29 Ağustos 2022 Pazartesi

Yıllar Önce Bugün'ü İnceliyoruz!

Ağustos 29, 2022 6

Herkese yeniden merhaba! Bugün sizlerle bir inceleme yayını yapacağız. Geçenlerde Instagram üzerinden bana ulaşıp yazdığı hikayeyi okumamı isteyen ve aynı zamanda çok tatlı bir takipçim olan Tansu'nun Wattpad üzerinden yazmış olduğu Yıllar Önce Bugün adlı hikayeyi inceleyeceğiz.

İncelemeden önce belirtmek isterim ki bu sadece bir ön inceleme. Çünkü Tansu Bayram'ın yazdığı Yıllar Önce Bugün adlı hikayesinin daha ilk bölümü tamamlandı. Ondan önceki bölümler de kitapta geçecek olan bölümlerin karakterler üzerinden alıntılarını içeriyor. Kitap hakkında veya karakterler hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız alıntılar kısmını okumanızı öneririm.

Kitabımıza geçmeden önce yazar Tansu Bayram hakkında da konuşmak isterim. Kendisi bu yıl gerçekleşecek olan Lise Geçiş Sınavı yani LGS'ye hazırlanmakta. Bundan da anlıyoruz ki daha ortaokul öğrencisi. Aslında aramızda konuşurken bunu belirttiğinizde çok şaşırdım. Çünkü daha o yaşlarda bu adımı atmak gerçekten emek ve en önemlisi istek gerekiyor. Kendisini bundan dolayı kutluyorum. Bana ulaşıp ricada bulunması, her türlü desteği vermesi gerçekten çok zarifçe. Çünkü Wattpad üzerinden yazılmış eserleri okuyup sizlerle paylaşmıyorum. Ama bu bir istisna olsun. Zaten bu yayında da kendisine bir sürü öneride bulunacağım. Kim bilir günün birinde çok ünlü bir yazar olur. Açıkçası bu yolda ona yardımcı olabildiysem ne mutlu! 

Yazarın yaşından kaynaklı olarak bu hikaye bazı okurlar tarafından beğenilmeyebilir. Bunu öncelikle belirtmem gerekir. Zaten kendisi de her türlü eleştiriye açık birisi. Kitabı okurken 6 sayısıyla ilgili birçok ipucu veriliyor. Bundan da anlıyoruz ki kitabın devamı hatta konusunu 6 rakamı çokça yer alacak. Altınları da okurken fark ettiğim gibi kitabımızın ana konusu bir cinayet. Ve bunu çözmek isteyen bir grup öğrenci var. Şu anlık böyle özetleyebilirim. Çünkü kitabımızın daha ilk bölümü mevcut. İkinci ve diğer bölümler ise Eylül ayında okurlarına sunacak.

Ayrıca Tansu kitabının giriş bölümünde: ''Giriş bölümü benim için çok özel. Çünkü bu başlangıç benim kitabım için en iyi ipucu. Bu yüzden herkesle paylaşıp, yorum yapıp, oy verip, post olarak #yıllaröncebugünkitap etiketi ile bana yardımcı olursanız çok mutlu olurum. Sevgilerle...'' diyerek giriş bölümünden ayrılıyor.

Kendisine ilk önerim yazarken imla kurallarına dikkat etmesi olacaktır. Belki aklına gelen bir fikri hemen ortaya koymak istiyorken hata yapıyordur, bilemem. Ama daha sonra yazdığı hikayeyi bir daha gözden geçirirse ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaktır. Bir diğer önerim de zaten yukarıda da bahsettiğim gibi kendisi bir ortaokul öğrenicisi. Bundan dolayı yolu çok uzun. Bir şeyleri yazı haline getirebilmek, düşüncelerini en iyi şekilde kağıda geçirebilmek için bol bol kitap okumasını tavsiye ederim. Özellikle de kendisine yakın gelen ya da en beğendiği türden kitaplar olur, okuyup bunları yorumlamasını öneririm. Ki bunu yaparken ne kadar geliştiğini rahatça görebilecek.

