1 Eylül 2022 Perşembe

Alman Edebiyatında Okunması Gereken Kitaplar

Hallo nochmal an alle! Diğer serilerimiz içinde en beğenilen ve ilgiyle takip edilen ülkelerin edebiyatlarını incelediğimiz serimizde bu hafta Alman edebiyatını inceliyor olacağız. Önceki yayında gelen yorumlar doğrultusunda seçilen ülkelerin edebiyatlarını siz sevgili okurlar için altı adet kitap önerisiyle sunacağız. Bir önceki ülkenin edebiyatı için buraya tıklamanız yeterli.

Açıkçası çok merak ettiğim ve hakim de olduğum bir edebiyatı inceliyor olacağız bugün. Bugün birbirinden özel ve değerli eserleri siz okuyucularımıza sunacağız. Aralarında okuduğunuz kitaplar varsa aşağıdaki yorumlar bölümünden bize görüşlerinizi yazabilirsiniz. Ayrıca kitap önerilerinizi de bekliyor olacağız. Bir sonraki ülke seçimini de sizlere bırakıyorum. Hangi ülkenin edebiyatını merak ediyorsanız yorumlar bölümünden belirtmeniz yeterlidir. Öyleyse geçelim Alman edebiyatının tarihçesine.

Alman edebiyatı, Orta Avrupa'da yaşayan Almanca konuşan toplulukların edebi yaratısıdır. Almanya, Avusturya, İsviçre ve bunların yanındaki Alsas, Bohemya ve Silezya gibi bölgelerdeki çalışmaları kapsar. Bu durum tarihle de paralel gitmekte. Naziler döneminde sınırları olmayan Almanya ile beraber bu durum edebiyat için de geçerliydi. Birçok Avusturya ırklı yazar bu dönem için Alman bir yazar olarak kabul gördü. Zaten sizlere öneride bulunacağım kitapların yazarları arasında Avusturyalı birçok yazar olacak. 

Ayrıca diğer Avrupa edebiyatlarıyla karşılaştırıldığında Alman Edebiyatı diğerlerine oranla daha fazla yerel farklılık gösterir. Çünkü Almanya uzun süre ayrılıklar ve bölünmeler yaşamıştır. Örneğin; Reform, Doğu-Batı Almanya, soğuk savaş gibi. Tarih bir kenarda dursun, Alman edebiyatı çok köklü bir edebiyata sahiptir.

Faust - Johann Wolfgang Goethe

Faust, ünlü Alman ozanı ve oyun yazarı olan Johann Wolfgang von Goethe'nin dünya klasikleri arasında önemli bir yer tutan eserdir. Goethe'nin neredeyse tüm yaşamı boyunca yazarak tamamladığı bir yapıttır.

Sanatta hiçbir zaman kusursuz yoktur, en iyi sayılabilecek bir yapıt ancak 'oldukça iyidir'" sözleriyle sanat anlayışını belirten Goethe, sadece Almanya'nın değil, bütün Avrupa'nın en önemli dehalarından biridir. Yaşamı boyunca şiirden romana, felsefeden bilime kadar farklı alanlarda sayısı yüzlerle ifade edilen yapıta imza atmıştır.

Faust, Goethe'nin yazarlık yaşamının altmış yıllık emeğini alarak, haklı bir üne kavuşmuş en önemli yapıtıdır. Ruhsal özgürlüğe ulaşmanın maddi arzulardan sıyrılmak ve bencil olmamakla mümkün olabileceği fikrini işlediği bu yapıt, yazarın sanatının da doruk noktasıdır. İnsanın şeytanla vardığı bir anlaşma ve bunun sonuçları üzerine kurulu bu yapıtıyla Goethe'ye yeniden hayranlık duyacak ve bu yapıtının yazarın elli yıllık emeğine değdiğini göreceksiniz. Kaçırılmamalı!

Böyle Buyurdu Zerdüşt - Friedrich Nietzsche

Friedrich Wilhelm Nietzsche, edebiyatın hatta felsefenin babası olarak anılır. ''Tanrı öldü!'' sözleriyle tanınan Nietzsche Nihilizm akımının önemli temsilcilerinden biridir. 19. yüzyılda yaşamış olmasına rağmen eserleri kendisinden sonraki zamanlarda ve tüm dünyada etki bırakmıştır.

Nietzsche'nin, fikir dünyasının zirvesine yerleştirdiği eseri Böyle Buyurdu Zerdüşt, düşünürün olgunluk çağını temsil eder. Anlatmak istediği her şeyi, son kitabı olan bu eserde özetlediğini söyler: ''İyi olan nedir?'' Nietzsche'nin ''herkes ve hiç kimse için'' yazdığını söylediği bu başyapıtı kaçırmamanızı öneririm.

