5 Temmuz 2021 Pazartesi

Göz (Carrie) | Stephen King

Herkese yeniden merhaba! Bugün Stephen King için şöhretin yolunu açan ilk kitabını sizlerle paylaşmak istedim. Diğer King klasiklerine göre daha kısa süren Türkçeye Göz olarak çevirisi yapılan vahşi bir kitap diyebiliriz. Daha en son çıkardığı Enstitü kitabı raflarda okumayı beklerken ilk kitabını okumak istedim. Çünkü bu şöhreti nasıl bir yol ile izlediğini merak ettim açıkçası. Şunu belirtmem gerekir ki; Stephen King kendini çok geliştirmiş. Hem üslup bakımından hem de karakterlerin analizi açısından King gittikçe ustalaşmış. Kitabımıza geçmeden önce sizler neler okuyorsunuz? King'in ilk romanı olan Göz'ü sizler de okudunuz mu? Yorumlarda düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz. Öyleyse geçelim kitabımıza...

Kitap genel olarak tipik bir lise öğrencisi olan Carrie'nin tuvalette zorbalığa uğramasıyla başlıyor. Kitabın ilk sayfalarında anlıyoruz ki Carrie içe dönük ve sık sık zorbalığa uğrayan bir lise öğrencisi. Kitabın kapağı bana kalırsa okuyanı ilerleyen sayfalarda gözünün önüne gelebiliyor. Bu konuda kapak tasarımı gerçekten ilgi çekiciydi. Ayrıca kitap sadece Carrie'nin ağzından anlatılmıyor. Hem okuldaki öğrenciler, hem Carrie'nin annesi hem de bu korkunç katliama şahit olan insanlar tarafından anlatılıyor. Bu yüzden kitaba daha çok bağlanıyorsunuz. Çünkü perspektif bakış açısıyla olayları daha iyi anlayabiliyorsunuz. Bir de arada bir gelen gazete ve röportajlarla bu anlatım daha da güçlendirilmiş diyebiliriz. Kitap birçok farklı ad ile okuyucularla buluşmuş. Bunlar; Göz, Carrie ve Günah Tohumu. Bendeki baskısının adı Göz. Belki sizlerde diğer isimlerde olanlar vardır. Endişelenmeyin hepsi aynı. Ayrıca 2013 yılında kitap beyazperdede de yer almış. Ben de birkaç gün sonra izleyeceğim. Yorumlarımı da yakın bir zamanda sizlerle paylaşırım.

Kitabımızın konusu dediğim gibi zorbalığa uğrayan Carrie'nin ilginç ve bir o kadar da korkunç hikayesi. Arkadaşları tarafından hor görülen, sürekli küçük düşürülen, alay edilen Carrie isimli telekinetik güçlere sahip genç bir kızın, kanlı bir intikam makinesine dönüşmesi anlatılıyor. Böyle anlatınca size konu basit gelmiş olabilir tabii; ama konunun işlenişi oldukça etkileyici. Stephen King kitabın içerisinde çok fazla ders veriyor biz insanlara. Özellikle de zorbalığa uğrayan kişilerin ne gibi sonuçlar doğurabileceği en açık biçimde anlatmış diyebiliriz. Sadece arkadaşları da değil annesi de Carrie çok kötü davranıyor. Annesi Margaret saplantılı derecesinde dine bağlı birisi. Hatta o kadar bağlı ki kendi öz çocuğunu ''günah tohumu'' olarak adlandırıyor ve onu her zaman öldürmek istediğini fakat bunu yapamadığını dile getiriyor. Zaten annesinin bölümlerini okuyunca içiniz ürperiyor. Carrie'nin en ufak davranışında annesi onu bir dolaba kilitleyip dua okumasını, eğer okumazsa cehennemde diri diri yanacağını söylüyor. Bunun nedeni aşırı dindar olan (bence kafayı yemiş bir bunak) annesinden kaynaklanmaktadır. Annesinin cinsel birleşme, dokunma, banyo yapma gibi birçok sebeplerin günah olduğu gerekçesiyle yasaklayıp aksi bir durumda saatlerce bir dolaba koyarak cezalandırması Carrie'yi bu yola itmiştir. Hem okuldaki zorbalıklar hem de ''anne'' sıfatını taşıyan kişinin kızına yardım etmeyip onu bir günah sayması Carrie için geri döndürülemez bir intikam canavarına döndürüyor.

Bir lise balosunda kimileri için korkunç, kimileri için adaletin tecelli ettiği bir sonla bitiyor. 400'den fazla ölü ve bunu yapan 16 yaşındaki Carrie... 1000Kitap uygulamasından bu kitabı okuyan ve yorumlayan kişileri okurken bazıları bu intikamı doğru bulmuş, bazılarıysa bu intikamın yanlış olduğunu savunmuş. Kitabı okurken bazen Carrie'nin ses çıkarmasını ve bu zorbalığa boyun eğmemesini savunuyordum. Çünkü küçük yaşlardan liseye kadar hem zorbalık hem annesinin baskısı hem de kendi özel gücü bir patlama noktasına geldi. Bu patlama bu şekilde olmasaydı daha iyi olabilirdi diyebilirim. Ama genel olarak kitabı beğendim.