Okumak isteyenler için: https://www.wattpad.com/user/atansu

Evet okurlarım, eğer sizlerin de Tansu'nun kitabına dair önerileriniz varsa aşağıdaki yorumlar bölümünden yazabilirsiniz. O zaman kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

18 Ağustos 2022 Perşembe

Beyaz Ev Üçlemesinin Son Kitabı Çıktı! | Çatı Katı

Ağustos 18, 2022 12

Herkese yeniden merhaba! Bugün Tünelden Önceki Beyaz Ev serisinin hayranlarına çok güzel bir haberle geldik. Biliyorsunuz ki bu hayran kitlesinin için de Konumuz Kitap okurları da mevcut. Işıl Işık'ın YouTube kanalında açtığı canlı yayınında paylaştığı serinin son kitabını okurseverlerle buluşturdu.

YouTube üzerinden canlı yayın açan Işıl Işık seriye ilham olan gerçek olayı bir sonraki yayınında anlatacağı, ayrıca seriye ait olan üç tane olayı da cumartesi günü paylaşacağını açıkladı. Açıkçası bu seriye ait olayları ve arkasındaki gerçek olayı çok merak ediyorum. Bu seriyi okuyanlara şimdiden duyurmak isterim. Cumartesi günündeki videoyu kaçırmayın derim. Ayrıca Işıl Işık canlı yayınında Çatı Katı'nın diğer satış sitelerinde çıkmasının 22/08/2022 tarihinde olacağını duyurdu. Şimdilik Yediveren Yayınlarının satış yaptığı Butik Kitap adlı sitede ve Trendyol'da mevcut. Ön satış için iki seçenek şu an mevcut. İsterseniz önceden kitabı satın alabilirsiniz. 

Çoğu okurseverin merakla beklediği hatta canlı yayında da yazar Işıl Işık'ın da bahsettiği kitapların maliyetleri konusunda maalesef yayınevinin ve kendinin bir şey yapamayacağını açıkladı. Özellikle de ön satışların bu kadar pahalı olmasının kitap basım maliyetlerinden dolayı olduğunu vurguladı. Ayrıca serinin son kitabı olmasıyla da: ''Ne yazık ki serinin sonuncu kitabı ve sonu da bilmiyorum birazcık üzücü olabilir.'' diyerek serinin hayranlarına göz kırptı.

Çatı Katı'nın özeti ise şöyle; Tüm ülkenin gündemine oturan ve büyük sırlarla dolu Beyaz Ev soruşturmasını yürüten Başkomiser Emris, kendisine ulaşan yeni delillerin ardından araştırmayı derinleştirmeye başlar ve İnterpol'ün desteğiyle yurt dışına taşır. Beyaz Ev'in yeni sahibi Eren ve daha önce Beyaz Ev ile bağlantılı cinayetleri çözen Atlas, Demir ve Ala üçlüsünün de dâhil olduğu özel bir ekip kurar. Daha önce ortadan kaybolan Arden'i bulmak, soruşturmanın devamı ve uluslararası suç örgütünün deşifre edilmesi için kilit rol oynamaktadır. Ancak Arden'den hiçbir iz yoktur. Başkomiser Emris, Arden'i bulmak için uğraşırken Eren için ise eski sevgilisi Arden'e yaklaşmak kendi içinde büyük iç çatışmalara neden olacaktır. 

Tünelden Önceki Beyaz Ev serisinin başarılı yazarı Işıl Işık'tan her bölümünde ayrı bir heyecan ve merak duyacağınız bir polisiye roman... Beyaz Ev üçlemesinin final kitabı Çatı Katı isimli romanla, hikâye sona yaklaşırken kendinizi bir yandan soluk soluğa bir uluslararası soruşturmanın içinde bulacak, öte yandan Beyaz Ev'deki yeni gizemli olaylarla korku ve gerilimi iliklerinize kadar hissetmeye devam edeceksiniz. Peki siz bu maceraya hazır mısınız? Cevabınız ''Evet!'' ise uzun soluklu bir macera sizleri beklemekte.

