23 Ekim 2021 Cumartesi

Bozbalık Üçlemesi'nin İkinci Kitabı Çıktı! | Uçurum Zamanı

Ekim 23, 2021 16

Herkese yeninden merhaba. Bugün hem blogger arkadaşımız hem de kitaplarıyla adından sıkça söz ettiren Mert Ofluoğlu'ndan bahsedeceğiz. Kişisel olarak blog sayfasında yazdığı yazılarını sık sık takip ederim. Bu yazılarına ek olarak da kitaplarından söz etmek ve beğenilen serisinin ikinci kitabı geçtiğimiz günlerde çıktığı için sizlerle paylaşmak istedim.

Mert Ofluoğlu'nın sevilen serisi olan Bozbalık Üçlemesi'nin ikinci kitabı raflardaki yerini aldı. Ters Düz'den sonra merakla beklenen ikinci kitap okurseverlerin ilgisini çekecek gibi gözüküyor. Serinin ikinci kitabı Uçurum Zamanı'nı 2016 yılında ana taslağını yazıp bitirmesini şu sözlerle açıklıyor: ''Ana taslağını her ne kadar 2016 yılında yazıp bitirmiş olsam da yıllar boyunca Uçurum Zamanı benimle birlikte büyüdü, gelişti, olgunlaştı ve belki de yalınlaştı. Yıllar içinde demlene demlene kaynadı, su gibi akıp yolunu buldu, son şeklini aldı. 2016'dan 2021'in şu gününe dek Uçurum Zamanı olmadan tek bir günüm geçmedi; belki de bu kitap değişik okurlarca okunacağı toplam sayıdan daha çok, yazarı olarak benim tarafımdan baştan sona binlerce kez okundu. İşte bunca yıldır çıkmasını merakla beklediğiniz roman nihayet sonunda sizlerle buluşuyor! Yorumlarınızı, blog'larınızda yazacağınız kitap eleştiri yazılarınızı merakla, heyecanla, samimiyetle bekliyorum!

Bize ne yapmak düşer? Tabii ki bu güzel haberi sizlerle paylaşmak. Bana kalırsa en iyi serilerden birisi diyebilirim Bozbalık Üçlemesi. Tabii ki daha üçüncü kitabı bilmiyoruz fakat ilk iki kitabındaki başarı yadsıtılamaz bir gerçek. Ayrıca hem sosyal medya hesaplarından hem de blog sayfasından birkaç ay önce Ters Düz'ün özel baskısını bizlerle  paylaşmıştı. Ters Düz'ün bu özel baskısı sadece Kitapyurdu'nda. Ters Düz'ün konusu da:
''Yakında yeni kitabını çıkaracak genç bir yazar olan Ece Duman, yıllardan beri hiç iletişim kurmadığı babasının kaybolduğunu öğrenince herkesten, kendisinden bile sakladığı geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Ece, on sekiz yıl sonra çocukluğunun geçtiği Trabzon'daki Bozbalık köyüne geri döner. Köyde hiçbir şeyin bıraktığı gibi kalmadığını, her şeyin zaman içinde değişmiş olduğunu görür. O zamana dek varlıklarından bile haberdar olmadığı üvey kardeşleriyle tanışır. Kendini bir anda karmaşık bir ilişkiler ağının, karanlıkta gizlenen sırların, baş etmesi zor bir aşk ikileminin içinde bulur. Ve karşılaştığı her imkânsızlığa rağmen, babasına ne olduğunu bulmaya kararlıdır. Ucunda ölüm bile olsa...''

Ters Düz'ün ardından ikinci kitap da bildiğiniz gibi heyecanla bekleniyordu. O beklenen kitapta 15 Ekim'de raflardaki yerini buldu. Hem kapak tasarımı hem de serinin beklenen kitap olması okurseverlerin ilgisini baya çekti. Uçurum Zamanı'nın konusu da: ''Telefonuna bu mesaj geldiğinde, Ece Duman zor günlerin kapıda olduğunu anlamıştır. Kalandar gecesi yaşanan korkunç olayı bilen biri, Ece'ye tehdit mesajları göndermektedir. Peki bu kişi kimdir ve aslında ne istemektedir? Ece'nin adaletsizliğe göz yumduğu böyle bir dönemde yakınlaştığı kişi ise, köyün gözü pek jandarma komutanı Ali'den başkası değildir. Aynı zamanda, vicdan azabı Nilgün'ü kasıp kavurmaktadır. Tehlikeli bir sırrın suskunluğu içinde günden güne büyük bir bunalıma sürüklenen genç kız, hiç istemediği başka bir duygunun daha pençesine düşmüştür: Aşkın. Ya da o bunu aşk sanıyordur. Nasıl bir belaya bulaştığının farkında bile değildir. Öte yandan Meryem artık bir intikam makinesidir. Ali'yle evliliği bitmiştir ve bundan Ece'yi sorumlu tutmaktadır. Ece ve Burak, aşklarının önündeki tehditten habersizdir. Ve bu dörtlünün yolu, aynı uçurumun kenarında kesişmek üzeredir...''

