. Hiçbir ceza da bu suçları azaltmada ya da ortadan kaldırmada işe yaramıyor malesef. Belki iyileşen insan vardır ama çok az. Zaman geçtikçe daha canavarlaşıyor insan. Okunması gereken bir kitap ama okuduğum en iyi kitaplar arasında diyemem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Evet dediklerine katılıyorum. Şu anlık favorilerimden birisi.

      Sil
  4. Kitabı okumadım ama okumak istiyorum. Klasiklere yönelik önyargı sadece duyumlardan ileri geliyor bence. Pek çok okur bir yerden başladığında aslında korktuğu gibi olmadığını dile getiriyor :) Ben de dahil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle öyle. Aslında ben de biraz korkuyordum. Ama doğru bir kitapla başladıktan sonra gerisi geliyor.

      Sil
  5. Bu kitap almayı planladıklarım arasında en kısa zamanda okumayı istiyorum. Victor Hugo çok sevdiğim bir yazar. Anlatımını ve konularını çok beğeniyorum. Yazında çok güzel olmuş Başarılar diliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle anlatımı çok sade ve sürükleyici.

      Sil
  6. Ben de yakın zamanda aldım ama henüz okumadım.

    YanıtlaSil
  7. Bu kitabı henüz okumadım. Klasikler konusunda biraz zayıfım ne yazık ki:) Emeğine sağlık çok güzel yorumlamışsın:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. Açıklayabildiğim kadarıyla en sade bir şekilde aktarmaya çalıştım. 😅 Eğer klasiklere bağlamayı düşünüyorsan Victor Hugo'dan başlamanı öneririm. Dili sade ve akıcı.

      Sil
    2. Klasiklerden ilk Suç ve Ceza'yı okumuştum. Sonrasında Otuz Yaşındaki Kadın ve Madam Bovary çok severek okudum. Daha sonra birkaç tane daha ve devamı gelmedi😊 inşallah bu eksiklerimi tamamlayacağım😊

      Sil
    3. O zaman keyifli okumalar dilerim. 😇

      Sil
  8. Ben de herkes gibi klasikleri okumaktan korkuyorum.Viktor Hugo okumadım hiç ama anlatımlardan anlatımlardan anladığım güzel bir kitap, teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kesinlikle tavsiye ederim. Bence klasiklere Victor Hugo'dan başlamak daha kolay olacaktır diye düşünüyorum.

      Sil
  9. hımm, sefil sözcüğü ilk bu romanda demekkki, saol faydalı bilgi bu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Evet, ben de çok şaşırmıştım.

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.