Seriyi merak edenler için aşağıdaki linklerden ilk kitap Tünelden Önceki Beyaz Ev'i, ikinci kitap Bodrum Katı'ını hem özetlerine hem de kitap yorumlarına kolayca ulaşabilirsiniz.

Beyaz Ev Üçlemesi 👻

Birinci Kitap: Tünelden Önceki Beyaz Ev için buraya tıklayabilirsiniz.
İkinci Kitap: Bodrum Katı için buraya tıklayabilirsiniz.
Üçüncü Kitap: Çatı Katı için buraya tıklayabilirsiniz.

Dediğim gibi serinin son kitabını yakın bir zamanda okuyup sizlerle paylaşacağım. Bundan dolayı çok merak ediyorum konusunu. Eğer aramızda önceden okuyanlar olursa kitaba dair yorumlarını aşağıdaki bölümde bizlerle paylaşabilir.

Peki siz bu seriyi okudunuz mu? Beyaz Ev üçlemesinin son kitabı Çatı Katı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce hikaye nasıl bağlanacak? Yorumlarınızı merakla bekliyorum!

17 Ağustos 2022 Çarşamba

Koreş | Asher Kravitz

Ağustos 17, 2022 8

Herkese yeniden merhaba! Bugün çok özel bir kitabı sizlerle paylaşacağım. Okurken hem o sıcaklığı hissediyor hem de zulmün en yakından hatta bir köpeğin ağzından dinliyorsunuz. İşte bu köpeğin adı KOREŞ!

Biliyorsunuz ki önceki paylaştığım bir kitap vardı. O karanlık 2. Dünya Savaşı yıllarında, Nazi zulmü, Yahudi soykırımı, insanın kanını donduran kamplardaki insanların yaşadığı o akıl almaz yürek dayanmaz zulüm, açlık, sefalet, gaz odaları, infazlar... Kısacası; insanlığın öldüğü bir yer "Auscwitz". İşte Auscwitz'de geçen Auschwitz Kütüphanecisi adlı kitap da Koreş gibi aynı kaderi paylaşıyorlar. Kitabımıza geçmeden önce Auschwitz Kütüphanecisi'ni okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Asher Kravitz tarafından kaleme alınan ve Yahudi bir ailenin evinde dünyaya gelen özel bir köpeğin yani Koreş'in ağzından anlatılan kitap okurseverlerle buluştu. İlk kez bir köpeğin bakış açısından yazılan kitap olma özelliğiyle dikkat çeken Koreş'i okuyan herkesin hayatta kalma mücadelesi, cesaret, sevgi, nefret, sadakat gibi tüm duyguları yoğun yaşayacağı hem eğlenceli hem de duygusal bir kitap...

Koreş; 1935 yılında Almanya'nın o karanlık günlerinde Yahudi bir ailenin evinde doğan özel bir köpeğin ağzından kahramanlığın ve hayatta kalmanın, korkusuz bir dostluğun ve sadakatin öyküsünü okuyoruz. Kitabın sayfalarında kaybolurken insanoğlunun hakimiyetinin hat safhada olduğu dünyada köpek olmak kesinlikle kolay değildir. Hele de Tanrı'dan kemik dolu bir mama kabı yerine bilge bir köpek olmayı ve insanların dilinden anlamayı dileyen bir köpek olmak?  Soykırım'a tanıklık eden Koreş'in anılarını okurken bir köpeğin gözünden sevgiyi ve korkuyu huzuru ve zulmü hissedeceksiniz. Aynı Auschwitz Kütüphanecisi'nde geçtiği gibi: ''Gerçek dünyaya bakınca tek hissettiğimiz tiksinti ve öfke. Elimizde yalnızca hayal gücü kalıyor.'' 

