15 Haziran 2020 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri #43

Herkese yeniden merhaba. 43. haftadayız. Bu hafta da birbirinden anlamlı sorularla karşınızdayız. Özellikle de bu haftaki konunun önemi büyük benim için. Paylaşan diğer arkadaşlarımı da gördüm. Çok güzel yazmışlar. Onları da ziyaret etmeyi unutmayın.

Bu etkinlikte siz de söz sahibi olabilirsiniz. Tartışmak istediğiniz veya herhangi bir konuda farklı görüşleri merak ediyorsanız, katılın derim! Blog sayfanızın içeriği farklı olabilir ama genel ortak bir katılımla farklı görüşleri okumak, tanımadığımız blog arkadaşlarımızı veya yeni katılanları tanımak aracılığıyla bu etkinlikte tanımış olacağız. Bir nevi kalabalıktan kaçıp, bir ağaç evde toplaşıp sohbet etmek. Haftanın sonunda da konuyla ilgili içerik yazan bütün bloggerların linki Kayıp Fısıltı aracılığıyla paylaşmış olacak. Böylece bu etkinlik unutulmayacak. Şimdiden iyi okumalar...

Bu haftanın konusunu da Kaplan Diary belirledi: Toplumsal yaşamımızı olumsuz etkileyen en önemli üç sorun önem sırasına göre hangileridir? Bu sorunların üstesinden gelmek için sizce neler yapılmalıdır?

Bu konu gerçekten de çok geniş. Nereden başlayacağımı bile bilmiyorum, o kadar. Dünya yıllar geçtikçe hatta günler geçtikçe inanılmaz değişimler yaşıyor. Gerçekten Dünya'nın yerinde olmak istemezdim. Kaplan Diary de tam benim can damarımdan vurmuş. Özellikle de Farkındalık Kuşağı yazılarım bunun için var. Küçücük de olsa farkındalık yaratabilmek. Ayrıca aşağıda sıraladığım bütün konu başlıklara ulaşabilirsiniz.

Nasıl sıralayacağımı bilmiyorum. Çünkü günümüzde o kadar çok sorun var ki... Kadına şiddet, adaletsizlik, cehalet, ırkçılık, açlık, fakirlik, zorbalık, sömürgecilik, sebepsiz yere ölen insanlar, savaşlar, cinsiyet ayrımı, hayvanlara katliamların yapılması, küresel ısınma, bağımlılık... Daha söyleyeyim mi? Dünya'nın o kadar çok sorunu var ki, nasıl çözülecek açıkçası ben de bilmiyorum. Her kafadan bir şeyler çıkıyor. Kusura bakmayanın ben bu konuda kötümser bakış açısıyla bakıyorum. Çünkü insanoğlunun canına bir şey gelmedikçe akıllanmıyor. Açıkçası o da artık bitti.

Özellikle bahsedecek olursam ırkçılığı ve cehaleti birinci sıraya alırım. Günümüz de bile ''21. yüzyılda'' bile hala bu tür olaylar yaşanıyorsa, gerisi... Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Her geçen gün insanoğludan nefret ediyorum açıkçası. Bu kadar vicdansız olunamaz. Ayaklarının önünde öldürülen insanlar, sırf ''siyah'' diye her türlü suçu işleyecek kapasitede olduğunu sananlar, sırf gözleri çekik diye alay edenler, sırf hasta olduğu için normal insanlar gibi olmayan insanlara ayrım yapmak doğru mu? Gerçekten yeter!

İkinci olarak adaletsizlik. Yaşanan bütün olaylar adalet olmadığı için oluyor. İnsanlara zarar verenlere cezalar ağır bir şekilde verirse toplum daha huzurlu olur bence. ''İyi Halden'' çıkanları gördük ülkemizde. Özellikle de bu kısım ''ERKEK'' lere özel. Kravat, takım elbise bitti. İyi halden, tecavüz de etsen, adam da öldürsen özgürsün kardeş! Artık gece dışarı çıkarken ne kadar güvenli bir yer de olsa arkama bakmaktan bıktım. Kadın olmak bunu gerektirmiyor bence.

Üçüncü olarak da cinsiyet eşitsizliği derim. Çünkü özellikle de ülkemiz bu konuda maalesef geri kafalı. Yok kadınsa evde oturup çocuğuna bakacak, yok okumayacak, yok kız çocukları ''KENDİ İRADELERİ'' olmadan başları kapatılacak, yok efendim şunu bunu giymeyecek.... KİMSEN SEN BE! SEN KİMSİN YAHU! Sana mı kaldı benim ne giyeceğim, ne yapacağım. Özellikle de böyle kendini ''ERRRRKEKKK'' sanan veletler var ya en büyük virüsler. Siyasette, iş hayatında kadınların oranı gün geçtikçe azalıyor. Nedenmiş efendim, çoluk çocuğa karıştığı zaman iş hayatında olamazmış. Sen kimsin? Sen neden sürtüyorsun o zaman! Gerçekten kusura bakmayın, bu konuda çok doluyum. Özellikle de ülkemizde böyle ''GERİ ZEKALILAR'' var da! Yok şort giydi diye otobüste kadını döven pislikler var. Ağzım el vermiyor kötü söz söylemeye. Gerçekten bıktım yaa bu konulara ''HALA'' konuştuğumuza.

Kusura bakmayın sizi de çok doldurdum. Açıkçası bu konularda gerçekten sabrım taştı. Zaten siz de fark etmişsinizdir. O zaman kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

14 yorum:

  1. Eline sağlık İrem, çok önemli konulara değinmişsin.
    Özellikle adalet konusuna vurgu yapman çok iyi olmuş. Benim belki de atladığım bir konu oldu bu. Ve bu konuda çok şeyler yazılabilir.
    Cinsiyet eşitsizliği konusunda da çok dolu olduğun belli. Benim için de kadına ve erkeğe cinsiyetine göre vazife ve kurallar belirleyen her kimse aklıyla zoru var. Bırak iyi hal indirimini, kadına karşı şiddet uygulayan, ayrımcılık yapanı en ağır şekilde cezalandırmak, bunların önlenmesi için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak gerekir.
    Kendine iyi bak:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Evet bu konularda özellikle cinsiyet eşitsizliğinde çok doluydum. :)

      Sil
  2. Eline sağlık iremcim,sorun olarak şeçtiğin 3 konuda çok doğru ve yazdıklarınlada çok etkiledin beni..Yazdığın bütün yazıları severek okuyorum ama bu Ağaç ev sohbetleri ayr bi güzel oluyor❤😊

    YanıtlayınSil
  3. Kadın olmak zor ya, düşününce kızdım:(

    YanıtlayınSil
  4. İşte bunların hepsi eğitilmemekten. Sonra bu insanlar cehaletin verdiği güçle kendilerini bir şey sanıp safi zarar vererek yaşıyorlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle. :(

      Sil
  5. yine güzel yazmışsın tabiii :) hıhım farkındalıkta yazıyon bunları sen çok güzel hem dee :)

    YanıtlayınSil
  6. Açıkçası ben de kötümser bakıyorum. İnsanlar pek akıllanacak gibi gelmiyor banada... Sanki günden güne daha çok sapıtıyoruz gibi. Söylediğin tüm maddelere katılıyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Maalesef bu konuda haklıyız! :(

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.