6 Eylül 2020 Pazar

Geçmişten Günümüze Dünya Tarihi

Herkese yeniden merhaba. Bugün de sizlerle biraz tarihe yolculuk etmek istedim. 2013 yılında aldığım ve en beğendiğim tarih kitabı olan Geçmişten Günümüze Dünya'yı yakından inceleyelim dedim.

Evet dediğim gibi 2013 yılından beri kitaplığımda olan bir tarih kitabı. Açıkçası ben tarih kitaplarını pek de okumam. Okumam dediğimde bazıları gerçekten ya çok sıkıcı oluyor ya da nesnel bir bakış açısıyla yazılmadığından okuma hissim kaçıyor. Ama Tolga Uslubaş'ın yazdığı bu kitap ilk doğru düzgün okuduğum bir tarih kitabı. Kitabın kapağında da dediği gibi ilk çağlardan başlayıp günümüze dek dünyanın seyrini değiştiren tarihsel olayların anlatıldığı bir kitap. Tabi kitabın sonlarına doğru siyasi olaylar artıyor. Kitabın ben de en çok iz bırakan yanı da şu oldu; görsellerle birlikte zenginleşen tarihi olaylar bende daha kalıcı olmasını sağladı. Sizi bilmem ama özellikle de tarih kitaplarında bence görsellik çok önemli.

Kitabı ilk açtığınızda karşınıza İlk Medeniyetler ve Eski Mısır Uygarlığı sizi karşılıyor. Biliyorsunuz ki birçok icadın öncüsü sayılır Mısırlılar. Hiyeroglif yazılan yazılardan tutan, matematik alanından mimarlığa kadar geniş bir yelpazede birçok ürün koymuşlar. Mısır Uygarlığını her okuyuşunuzda tüyleriniz diken diken olacaktır. O tarihin kokusu buram buram sizi de etkileyecektir. Mısır'ın genel bir görünümünden sonra Mezopotamya'nın Gelişimi'ne geçiyorsunuz. Gerçekten de inanılmaz. Sümerler, Akkadlar, Asur ve Babil derken Anadolu Medeniyetleri'ne geçiş yapıyorsunuz.

Burada kısa bir molaya geçmek istedim. Size çok komik bir anımı anlatmak isterim. Anadolu Medeniyetleri'nden birisi olan Hititleri ben Hitler diye anlıyordum. Diyordum ki; ''Yav bu Adolf Hitler değil mi?'' Gerçekten o günü asla unutamam. İlkokuldan böyle bir anıyla tarih dersini geçirmiştim. Peki sizin de böyle bir anınız var mı? Lütfen yazalım da yalnız olmadığımı fark edeyim. :)

Anadolu Medeniyetleri'nden de sonra Orta Asya'ya oradan Roma'ya; Kavimler Göçü'nden Bizans'a kadar yolculuk sürüyor. İslamiyet Öncesi Arap Dünyası'na bir bakıp Selçuklulara kadar uzanan uzun sayfalar var. Not aldığım birçok nokta olduğundan burada da kısa kısa olarak değinip geçiriyorum. Eğer siz de kitabı alırsanız dediğimi anlayacaksınızdır. Ama beni en çok etkileyen olaylar şuradan başlıyor; Avrupa'da Milliyetçilik Rüzgarları. Bundan sonra da birçok önemli tarihsel olaylar yaşanıyor. Tarih kitabı deyip geçmeyin bence, bu kitapta 19. Yüzyılda Bilimsel Gelişmeler'i, Sanatta Devrim Yılları'nı ve Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı'na da bir göz kırpıyorsunuz.

İşte o devrim gerçekleşiyor... 1. Dünya Savaşı! Buradaki görseller gerçekten de çok acı. Birçok fakir insan sömürge yüzünden oradan oraya bir malmış gibi davranılıyor. Savaş gemileri, askerler, Sopwith Camel model uçaklara denk birçok fotoğrafa ulaşmanız mümkün. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı anılarını ve izlenimlerini de yer verilmiş. Açıkçası birçok tarihin izleri bu kitapta toplanmış.

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı baş gösteriyor. Bu duruma da Ekonomik Buhran adı verildi. Buhran Kuzey Amerika ve Avrupa'yı merkez almasına rağmen dünyanın geri kalanını da özellikle de sanayileşmiş ülkelerde büyük yıkıcı etkilere yol açtı. Hemen onun ardından da Almanya'nın gelişimine. Bu bölümde Adolf Hitler hakkında biyografi tarzında Almanya'nın başına gelişi anlatılıyor. 2. Dünya Savaşı da bunun ardından geliyor. Beni en çok etkileyen de Atom Bombası ve Savaşın Sonu adlı bölüm oldu. Gerçekten içler acısı.

Sömürgeler, yeni devletler, yeni akımlar derken Berlin Duvarı'nın yıkılışına geçiyoruz. 1989 yılında yıkılan bu duvar ile ilgili bilgileri bir sayfaya özetlenmiş halinde olayın genel hatlarını da öğrenmiş oluyorsunuz. Sonraki sayfalarda da dengelerin değişmesi, ekonomik sıkıntılar, SSCB'nin yıkılması ve Yeni Dünya Düzeni ile ilgili birçok detaylar da verilmiş. Kitabın 3 sayfasında en son olarak 11 Eylül Saldırısı yerini almakta. Kitapta da bahsedildiği gibi Medeniyetler Çatışması adı altında bu saldırıya da yer verilmiş. Gerçekten de tarih çok acımaz ve üzücü olaylarla dolu.

İşte bitti... Yukarıda da bahsettiğim gibi tarih çok acımasız ve üzücü. İnsanoğlu her geçen gün geliştikçe kendine daha çok zarar vermekte. Özellikle de kitapta en çok dikkatimi çeken şey ise ilk sayfalarda iklim değişikliğinden bahsetmiyorken son yıllarda özellikle de son iki yüz sayfasında sıkça yer verilmiş.Bu da dikkat çekici bir nokta bence.

Peki sizler neler düşünüyorsunuz? Okuduğunuz bir tarih kitabı var mı? Eğer varsa yorumlarda buluşalım. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!


8 yorum:

  1. tarih kitapları pek ilgimi çekmez ama her kütüphanede olması gereken bir kitap gibi gözüküyor anlattığınıza göre. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Aynen öyle. Tavsiye ederim kesinlikle.

      Sil
  2. çok iyi ve kapsamlı bir tarih kitabı arıyordum sayende buldum İrem çok teşekkürler. bir gün alıp okumak isterim :) gerçekten de insanlar çok acımasızca şeyler yapıyor. bunları okumak üzücü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Yardımcı olduysam ne mutlu bana. Kesinlikle öneririm. Hem ağır bir tarih kitabı değil. :)

      Sil
  3. Abim okumuştu bu kitabı banada diyordu oku diye aslında hiç sevmem tarih kitabı okumayı pek sarmıyor benii ama yinede aklıma yazdım okumak istiyorum,eline sağlık bu arada:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim yorum için. Aynısını ben de düşünüyordum fakat bu kitap hiç de öyle değil. Çok sürükleyici bir anlatımı var. :)

      Sil
  4. Dünya tarihi ilgimi çekiyor benim. Özellikle de eski medeniyetler. Bu kitap da aklımda olsun. Geçmişten günümüze olayların derli toplu bir arada yer alması da güzelmiş.

    YanıtlaSil

Yorumun için çok teşekkür ederim.