11 Haziran 2017 Pazar

Şeker Portakalı | Jose Mauro De Vasconcelos

Haziran 11, 2017 0
Şeker Portakalı, 5 yaşındaki Zeze isimli bir çocuğun acı hikayesini anlatıyor. Çok fakir bir ailenin çocuklarından biri olan ve 5 yaşında olmasına rağmen hayal gücü ve zekası çok gelişmiş olan Zeze çok yaramaz bir çocuktur ve o yüzden mahalle için şeytan olarak anılmaktadır. 

Çok meraklı olan ve çevresindeki her şeyi keşfetmeye çalışan bu çocuğun diğer ilginç noktası ise okumayı çok erken çözmesidir. Bu yüzden öğretmeni tarafından sevilen ve Zeze’nin şeytan olmadığı bir tek öğretmeni kendisi gibi sarışın olan ablası inanmaktadır.

Zeze’nin babası işsizdir ve aile bu yüzden büyük bir fakirlik çeker. Taşınmak zorundadırlar ve bu Zeze’ye acı verir. Bu acısını azaltmak içinde Zeze'nin bir şeker portakalı fidanı seçmesi istenir. Zeze’ de bir tane seçer ve kendi ağacı olduğu için ona ilgi gösterir. Fakat bu şeker portakalı fidanının başka bir özelliği daha vardır. O da Zeze ile konuşmasıdır. İkili bu sayede çok iyi arkadaş olur ve Zeze tüm gün yaptıklarını şeker portakalı fidanına anlatmaya başlar. 

Şeker Portakalı, fakirliği, açlığı ve çaresizliği küçük bir çocuğun bakış açısıyla anlatan ve herkesin mutlaka okuması gereken, Jose Mauro de Vasconcelos'ın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli eseridir.
Şeker Portakalı kitabı Mutlaka okunması gereken kitaplar listesinde yer almaktadır.


8 Haziran 2017 Perşembe

Küçük Prens | Antonie de Saint Exupery

Haziran 08, 2017 0
Küçük Prens, Antonie De Saint Exupery tarafından 1943 yılında Newyork'ta bir otel odasında yazılmıştır. Kendisi de bir pilot olan Fransız yazarımız, Küçük Prens adlı başka bir gezegenden gelen bir çocuğun gözünden büyüklerin yanlışlarını anlatır. Küçük Prens kitabı yazarın 6 yaşında iken Yaşanmış Öyküler adlı bir kitapta, avını yutan bir boğa yılanının resmini anlatarak başlar. Bundan esinlenerek fil yutmuş bir boğa yılanı çizer. Büyüklere "korktunuz mu" diye sorar. Herkes bir şapkadan korkmayacaklarını söyler. Hiç kimse onun fil yutan bir boğa yılanı olduğunu anlamaz. Bunun üzerine büyükler tarih, aritmetik, coğrafya, dil bilgisine yoğunlaşmasını söyler ve yazarımızın resim yeteneği kaybolur. Ve olaylar buradan başlar...

Kitap aslında bir masal gibi dursa da hem çocukların hem de özellikle büyüklerin okuyup anlamlar çıkarması gereken bir kitap. Kitap, büyüklerin hatalarına, yaptıkları yanlışlıklara eleştirel göndermeler yapıyor. İnsanların büyüdükçe çocuk ruhunu nasıl unuttuklarını anlatıyor. Kesinlikle yaşarken okunması gereken kitapların başında geliyor.

Gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir.

7 Haziran 2017 Çarşamba

Kitapların Yeri Burada!

Haziran 07, 2017 2

Bu sayfada yeni çıkan kitaplar, özetleri ve en çok satanlar başlığıyla blogger sayfamda paylaşmakta olacağım. Biliyorsunuz ki kitaplar bambaşka bir dünyadır. İçinize işler üzüntü, sevinç,coşku,korku..... Bazıları iyi sonla, bazıları ise kötü sonla... Ama tek değişmeyen kitap okuma duygumuzdur.

Peki Niçin OKUMALIYIZ? Unutmamak gerekir ki okumak; hem birey hem de toplum olarak yürüyüşümüze güç katar. Önümüzdeki uzun mesafeyi daha hızlı ve daha rahat almak için kara, deniz ve hava araçlarından faydalanmak ne ise, gündelik hayatta kitaplardan istifade de aslında aynı şeydir. Belki kitap okumanın yeme-içme gibi asli bir ihtiyaç olduğunu söylemek abartı gibi gelse de, birçok durumda yeme-içmenin de önüne geçer. Ancak bahse konu okuma; bilinçli ve nitelikli okumadır. Yoksa okuma faaliyeti birçok insan için büyük bir zulümdür. İnsanı düşünmekten alıkoyan okuma, faydadan çok zarar verir. Düşüncenin idrak etmenin önündeki bariyerleri kaldıran okumalar ise; insanı karanlıklardan aydınlıklara çıkarır. Bu Blogger sayfamı paylaşabilir veya takip edebilirsiniz. Okumak dileğiyle....