Kitabın bir bölümünü sizlerle paylaşmak isterim; Minnik, masum, narin Carrie'den bir feryat...

''İsa duvardan bakar bizi izler.
Ama yüzü soğuktur taş gibi. 
Beni severmiş... Annem öyle der. 
O halde ben neden hep yalnızım?"

Peki sizler Carrie'nin yerinde olsaydınız ya da onun arkadaşı olsaydınız bu zorbalıklara nasıl karşı gelirdiniz? Zorbalığın bu kanlı sonucu sizce sadece Carrie mi bağlanmalı? Yorumlarda buluşalım!

Kitap, sürükleyici ve heyecan derecesi aşırı yüksek. Okurken tamamıyla hissedebilir, acıyı ve birçok duyguyu aynı anda yaşayabilirsiniz. Bir görülme, hiç yoktan alay edilme, dışlanma ve masumiyetin; kıskançlık, nefret, kibir denilen aşağılık insan varlıkları tarafından alt edildiğini hissedebilirsiniz. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

Çocuktuk işte. Kendimize göre her şeyin en iyisini yapmaya çalışan çocuklardık...


Sana öyle bir ezgi yazmak isterdim ki, tatlı kız bildiğin o yararsız şeyin acısını dindirsin, seni rahatlatsın ve çıldırmaktan korusun.


Aslında lise önemli bir yer değil ki. Şimdi oturup düşünürsen belki önemli bulabilirsin ama lise bittikten sonra kafaları çekip anılara dönmedikçe kimsenin aklında bile kalmaz. 


Carrie White'ın da duyguları olabileceğini hiçbiriniz aklınıza getirdiniz mi? Hiç durup da düşündüğünüz olur mu? 


Kızlar ansızın durdular; çatırdama ve ardından patlama noktasına vardıklarını anlamışlardı. İlerde bazıları bu anı anımsadıklarına çok şaşırdıklarını söyleyeceklerdi.


İşte herkesin canavar dediği kız bu. Bunu aklınızdan çıkarmamanızı isterim. Yaşamındaki tek okul balosundan sonra sadece annesi merak etmesin diye hamburger ve alkolsüz birayla yetinen bir kız...


Ve artık hiçbir şeyin önemi kalmamıştı, sırtüstü yatıp yıldızları görmesi de önemli değildi. Son bir kez yıldızlara bakarak ölmesi... 



20 yorum:

  1. Filmlerden önce genellikle kitaplarını okurum. Bundan dolayı sanırım filminden önce kitabını listeme eklemeliyim. Siz çok güzel bir şekilde incelemişsiniz bize de okumak düşer. Ellerinize sağlık. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için de ben teşekkür ederim. Kesinlikle katılıyorum. Önce okunmalı, sonra izlenilmeli. 😅

      Sil
  2. Lise zamanlarında okumuştum. Devamında Kinge bayıldım ve 45 kitabını su yaşıma kadar okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Benim daha çok yolum var. 😅

      Sil
  3. filmini izlemiştim. Ürkütücüydü. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de izledim, son balo kısmı zaten... 🎃🎃

      Sil
  4. Çok güzel tanıtmışsın kitabı, emeğine sağlık:))) Bu kitabı okuyabileceğimi sanmıyorum, korku temalı olan her şey bana uzak:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Aslında türü tamamen korku değil. Okuyabilirsin diye düşünüyorum.

      Sil
  5. Çok güzel alıntılar emeğinize sağlık👏

    YanıtlaSil
  6. Filmini izleyebilir miyim bilmiyorum ama kitabını okumak isterim. Alıntılar güzel. Teşekkürler İremciğim, emeğine yüreğine sağlık 😍🧿😊🤚

    YanıtlaSil
  7. Emeğinize yüreğinize kaleminize sağlık gerçekten çok güzel bir anlatım olmuş kitabı listeme aldım filminide en kısa zamanda izlicem kitab yorumlarınız devamını bekliyoruz ve kitab tavsiyeleriniz
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için ben teşekkür ederim. Keyifli okumalar dilerim.

      Sil
  8. filmini izledik. ilginçti. bu intikam dediğin gibi patlama şeklinde olmasaydı iyi olurdu. çevresindekiler onu buna yöneltti aslında ve kız da ergen hem de gücünü kontrol edemiyor o yüzden bu şeykler yaşanmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Kesinlikle katılıyorum.

      Sil
  9. ne güzel anlatmışsınız. önce kitap mı filmi mi sorusu şuan kafamda:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Kesinlikle kitabı. 😅

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.