3 Temmuz 2021 Cumartesi

Haziran Ayında Okuduklarım | 2021

Güzel ve verimli bir aydan herkese merhaba! Instagram hesabımdan Haziran ayının son gününde paylaştığım Haziran Ayında Okuduklarım'ı sizlerle de paylaşmak istedim. Umarım beğenirseniz, umarım Haziran ayı sizler için de güzel ve verimli geçmiştir. Sizler de yorumlarda geçen ayın özetini bizlerle paylaşabilirsiniz.

Bu ay benim için verimli geçti diyebilirim. Çünkü bir önceki ay tam bir fiyaskoydu benim için. Fakat bu ay her türden verimliydi. Hem klasik hem de genç kurgu okudum bu ay. Farklı türlerden kitaplar okumak istedim. Çünkü bir türden ilerleyince bir süre sonra o türden sıkılıyor ve okumamaya başlıyorsunuz. Aynı metodu bu ay için de uygulayacağım. Peki sizler hangi metotları uyguluyorsunuz? Çünkü farklı metotları bu ay ve diğer aylar için de uygulamayı düşünüyorum. Bu arada Blogger Gazetesinde pek sık paylaşım yapamayacağım. Zaten gazeteyi paylaşacağım zaman sizlere haber veriyorum. Belki diğer hafta paylaşımlara devam ederim. Yine de ilginiz için çok teşekkür ederim. Kitapların detaylı yorumuna üstüne tıklayarak ulaşabilirsiniz. O zaman kitaplarımıza geçelim!

Güzel bir polisiye gerilim kitabıydı. Zaten beni yakından takip edenler bilir bu türden kitaplar okumayı çok seviyorum. Keza bu türden kitaplar okuyanlar da Harlan Coben'i çok iyi tanır. Kendisi açıkçası bu yüzyılda kalemi güçlü yazarlardan. Eğer hiç Coben'in kitabını okumadıysanız bu kitap sizin için başlangıç olabilir. Harlan Coben'in Yüksek Gerilim kitabını okumuştum fakat Altı Yıl bana daha güzel geldi. Hem akıcılık olsun hem de kurgusal açıdan olsun çerezlik bir kitap. Zaten Instagram hesabımdan kitabı okuduğum her anı sizlerle paylaşmıştım. Dediğim gibi güzel bir polisiye gerilim kitabıydı. Kesinlikle okumanızı öneririm.

Açıkçası okuduğum en iyi bilim kurgu ve fantastik türü diyebilirim. Zaten bir klasik olduğundan ince bir kitaptı. Kitapta en beğendiğim şey ise iki farklı tipin birbiriyle olan ilişkileriydi. Kitabı okurken sık sık sorgulanması gerekilen yerler de var. Her zaman dediğim gibi filmini izlemeden önce kitabını okuyun. Ben kitabı okuduktan sonra hemen filmini izledim. Tam da okurken hayal ettiğim gibiydi. Güzel ve akıcı bir klasik. Ayrıca kitabı okumadan önce her zaman yaptığım gibi yazarın hayatını da araştırdım. Onu da kitabın detayını sizlerle paylaştım. Okumanızı öneririm.

Benjamin... Yaşlılık, yetişkinlik, ergenlik, çocukluk... İnsan gelişiminin tam tersiyle hayata gözlerini açan bir dede! Yanlış duymadınız bebeğimiz bir dede! Bu kitap birçok filmin ve dizinin konusu olmuştur. Zaten kitap beyazperdeye aktarıldıktan sonra ünleniyor. Kitabı okurken kimi bölümde yüzümde kocaman gülümseme; kimi bölümde de hüzün aldı. Diğer yaşıtlarından apayrı bir yaşantısı olan Benjamin'in tuhaf hikayesine konuk oluyoruz. Kitapta en çok beğendiğim şey de insan ve düşsel gelişiminin yaş ile orantısı dikkatimi çekti. Birçok yerde sorgulatan birçok yerde yargılayan sözcükler size eşlik ediyor. Güzel bir hikaye idi. Alıp okumduysanız okumanızı öneririm.

