İstanbul'un kitap kültüründe uzun yıllardır önemli bir yere sahip olan Remzi Kitabevi, Anadolu Yakası'ndaki tek mağazası olan Suadiye şubesini 19 Ağustos 2026 tarihinde kapatacağını duyurdu. Bağdat Caddesi üzerinde yıllardır okurları ağırlayan mağazanın kapanmasıyla birlikte Remzi Kitabevi'nin Anadolu Yakası’ndaki fiziksel mağaza varlığı da sona erecek.
Remzi Kitabevi, kapanış kararını LinkedIn hesabından yaptığı paylaşımda duyurdu. Açıklamada, "Özendiğimiz, mutlu kitap dostlukları yaşadığımız Suadiye mağazamıza 19 Ağustos günü itibariyle artık veda ediyoruz. Uygun koşullarda yine birlikte olmak dileğiyle." ifadelerine yer verildi. Kapanışın gerekçesine ilişkin şirket tarafından ayrıntılı bir açıklama yapılmazken, konuya ilişkin haberlerde özellikle Bağdat Caddesi çevresindeki yüksek kira maliyetlerine dikkat çekiliyor.
Bir Kitabevinden Daha Fazlası: Suadiye’nin Kitapla Buluşma Noktası
Bağdat Caddesi No: 452’de bulunan Remzi Kitabevi'nin Suadiye mağazası, yalnızca kitap satın alınan bir mağaza değildi. Yıllar içerisinde imza günleri ve okur buluşmaları gibi etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Remzi Kitabevi’nin geçmiş paylaşımlarında Suadiye mağazasında gerçekleştirilen yazar etkinliklerine rastlamak mümkün.
Bu nedenle bir kitabevinin kapanması, yalnızca bir işletmenin faaliyetini sonlandırması olarak değerlendirilemiyor.
Çünkü fiziksel kitabevleri; okurun planlamadan bir kitabı eline aldığı, raflar arasında dolaşırken daha önce hiç duymadığı bir yazarla tanıştığı, bir kitabın kapağına bakıp merak ettiği ve bazen yalnızca vakit geçirmek için uğradığı kültür mekânları.
Özellikle İstanbul gibi kitapçıların kentin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğu bir şehirde, böyle bir mağazanın kapanması bu açıdan ayrıca düşündürücü.
Kapanışın Arkasında Yükselen Kiralar mı Var?
Suadiye mağazasının kapanışına ilişkin şirket açıklamasında doğrudan kira maliyetleri gerekçe olarak gösterilmese de Patronlar Dünyası’nda yayımlanan Necla Dalan imzalı haberde, Bağdat Caddesi ve çevresindeki yüksek kira bedellerinin kararın arka planındaki önemli etkenlerden biri olduğu belirtiliyor.
Haberde bölgede yaklaşık 100 metrekarelik cadde mağazaları için aylık 690 bin TL, bazı 97 metrekarelik mağazalar için ise 1 milyon 350 bin TL'ye kadar çıkan kira bedellerinden söz ediliyor. Bu rakamlar, kitapçılık gibi fiziksel alanın doğrudan işletmenin önemli bir parçası olduğu sektörlerde ciddi bir soru işareti yaratıyor.
Remzi Kitabevi’nin Mağaza Sayısı Azalıyor!
1927 yılında Remzi Bengi tarafından İstanbul Beyazıt’ta kurulan Remzi Kitabevi, yaklaşık bir asırdır Türkiye’nin yayıncılık ve kitapçılık tarihinde varlığını sürdürmekteydi.
Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Remzi Kitabevi profiline göre şirket geçmişte İstanbul’da 8, İzmir’de 2, Ankara ve Antalya’da 1’er olmak üzere toplam 12 mağazayla faaliyet gösteriyordu. Bugün ise mağaza ağı ağırlıklı olarak İstanbul ve Ankara’da bulunuyor.
Remzi Kitabevi’nin resmi internet sitesindeki mağaza listesinde Suadiye’nin yanı sıra İstanbul’da Akmerkez, Kanyon, Rumeli Caddesi ve Zorlu Center; Ankara’da ise Armada mağazası yer alıyor. Suadiye mağazasının kapanmasının ardından şirketin fiziksel mağaza sayısı Türkiye genelinde beşe düşmüş olacak. Bu da yalnızca tek bir mağazanın kapanışından daha büyük bir değişime işaret ediyor: Türkiye’de kitapçılığın fiziksel mağaza ağı giderek daha seçici ve sınırlı bir yapıya dönüşüyor.
Peki Kitapçılar Nereye Gidiyor?
Son yıllarda kitap alışverişinin önemli bir bölümü internet üzerinden gerçekleştiriliyor. Okurlar artık bir kitabı bulmak için mutlaka fiziksel bir mağazaya gitmek zorunda değil. Ancak internetten kitap satın almak ile bir kitabevinde kitap keşfetmek aynı deneyim değil.
Bir internet sitesinde aradığınız kitabın adını yazarsınız ve karşınıza sonuçlar çıkar. Bir kitabevinde ise aradığınız kitabın yanındaki başka bir kitap dikkatinizi çeker.
Bir rafın önünde durursunuz. Bir kitabın arka kapağını okursunuz. Daha önce hiç duymadığınız bir yazarla karşılaşırsınız.
Belki de eve, başlangıçta almak gibi bir düşünceniz olmayan bir kitapla dönersiniz. İşte fiziksel kitapçıların kültürel değeri biraz da burada ortaya çıkıyor.
Kitapçı, yalnızca kitap satan bir yer değil; kitapla okur arasında tesadüflere alan açan bir mekân. Çünkü kapanan yalnızca bir mağaza değil. Bir şehrin kitapla kurduğu ilişkinin küçük bir parçası da yerinden eksiliyor. Bu yüzden fiziki bir kitabevinin varlığı o kadar kıymetli ki... Ancak masraflar, fahiş fiyatlar derken giderek küçülen bir sektör haline geliyor.
Remzi Kitabevi Suadiye mağazası 19 Ağustos’ta kapılarını son kez açacak. Ardında ise yıllarca Bağdat Caddesi’nde kitap arayan, raflar arasında dolaşan ve belki de hayatının önemli kitaplarından bazılarını o mağazadan alan okurlar kalacak. Ve geriye şu soru kalacak: Bir şehirde kitapçıların sayısı azaldıkça, o şehrin kitap kültüründen de bir şeyler eksiliyor mu?
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Bir bir kapanan kitabevleri, sizce faaliyetlerini neden sürdüremiyorlar? Yorumlarda buluşalım!