İlk kitabı Ters Düz'le büyük beğeni toplayan Mert Ofluoğlu, Bozbalık Üçlemesi'nin yıllardır merakla beklenen ikinci kitabı Uçurum Zamanı'nda tempoyu yine hiç düşürmüyor. Sürprizler, yalanlar, entrikalar ve yeni gizemler, yeni sırlar... Bozbalık'ta sular durulmuyor!

Öncelikle kendisini tebrik ediyorum ve bol bol okurlar diliyorum. Kendim için kendisini bir örnek olarak alıyorum. Çünkü azmini ve çalışkanlığını merakla takip etmeye çalışıyorum. İlk kitabım olan 8 Dakika'nın oluşmasında kendisinin emekleri büyüktür benim için. Şimdiden gelecek olan yeni kitaplar için kendisini tekrardan tebrik ediyorum. Bozbalık Üçlemesi'ni alıp okumanız gereken bir seri olarak düşünüyorum. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

5 Ekim 2021 Salı

Kitap Avcısı | Zeynep Erdun

Ekim 05, 2021 10
Herkese yeniden merhaba! Bugün çok özel bir kitabı sizlerle paylaşıyorum. Bundan bir ay öncesine kadar aldığım en güzel kargolardan birisi geldi. Instagram'da sıkı sıkıya takip ettiğim, her gönderisini hayranlıkla okuyup beğendiğim Zeynep Erdun'un öncülüğündeki eşi benzeri olmayan Kitap Avcısı, raflardaki yerini aldı. Bu haberi görür görmez de hemen sosyal medya hesaplarımdan paylaşmaya başladım. Çünkü bu kitap gerçekten çok özel bir kitap diyebiliriz. Hatta hem Türkiye'de hem de dünyada bir ilk diyebiliriz. Okurken bazen kendimi gördüğüm bazen de ülkemizin kanayan yarasını apaçık bir şekilde sunan eşsiz hayat hikayelerini okudukça ne kadar şanslı olduğumu bir kez daha anladım. Bu kitaptaki her hikaye o kadar biricik ki anlatamam. Kesinlikle okumanızı, okutmanızı öneririm. Çünkü bu kitapta her birimizin hikayesi mevcut.

55 öykü 55 hayat hikayesi... Bu kitapta, kitapla tanışma maceralarını yazan, kendi yolculuklarında kitapları dost edinmiş ''kitap avcılarının'' yola çıkış hikâyelerini okuyacaksınız. Her hikayede kendinizden bir şeyler bulacağımız güzel bir kitap. İnsanların kitap ile nasıl tanıştığı hayatlarına nasıl yön verdiği ayrı ayrı etkileyici öykülerle anlatılmış. Herkesin etkilendiği bir öykü olacaktır kitapta. Okudukları kitaplarda hayatları ile dersler çıkaran insanlar, hayatlarını değiştiren cümleler ve en önemlisi hayallerini gerçekleştiren ve gerçekleştirmeye çalışanlar... Dediğim gibi hayat ve umut dolu öyküler var kitabın içinde. Ayrıca sadece yazarlar da değil, çizerlerimiz de var kitabımızda. Kitabın her bir sayfasında emek var, alın teri var, aşk var...

Tüm romanlarda, hikâyelerde veya masallarda insanın kendi içine yaptığı yolculuk anlatılır ve içindeki mucizeyi bulması söylenir. Her birimiz hayatımız boyunca bir mucize bekleriz. ''Mucize yoktur.'' dediğinizde; haklısınız, gerçekten artık sizin için mucize yoktur. ''Mucizelere inanıyorum.'' dediğinizde de haklısınız. Mucizenin anahtarını bulmuşsunuz ve sadece kapı kolunu çevirmek kalmıştır.  Gizli bahçelerinizi keşfederek çiçekler açmaya, üzerinize peri tozu serpildiğinde var olmayan ülkelere doğru uçmaya, bir tavşan deliğine düşüp harikalar diyarında uyanmaya ya da posta kutunuzda hayatınızın mektubunu bulmaya hazırsınız demektir. 