Behlül ile Bihter. Kısaca konusu bu diyebilirim. Fakat bu hikaye biraz daha değişik. Biraz kafa dağıtmak için kasabaya giden Genç Werther'in orada tanıştığı Lotte adındaki genç bir kıza olan aşkı anlatılıyor. Ama nasıl bir aşk... Werther bu aşkını arkadaşına her gün bir günlük tarzında bir bir anlatıyor. Bu mektubu okurken insanın aşık olduğunda ne gibi düşünceleri olduğunu daha doğrusu aşkın yarattığı o boşluğu anlatıyor. 1771 yılında yazılmış bir eser olmasına rağmen halen okunuyor olması inanılmaz. Kitabı okurken özellikle de Werther'in duygu çöküşlerine şahit olurken biraz bunalıma giriyor gibi olabilirsiniz. Kitabın ortaları beni biraz sıkmıştı fakat duygu çöküşlerinin başlamasıyla kitap apayrı bir çıkmaz yola girdi diyebilirim. Güzel buruk bir aşk hikayesi.

Evet, kitapta çığlık atan kimse duyulmuyor. Stephanie Perkins'i Anna Lola ve Isla serilerinden tanıyor olabilirsiniz. Fakat bu kitabı onlardan çok farklı. Kitapta gerilim var, cinayet var, gizem var. Daha ne olsun! Kitabı okurken daha ilk bölümden biraz ürkebiliyorsunuz. Size bir ipucu vereyim; koyduğunuz eşyaların yerini mi bulamıyorsun ya da eşyalarının yeri ikide bir değişiyor mu? İşte bu kitap tam da bununla ilgili. O kadar akıcı bir dil vardı ki kitap hemen bitti. Bazı yerlerde sıkıldığım ya da keşke böyle yapsaymış dediğim yerler oldu fakat yine de türün güzel bir örneği. Zaten kapak tasarımına hayra kaldığım bir kitap. Detaylar tabii ki linkte!

Peki sizler geçen ay neler okudunuz? Haziran ayı sizin için de verimli geçti mi? Aralarında okuduğunuz kitaplar var mı? Yorumlarda buluşalım!

O zaman kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

10 yorum:

  1. Paylaşımlarını okumuştum. Birkaçını not aldım. :) Ben bir süredir pek kitap okumuyorum malesef. Okusam da günde 15 20 sayfa okuyup kenara koyuyorum kitapları. Daha çok bir şeyler izleme ve yazmaya odaklandığım için sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Aynı durum benim için de bir önceki ay geçerliydi. Neyse ki Haziran öyle bir ay olmadı. Umarım bu ay da hepimiz için güzel ve verimli bir ay olur. (Bunaltıcı sıcaklara rağmen... :))

      Sil
  2. Okuduğun tüm kitapların 5/5 olmasına sevindim, kötü tecrübeler yaşamamışsın. Ne mutlu sanaa
    Ben de Haziran'ı 9 kitapla kapattım, Temmuz her ikimiz için de daha iyi geçsin dilerim ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Aynen, ilk kez bir ayı beşte beş olarak kapatıyorum. 😅😳

      Sil
  3. Çok güzel kitaplar okumuşsun ne güzel, aralarında not aldıklarım da oldu, emeğine sağlık:))) Benim için pek verimli geçemedi bazı ailesel durumlardan dolayı ve bir süre daha öyle olacak ne yazık ki:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için öncelikle çok teşekkür ederim. Umarım bu ay istediğin gibi olur. 💖

      Sil
  4. Gerçekten de verimli bir ay olmuş. Özellikle yaz döneminde bu kadar kitap okumak pek kolay değil, tebrikler:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Gerçekten de zordu. Özellikle de kavurucu sıcaklar başgöstermesi... 😅

      Sil
  5. Ralf Rothmann'ın kitaplarına sardım ben.
    Genç Işık kitabını kesinlikle tavsiye ederim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz ve tavsiyeniz için çok teşekkür ederim. Hemen bakıyorum.

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.