Kitabı okurken her bir satırın altını çizebileceğinize eminim. Çünkü bir köpeğin bakış açısıyla daha doğrusu hiçbir şeyden haberi olmayan, tek istediği mama dolu bir kap olan bir köpeğin ağzından dinliyoruz o vahşi yılları. Kitapta zaten beni en çok etkileyen olayda Koreş'in aile macerası oldu. İlk evi Yahudi bir aile, daha sonra Almanya'nın o karanlık günlerinde ateş topu gibi sıçrayan Yahudi soykırımıyla köpeklerini bir başka Alman aileye vermek zorunda kalıyorlar. Çünkü Yahudilerin köpek yetiştirmesi ya da bir köpeği sahiplenmesi yasaklanıyor. Her ne kadar isimlerini Alman isimleriyle değiştirseler de nafile. Köpeği maalesef vermek zorunda kalıyorlar.

İlk ailesinde de maalesef köpekle ilgili ailede anlaşmazlıklar yaşanıyor. Özellikle de bu bölümde köpeğin kendi içerisindeki kaçmak mı yoksa kabullenmek mi ikilimi arasındaki psikolojisini okuyoruz. Acaba eski evine geri dönecek mi diye beklerken daha bir sürü ev değiştiriyor bizim Koreş. Şimdi size spoiler vermek istemediğim için ilerisini anlatmak istemiyorum. Dediğim gibi kesinlikle okunmanız gereken bir eser. Eğer bu zalim tarihin farklı bir bakış açısından tekrardan okumak istiyorsanız Koreş'i kesinlikle tavsiye ederim.

1935 yılında Almanya'da Yahudi bir ailenin evinde bir Kafkas Çoban Köpeği olarak dünyaya gelen ve hayatı boyunca sahibinden ismine kadar pek çok değişiklik yaşayan Koreş'in hem mutlu hem de yaşam mücadelesiyle geçen günlerini anlattığı hikâyesini okurken hayata dair birçok sorunun da yanıtını bulacaksınız.

Werd ich zum Augenblicke sagen:
Verweile doch du bist shön 
Dann magst du mich in Fesseln schlagen
Dann will ich gern zugrunde gehen! 

Bu anı ölümsüzleştirmek mümkün olsaydı 
Çünkü kuyuya inme vakti bu 
Aşağılayıcı bir gülümsemeyle - köpeğin son silahı
Vaktin dolmadan gitme derdim.

Hiç bir köpeğin hayatını düşünmüş müydünüz? Hayat şartlarının, sahibiyle ilişkisinin, arkadaşlarıyla oynadığı oyunların onu nasıl etkileyebileceğini; sahibine delicesine tutkun ve itaatkâr olmasının nedenlerini düşünmüş müydünüz? Eğer buna vaktiniz olmadıysa Koreş'i okumanızı öneririm.

Peki sizler bu eşsiz ve bir o kadar da yürek parçalayan Koreş'in hikayesini okudunuz mu? Eğer okuduysanız neler hissettiniz? Yorumlarda buluşalım!

Dediğim gibi kaçırmamanız gereken bir kitap. Yorumlarınızı merakla bekliyorum. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

İnsanlar birbirlerini kandırıp ruh durumlarına aykırı davranabilmeyi becerebiliyorlar. Biz köpekler ise gerçekten içlerinden geçeni biliyoruz.


Kış dostundur çünkü günler kısa geceler uzundur. 


Ürkmenin ve iğrenmenin kokusundan daha da keskin olan, var olmamanın kokusuydu. 


Şu anki varoluşumu başka bir varoluşla değiştirmeye değer mi? Kalbimden geçen cevap hayırdı. Hangimiz tanıdığımız kötüyü bilinmeyene tercih etmeye meyilli değil ki? 


Gecenin karanlığı, birkaç saat sonra uyanmaya mahkum edildiğim kara günün yanında sönük kalıyordu. 


Aile fertleri karanlığı ışığa, ışığı da karanlığa dönüştürebiliyor, doğa kanunlarına hükmediyorlardı. Ancak ışık ve karanlık sadece bir örnek. İnsanoğullarının neredeyse her şeye hakim olduğunu söylenebilir.


Yaşasın özgürlük, diye düşündüm içimden koşarken. Yeoşua ve ben diğer esirlerle birlikte yanan kamptan uzaklaştık. 


Biz köpekler kendi başımıza ne kadar zavallı ancak bir sürü içinde ne kadar heybetliyiz. 