Tolstoy der ki: ''Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar; ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.'' Peki siz yolculuğa çıkıp mucizeyi arayan mı, yoksa mucizenin kendisi mi olmak isterdiniz? Bu kitapta, kitapla tanışma maceralarını yazan, kendi yolculuklarında kitapları dost edinmiş ''kitap avcılarının'' yola çıkış hikâyelerini okuyacaksınız. Sosyal medyada ''Bookstagram'' olarak bilinen, nitelikli kitap okuyan, okuduklarını anlatarak sayfalarında paylaşan kitap bloggerlarının bir araya gelerek yazmış olduğu öyküleri bu kitapta topladık. Gelin hep birlikte onların hayatlarında kaybolalım ve kahramanın sonsuz yolculuğunda kitapların önemini bir kez daha anlayalım.

Ayrıca bu eşsiz kitabın ortaya çıkmasını sağlayan Zeynep Erdun: ''Bookstagram arkadaşlarımızla bir araya gelip öyküler kitabı yazdık. Neden Kitap bloğu açtık? Neden makyaj, ev, gezi, dekor, yemek vs. değil de kitap? Bizi kitaplarda buluşturan şey neydi? Sorduk! Her seçim bir travmayla başlar. Peki bizi kitaba yönelten o travma neydi? Düşündük, geçmişe gittik oradan bir anı çıkarttık ve onu kurguladık. Karanlığın içinde zayıf ışıklı bir fenerle yürüyormuşuz. Kitapların içine açılan kapıları bulduk. Sonra o kapıları açtık ve içindeki gizli bahçeleri keşfettik. Bir eşikten geçtik. Kitabın kapağında da 55 yazarın içindeki o küçük kızın o kapıyı açtığını ve gizli bahçesi ile karşılaştığı anı görüyorsunuz. Kitabımızın kapağında daha birçok masaldan izler var. Daha birçok metafor var. Sizler de gördünüz mü gizemleri?''

Öncelikle Zeynep Erdun'a bu eşsiz kitabı benim için imzalayıp gönderdiği için tekrardan çok teşekkür ederim. O kadar çok mutlu oldum ki... Eşsiz hikayeleri okumak, hayat mücadelelerine birinci ağızdan tanık olmak çok özeldi. Bu eşsiz kitabın 55 kahramanına selam olsun! İyi varsınız, iyi ki sizler gibi mücadeleyi asla bırakmayan cesur kadınlar var!

Peki sizler neler düşünüyorsunuz? Kitap Avcısı'nı okuyan var mı? Eğer okuduysanız kitap yorumlarınızı bizlerle paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın dostlar. Seviliyorsunuz!

İnsan tanımadığına daha kolay anlatıyor derdini, sıkıntısını. Yargılamaz, akıl vermez, eleştirilmez diye düşünerek, içinden geçeni olduğu gibi paylaşabiliyor.


Bak bu hayat bizim için ilk ve son. Her şeye boyun eğerek içimize atarak veya insanların tesirinde kalarak yaşamaya gelmedik. 


İnsanların beni beğenip beğenmemeleri umurumda değil artık. Ben kendimi tanımakla ilgiliyim. 


Sahi kaç kişi "Sen yapamazsın!" demişti? 


Temiz kıyafetler almak için dolabın kapağını açtı ve rafta gördüğü şey inanılır gibi değildi: inci gibi parlak bir taşı olan kitabın kapağında "BU YOL SENİN" yazılıydı. 


Belki de omuzlarımda hissettiğim yükleri biraz olsun kitap raflarına yükleyebilmişimdir. 


Ben, evrenin gördüklerimizden ibaret olduğuna inanmıyorum. Sen bu kalemin, seninle konuştuğuna inanmak istersen, seninle konuşur. 


Bazı anlarda konuşmaya gerek yoktur, beden dili her şeyi özetler. 


Günceler onun kitaplardan sonra en iyi arkadaşıydı. Yazmak, okumak kadar iyi geliyordu. Ruhunda milyonlarca kırık cam parçası vardı. O yazdıkça her kelime bir cam parçasını söküp atıyor ve ruhunu özgürleştiriyordu.