Kurduğu kendi felsefesini yarattığı karakter Zerdüşt'ün ağzından aforizmalarla aktaran Nietzsche,  otuz yaşındayken dağa çekilen ve dağda geçirdiği on yıl boyunca ruhunu dinleyen Zerdüşt'ün içsel yolculuğunu anlatır. Nietzsche'nin en derin eseri olarak anılan Böyle Buyurdu Zerdüşt, "üstinsan" ve "Bengi dönüş" kavramları üzerine kuruludur. İnsanı, hayvan ile Üstinsan arasında gerili bir ip olarak tanımlayan Zerdüşt, kişinin sürekli olarak "Üstinsan" a doğru kendisini aşması gerektiğini söyler.

Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru - Heinrich Böll

1939'da İkinci Dünya Savaşı'na katılan yazar, esir düştü ve 1945'e kadar özgürlüğüne kavuşamadı. Savaştan sonra hem üniversite öğrenimini sürdürdü hem de ağabeyinin marangozhanesinde çırak olarak çalıştı. 1950'den sonra yaşamını yazar olarak Köln'de sürdüren yazar Heinrich Böll, 1972 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.

Almanya'da 70'li yıllardaki ünlü Baader-Meinhof çete olayından yola çıkılarak yazılan Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru adlı bu romanda, medyanın haber oluşturma özgürlüğü ile bireyin özel yaşamının çatışması teması işlenir. Görünüşte tek suçu bir anarşistin sevgilisi olmak olan Katharina Blum'un bu anarşistle ilgili olaylar ve araştırmalar bağlamında giderek tüm kişisel değerlerinin ayaklar altına alınması, en yakın çevresi karşısında da bütün bir toplum karşısında da savunmasız bırakılması, kitabın ana konusudur. 

Romanın günümüze kadar güncelliğini yitirmemiş, tersine, belki de gittikçe daha güncel konuma gelmiş olmasının temel nedeni ise, ''özel yaşam karşısında medyanın sorumluluğu'' konusunun güncelliğini -ne yazık ki- yitirmemiş oluşudur. Kaçırılmamalı!

Dönüşüm - Franz Kafka

Yahudi olduğu için Almanlar tarafından sevilmeyen, Almanca konuştuğu içinse Çekler tarafından hor görülen Çek asıllı yazar Franz Kafka, Alman edebiyatının en usta isimlerindendir. Yukarıda da bahsettiğim gibi Alman edebiyatı içinde tarihle paralel olan olaylar neticesinde bazı kaynaklar Franz Kafka'yı Alman edebiyatı içerisinde değerlendirmekte.

Franz Kafka'nın sembolizmin ve soyut düşüncenin dibine vurduğu bir hikaye diyebiliriz. Orijinal adı "Die Verwandlung" olan Dönüşüm Franz Kafka'nın en çok okunan eseridir. Gregor Samsa adlı karakterle böcek metaforu üzerinden mesaj vermeye çalışır yazar bizlere. Sayfa sayısı az olmasına rağmen içerdiği itibariyle güzel ve bir o kadar anlamlı bir kitaptır. Franz Kafka özellikle de bu eserinde sembolizme geniş bir yer vermiş. Açıklamak gerekirse; sembolizmin amacı aktarılmak istenen düşünce veya duyguyu semboller üzerinden anlatılmasına denilir. Kafka da bizlere bunu bir böceğe dönüşen Gregor Samsa tarafından aktarır. 

Ayrıca Kitap çoğu eleştirmene göre babasının Kafka'yı edebiyata olan merakından dolayı ailenin böceği olarak suçlaması, aile tarafından reddediliş hikayesini Dönüşüm ile anlatmasına dayanır. Kitaptaki karakterin de kendisi olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca farklı olanın toplum tarafından dışlandığı, hayatta kalmak için toplumsal kalıpları aşmamak gerektiğini de sık sık vurgulamıştır.

Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig

Avusturyalı roman, tiyatro, biyografi yazarı ve gazeteci Stefan Zweig, Hitler iktidara geldiğinde savaş karşıtı oluşu ve Nazilerin savaş karşıtı tüm yazarların kitaplarını yakmaları nedeniyle önce İngiltere'ye ardından Brezilya'ya göç etmek zorunda kalmıştır. 

Avrupa'nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve yaşamındaki düş kırıklıkları nedeniyle 22 Şubat 1942'de Rio de Janeiro'da, karısı Lotte ile birlikte intihar etmiştir. Buna Hitler'in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha var olmayacağı düşüncesi neden olmuştur.

Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. 

Sıradan bir pazar gününü at yarışlarında geçirirken belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak ''suç'' işler. Böylece yeniden ''hissetmeye'' başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, hayatın en dibindeki lağımlara sürükleyecek varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır.

Büyülü Dağ - Paul Thomas Mann

20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biri olan Paul Thomas Mann, edebî eserlerinin yanı sıra toplumsal, sosyal ve siyasi eleştirileriyle de dikkat çeken isimlerdendir. Mann, 1929'da İsveç Akademisi üyesi Anders Österling tarafından, özellikle destansı Buddenbrooks, Büyülü Dağ ile popüler başarısının tanınmasıyla aday gösterilmesinden sonra Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.