Böyle bir dünyanın benim için nasıl bir önemi olabilir? Kuru bir dere, talan olmuş bir göl, ıssızlık...



14 Ağustos 2022 Pazar

İsveç Edebiyatında Okunması Gereken Kitaplar

Ağustos 14, 2022 18

Hej igen alla! Bugün çok özel bir edebiyatı ve aynı zamanda önceki yayında istek alan İsveç edebiyatını konuşacağız. Önceki edebiyat incelemelerimiz için buraya tıklayarak kolayca ulaşabilirsiniz.

Açıkçası çok merak ettiğim bir edebiyatı inceliyor olacağız bugün. İsveç edebiyatından maalesef bir eser okumuş değilim ya da okumuşumdur bilmiyorum ama bugün birbirinden özel ve değerli eserleri siz okuyucularımıza sunacağız. Aralarında okuduğunuz kitaplar varsa aşağıdaki yorumlar bölümünden bize görüşlerinizi yazabilirsiniz. Ayrıca kitap önerilerinizi de bekliyor olacağız.

Biliyorsunuz ki İskandinav bölgesi ve kutuplara yakın olan bölgeleri çok merak ediyorum hatta meraktan öte hayranlıkla takip ediyorum. Bundan dolayı ilk kitabım 8 Dakika'nın konusu İzlanda'da geçmekteydi. Belki bir sonraki araştırma konumuz İzlanda edebiyatı olabilir. Tabii ki istekler öncelikli olacak. Eserlere geçmeden önce bir İsveç edebiyatının özelliklerine bakalım diye düşünüyorum.

İsveç'te ilk edebi eser, MS 800 yılları olan Viking Çağından kaldığı bilinen Rök runik taşından oluşmaktadır. Finlandiya'da tarihi sebeplerden ötürü (Viking) İsveç dili yaygındır ve yazarlar İsveç dili ile de eserler de vermektedir. Bo Carpelan, Christer Kihlman ve Tove Jansson gibi İsveççe konuşan Finli yazarlar İsveç dili edebiyatı için büyük bir öneme sahiptir. Bundan dolayı sizlere önereceğim bazı eserlerde yazarlar Findli olabilir. Önceden belirtmek isterim. Nobel Edebiyat Ödülleri verilmeye başlandığından beri günümüze kadar bu önemli ödüle İsveçli yedi yazar sahip olmuştur.

Keyfi Tavır - Lena Andersson

Lena Andersson İsveçli bir yazar ve gazetecidir. 2013 yılında Willful Disregard romanıyla Ağustos Ödülünü kazandı. Aynı yıl, aynı kitap İsveçli Svenska Dagbladet gazetesi tarafından verilen Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır.

Ester Nilsson şair ve yazar, ilişkisi yolunda giden, aklı başında bir kadındır. Ta ki, bir gün ünlü sanatçı Hugo Rask hakkında bir konuşma yapması istenene kadar. Sanatçının kendisi de dinleyiciler arasındadır ve Ester'in hayranlığından son derece memnundur. Ester'in hayatı, bundan sonra, bu görüşme ve onu takip eden olaylar zinciriyle bağlantılı hale gelir. Önce erkek arkadaşını terk eder ve ardından Hugo ile hayali bir ilişkiye sürüklenir. Ester adama sırılsıklam âşık olur; Hugo, onun düşüncelerini tüketir. Gerçekten de Ester zihninde, Hugo ve kendisinin bir çift olduğundan emindir. Yavaş yavaş ve acıyla Ester, kendi ilişki algısıyla Hugo'nunkinin tamamen farklı olduğunu anlamaya başlar. 

Yirmiden fazla dile çevrilen Keyfi Tavır, aşk arayışında kendimizi nasıl seve seve kandırdığımız hakkında bir roman.

Nisan Cadısı - Majgull Axelsson

Majgull Axelsson İsveçli bir gazeteci ve yazardır. 14 Şubat 1947 tarihinde Landskrona, İsveç'te dünyaya gelmiştir. Nisan Cadısı romanı, Majgull Axelsson tarafından 1997 yılında kaleme alınmıştır. Kitap yazara aynı yıl August ödülünü kazandırmıştır.

