21 Haziran 2021 Pazartesi

Genç Werther'in Acıları | Goethe

Merhaba! Bugün Alman edebiyatının dünyaca ünlü, en önemli yazarlarından birisi olan Johann Wolfgang von Goethe'nin klasikleşmiş eseri Genç Werther'in Acıları'nı sizlerle paylaşıyorum. Ayın 4. kitabını da böylece bitirmiş oldum. Belki daha erken bitirebilirdim fakat okulların tekrar yüz yüze eğitimi başlamasıyla birkaç gün uzakta kaldım diyebilirim. Ama dün itibariyle kitabımızı bitirdim. Açıkçası kitabın her bir sayfasını postitlerle doldu. Kitabın türü sadece aşk değil; felsefik yönünün de ağır bastığını söylemem gerekir. Kitaba geçmeden önce duyurum var. Bu hafta Blogger Gazetesi kaldığı yerden devam edecek. Hatta çok önemli bir konuğumuz da var. Beklemede kalın, asla kaçırmayın derim.

Kitap günlük tarzıyla yazılmış. Yani Werther'in günlüklerini daha doğrusu mektuplarını yakın arkadaşı olan Wilhelm'e gönderiyor. Biz de bir nevi Wilhelm oluyoruz. Bana kalırsa mektup şeklinde değil de Werther'in ağzından olayları okusaydık daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Çünkü gün gün ilerlediğinden bazen aralarında kopmalar yaşıyorsunuz. Kitabımız yani Karbon Yayınlarından çıkan bu eser 144 sayfadan oluşuyor. Bu 144 sayfada duygu çöküşleri olsun, hayal kırıklıkları olsun, beklentiler olsun, aşk olsun hepsi bir arada. Özellikle de kitapta en çok hoşuma giden şey bu hayal kırıklıkları ve çöküşler öyle güzel anlatılmış ki kitabı okurken Werther siz oluyorsunuz. Benzetmeler keza öyleydi. Bazı bölümlerde sıkıldığım oldu fakat o duygu çöküşlerinin ve hayata bakış açısının aniden değişmesiyle ilgiyi tekrardan üzerine çekti diyebilirim.

Kitabımıza geçmeden önce yazarımızla ilgili konuşmak isterim. Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmış. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik Kahraman"ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okuyucuları mıknatıs gibi kendine çeker. Almanya'da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther'in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napolyon'un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı da söylenmektedir.

Kitabımızın konusu işe şöyle: Werther karşılıksız aşkın yaşadığı ıstırapları, yaşadığı mutsuzlukları, duygu çöküşlerini arkadaşına yazdığı mektuplarda dile getirmiş. Werther bir kasabaya gider ve nişanlı olan Lotte adında bir kıza aşık olur ve bu aşk kutsal, sonsuz ve onun için vazgeçilmez bir şey olur. Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther'in, düşsel dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther'in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır. 

Kitabı okurken ikide bir aklıma Behlül ve Bihter'in gelmesi peki? Tabii burada hikaye biraz daha farklı ama okurken sanki Halit Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu'sunu okuyormuşçasına bir his bıraktı diyebilirim. Kitapta en çok dikkatimi çeken de şu oldu; Werther o kasabaya biraz uzaklaşmak biraz nefes almak için gitse de orada da bir aşka tutuldu. Bu aşk onun için kutsal oldu fakat onun için bir felakete dönüştü. Her ne kadar hayattan zevk olan Werther bu boşlukla beraber durdurulamaz bir bunalıma girdi. Özellikle de kitabın başındaki anlatımıyla kitabın sonlarına doğru anlatımı hem kapalı hem de hayatı sorgulayan bir dile dönüştü. En çok beğendiğim kısım da bu oldu. Çünkü o çöküşü iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz.

Peki siz Werther'in yerinde olmak ister miydiniz? Ya da Werther'in arkadaşı olsaydınız ona neler önerirdiniz? Yorumlarınızı merakla bekliyorum!