1950'lerde spastik bir çocuk olarak doğan Desiree, annesi tarafından Çocuk Bakımevi'ne verilmiştir. Hayatının kırk iki yılını bakımevi ile huzurevi arasında geçirmiş olan Desiree, pek çok bedensel sorununa karşılık, üstün zekalıdır ve bazı doğaüstü yetenekleri vardır; başkalarının vücuduna girip onlar aracılığıyla birçok şey yapabilmektedir. 

Desiree bir Nisan Cadısı'dır. Yazar bu adı Ray Bradbury'nin 1950'lerde yazdığı bir kitaptan aldığını söylüyor. Kendisini hastaneye yatıran annesinin, koruyucu anne olarak bakıp yetiştirdiği üç kızı izlemekte ve ondan çalınan mutluluğa hangisinin sahip çıktığını öğrenmeye çalışmaktadır.

Farklı ve ilgi çekici bir konusu var. Bu tür hikayeleri sevenlere öneririm. Kaçırmayın!

Hanna ve Kızları - Marianne Fredriksson

Marianne Fredriksson 28 Mart 1927 tarihinde Göteborg, İsveç'te dünyaya gelmiştir. Hanna ve Kızları, Marianne Fredriksson tarafından 1994 yılında yazılmış ve yayınlanmıştır. 

Aynı yıl Marianne Fredriksson yılın yazarı ve kitabı da yılın kitabı seçilmiştir.

Marianne Fredriksson Kuzeyli Yaban Kuğuları adıyla haklı bir ün kazanan İsveçli kadın yazarlardan biridir. Üç kuşak kadının yaşamını dile getirdiği "Hanna ve Kızları" yirmi yedi dile tercüme edilerek uluslararası en çok satan kitaplar listesinde bir numaraya çıkmıştır. Arka planda İskandinav göllerinin ve dağlarının gizemli yalnızlığını tasvir eden bu yapıt, sadece büyük annenin, kızının ve torununun öyküsü değildir. 

Toplumsal çevre içinde unutulmuş zamanları, sosyal kuralları ve tarihi belaları yargılayan, kelimenin tam anlamıyla aşk destanını anlatan duygusal bir yapıttır. Kaçırılmamalı!

İsveç Kralını Kurtaran Kız - Jonas Jonasson

Jonas Jonasson bir hemşirenin oğlu olarak 6 Temmuz 1961 tarihinde doğdu. Gothenburg Üniversitesi'nde İsveççe ve İspanyolca okuduktan sonra, 1994'e kadar günlük Växjö Smålandsposten gazetesinde ve İsveç tabloid Expressen'de gazeteci olarak çalıştı. 

Dikkat: Bu hikâye, okuma yazma bilmeyen ama 8645 ile 7421’i saniyeler içinde çarpabilen bir b*k temizleyicisi, kargoyla gönderilen bir atom bombası, aynısından iki tane olduğu için babalarının nüfusa yalnızca birini kaydettirdiği ikizler, patates çiftçisi bir kontes ve tavuk kafası kesen bir kral hakkındadır. 

Nombeko Mayeki, Güney Afrika'da bir kasabada doğduğunda önünde pek fazla seçenek yoktu bu yüzden o da tuvalet temizleyicisi oldu. Fakat şans mı kader mi bilinmez, kendini ülkenin gizli atom bombası projesinin içinde buldu. Bir şekilde İsveç'e kaçmayı başarmıştı ki dünyanın en ürkütücü ajanlarını peşine taktığını fark etti. Ve ah, aşk... Nombeko tutup aynısından bir tane daha olan Holger 2'ye âşık oldu. Peki Holger 1 mi? Aman hiç canım, o da İsveç kralını öldürmeyi planlıyor. Ama bunun için biraz şeye ihtiyacı var... Zekâya!

Jonas Jonasson yine şaşırtıcı ve trajikomik bir hikâyeyle karşımızda. Kapakta yer olmadığı için, bir de biraz merak edin diye her şeyi buraya yazamadık ama okursanız Nombeko Mayeki'ye hayran kalacağınızdan eminiz! Kaçırmayın.

Kardeşlerimi Arıyorum - Jonas Hassen Khemiri

Jonas Hassen Khemiri İsveçli bir yazardır. 27 Aralık 1978 tarihinde Stokholm'da doğmuştur. Khemiri, dört roman, altı oyun ve bir deneme, kısa öykü ve oyun koleksiyonunun yazarıdır. Çalışmaları 25'ten fazla dile çevrilmiştir.

Stockholm'de bombalı bir araç patlatılır. Avrupa'nın olağan şüpheli olarak sınıflandırdığı Ortadoğulu ve Afrikalı göçmenler arasında bir tedirginlik yayılır. Şehir korkunun ve paranoyanın pençesine düşer. Böyle bir atmosferde Amor, ön cebinde bir cep telefonu, arka cebinde bir bıçak taşır. İçinde büyük bir savaş vermektedir. Shavi aradığında telefonunu açacak, Valeria'yı rahatsız etmekten vazgeçecektir. En önemlisi de olabildiğince normal davranması gerekmektedir. 

Toplumsal önyargıları ve kimlik sorununu konu eden yeni bir eser. Pek çok prestijli ödülün sahibi, İsveçli tiyatro oyunu yazarı ve romancı Jonas Hassen Khemiri, bizi yirmi dört saat boyunca başkarakter Amor'un zihninde dolaştırıyor. Bu kısa yolculukta suçlu ve kurban, aşk ve kimya, fantezi ve gerçeklik kavramlarının arasındaki sınırın gitgide bulanıklaştığına, karşıtların birbirine yaklaştığına, hatta iç içe geçtiğine şahitlik ediyoruz. Kaçırılmamalı!

''Büyüleyici bir kitap. Metin seslerle beliriyor: telefon sinyalleri, trafik gürültüsü, sirenler, ayak sesleri. Kitabı yüksek sesle okumak istiyorsunuz. Toplum bizim bedenlerimizde başlıyor, korku orada büyüyor, savaş orada yürütülüyor. Bu küçük kitapta toplumun nabzı atıyor.'' Ulrika Milles

Baba - Johan August Strindberg

Johan August Strindberg 22 Ocak 1849 tarihinde Stokholm'da doğan İsveçli oyun yazarı ve romancıdır. Oyunları, romanları ve kısa öyküleriyle tanınır. 

Yaklaşık yarısı tiyatro oyunu olan 120 kadar eser üreten Strindberg, Avrupa ve Amerikan tiyatrosu üzerinde büyük etkisi olmuş bir yazardır. August Strindberg günümüz tiyatrosundaki bütün modernliklerin öncüsü olarak ünlenmiş bir yazardır. Sayısı kırkı aşan oyunlarında yozlaşmış aristokrasiyi sakat burjuva yaşamını insanlar arasındaki sömürüyü anlatır. Özellikle aile kurumunda kadın erkek ilişkisinin kadınların olumsuz ve uyumsuz davranışları nedeniyle bir ölüm kalım savaşma dönüştüğünü vurgular. 

Tiyatro tarihinin öz yaşamını oyunlarına yansıtan önde gelen yazarlardan biri olan Strindberg'in Baba adlı bu oyunu kendi yaşamından alınmış bir evlilik kurumu içinde gelişen ve karşı iki cinsin ölüm kalım savaşına dönüşüp trajik sonla noktalanan bir öyküyü anlattığı en önemli yapıtlarından biridir.

Peki sizler hangi romanının konusunu daha çok beğendiniz? Açıkçası bana soracaksanız hepsini çok merak ediyorum ama en çok merak ettiğim kitap Kardeşlerimi Arıyorum oldu. Peki sizin favori kitabınız hangisi? Yorumlarda buluşalım. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

Tüm telif hakları Konumuz Kitap web sayfasına aittir. İzinsiz hiçbir şey kopyalanamaz, yayınlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.