1771 yılında yazılmış bir kitabın hala günümüzde dilden dile dolaşması kitabın nasıl bir eser olduğu hakkında tahmin ettiren bir bilgi bence. Sizce de öyle değil mi? Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

Değerli dostum, insanın kalbini anlamak olanaksız bir şey!


Biz insanlar şikâyet etmeyi pek severiz, diye giriştim, iyi günler ne kadar az, kötü günlerse ne kadar fazla deriz, ama sanırım bunda çoğun haksızız. Tanrı'nın bize her gün verdiği iyi şeylerden zevk almak için, hep açık kalpli olsaydık, başımıza geldiği zaman kötüye katlanmak için de yeterince gücümüz olurdu.


Bana buradaki insanların nasıl olduğunu sorarsan, yanıtım şu: her yerdeki gibi! İnsan denilen varlık tek tip. 


Yalnızken, hayal gücümüz devreye girip bizi kanatlarının üzerine alarak kendimizi herkesten daha aşağıdaymışız gibi hissettirir. Her şey normalde olduğundan daha yüce, bizden daha üstün görünür. 


İnsanın kendini ve çevresindekileri kemirip durmadığı tek bir an yoktur. Farkında bile olmadan her şeyi yıkar geçer. En masum yürüyüş bile, binlerce zavallı böceğin ölümüne neden olur. 


İnsanlar sırf başkalarının fikirlerine olan saygılarından, kendi dileklerini ve isteklerini düşünmeden, paranın, onurun ve diğer gösterişlerin peşinden koşuyorlar. Bu tam bir ahmaklık! 


Eşit olmadığımızı, olamayacağımızı çok iyi biliyorum, ancak saygı görmek adına alt tabaka insanlarından kendini uzak tutmak gerektiğine inan kişi, yenilgiden korktuğu için düşmandan saklanan bir korkak kadar eleştiriyi hak eder. 


Şu kadarı var ki büyük bir kalbin size açıldığını görmek kadar ince ve derin bir zevk olamaz. 



14 yorum:

  1. Merak ettiğim bir kitaptı ama konusunu bilmiyordum. Vadideki Zambak' a benzemiyordur umarım. :) Alıntılar iyiymiş.
    Blogger gazetesini merak ediyordum ben de. Önemli konuk kim acaba? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle güzel yorumun için çok teşekkür ederim. Sürpriz olsun. 😅🤩

      Sil
  2. Merhaba.
    Çok uzun zaman önce okumustum lakin etkilenmiştim.
    Yeni kitabınızı keyie okuyun.
    İyi geceler.

    YanıtlaSil
  3. 4-5 yıl önce okumuştum ama çevirisinden kaynaklı mı bilmiyorum pek sevemedim bu kitabı. Zar zor okuyup bitirdiğimi hatırlıyorum. Yeniden şans verebilirim belki, bilemedim. :)
    Yorumuna sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle güzel yorumun için çok teşekkür ederim. Çevirisinden kaynaklı olabilir. Çünkü bir yayınevinin çevirisi iyi değilmiş. Kitapla ilgili yorumları okurken görmüştüm. Ama bir kez daha şans vermeni öneririm. 💖

      Sil
  4. It is great that a book written so long ago is still around and able to be read now, and that you enjoyed it!

    Hope that you are having a lovely week :)

    Away From The Blue

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. First of all, thank you very much for your nice comment. I wish you a pleasant and healthy weekend too. 😍

      Sil
  5. Okumak istediğim bir kitap teşekkürler yorumlar için☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim güzel yorumların için.

      Sil
  6. Çok güzel bir yorum olmuş, emeğine sağlık:)))

    YanıtlaSil
  7. Kitaplığımda duruyor "Genç Werther'in Acıları". Senden bir ön inceleme okumak çok güzel oldu. Ellerine sağlık sevgili İrem! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. 💖💖💖

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.