Hamburglu genç gemi mühendisi Hans Castorp, üç haftalığına kuzenini ziyarete gittiği bir İsviçre sanatoryumunda, kendisinin de tedaviye ihtiyacı olduğunu öğrenerek yedi yıl kalır. Bu süre içinde doktorlar ve hastalar dünyasını, Batı felsefesinin iki kutbunu, platonik bir aşk serüveninin sarhoşluğu içinde yaşayarak tanır. Sanatoryumda kaldığı süre içinde hastalık ve ölüm gibi deneyimlerin ötesinde hayatın mucizesini kavrayan Castorp'un yalın ruhu bir değişim geçirir. 

Thomas Mann, roman sanatının bütün incelikleriyle yarattığı, ironik bir üslupla sunduğu bu yapıtında; zaman, karşıt kültürler, aşk, hastalık, ölüm gibi evrensel temaları işliyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde çağın dünya sorunlarını, bir uygarlığın çöküşünü inceleyen, burjuva geleneğini ve ahlakını yer yer sertçe, ironik bir dille eleştiren Büyülü Dağ, çağa tutulan bir aynadır.

Peki sizler hangi romanı daha önce okudunuz? Alman edebiyatı hakkında neler düşünüyorsunuz? Alman edebiyatından hangi yazarının kitaplarını daha çok beğeniyorsunuz? Yorumlarda buluşalım. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

26 yorum:

  1. Alman edebiyatında ilgimi çeken tek yazar sanırım kafka diyebilirim. Olay örgüsü sürükleyiciliği ile bazen nasıl okuduğumu bile anlamıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Evet, kalemi bambaşka... 😇

      Sil
  2. Çok yararlı bir yazı. Ülkelerin edebiyat eserlerini tanımak ve bilgilenmek açısından devam etmesi gereken bir yazı dizisi. Ellerine sağlık İrem Can, not aldım bazılarını. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Ne demek, yardımcı oluyorsa ne mutlu. Hem kitap önerileriyle tavsiye vermiş oluyorum. Benim için de çok faydalı oluyor. 😇💜

      Sil
  3. Merhabalar.
    Çok güzel, faydalı ve keyifli bir paylaşım hazırlamışsınız. Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim. 1971-1975 yılları arasında Almanya'da kalmıştım. Alman edebiyatını severim.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Ne demek, asıl ben teşekkür ederim. 😇

      Sil
  4. senin bu seri iyi oldu saol :) bu liste efsane liste olmuş :) thomas mann çok severim :) katharina blum da en sevdiklerimden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Evet, artık bu seri benim. 😅🤣 Thomas Mann'ın tek bir kitabını okumuştum. Diğer kitaplarını okumayı da merakla bekliyorum.

      Sil
  5. Stefan Zweig en sevdiğim yazar. Her kitabı ayrı güzel. Alman edebiyatı tam II. Dünya Savaşı Avrupa'sını yansıtıyor bana göre. Bu seri çok güzelmiş, teşekkür ederiz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim yorumun için. 😇

      Sil
  6. İsimlerle çok aram olmadığı için buradaki kitapların bazılarının Alman Edebiyatı olduğunu bile bilmiyordum. Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru ilginçmiş ama kapağını sevmedim. Romandan başka her şeye benziyor. :) Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Evet, farklı bir kitap tasarımı olmuş. 😇

      Sil
  7. Zweig seviyorum. Kafka'yı da Blogger okuma kulübü için okuyacağız. Heyecanlıyım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Keyifli okumalar dilerim. 😇

      Sil
  8. Çok güzel bir seçki İremciğim. Dönüşümü beğenerek okumuştum. Diğer birkaçı da kütüphanemde okunmayı bekliyor. Emeğine sağlık canım 🧿👏😍🤗🌺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için asıl ben teşekkür ederim. 😅😇💜

      Sil
  9. Goethe'nin eserlerini okumayı çok seviyorum😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Ben de! 😅😇

      Sil
  10. Mükemmel kitaplar bence felsefi alandada böyle bir katagori açabilirsin. Ülkelerin filozoflarını ayıran bir blog yazısını baya ilgiyle takip ederim. Yazarların neredeyse tamamı felsefeyle ilgilenen isimler. Tabii bu benim görüşüm. Güzel bir yazı olmuş çok sevdim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun ve güzel önerilerin için çok teşekkür ederim. Hemen not aldım. Seriyi yakında duyururum. 😅

      Sil
    2. Amaaan amaan sabırsızlıkla bekliyorumm

      Sil
  11. Stefan Zweıg çok sevdiğim, okumaktan keyif aldığım yazarlardan biri, her kitabını çok severek okuyorum, etkisinde kalıyorum:))) Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabını okumayanlara tavsiye ederim, çok sevmiştim:) Nietzche çok ama çok sevdiğim bir başka yazar:))) Çok güzel bir yazı olmuş, emeğine sağlık:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için öncelikle çok teşekkür ederim. Evet Zweig'in kitapları aşırı sürükleyici benim için. Nietzche de olmazsa olmazdı zaten bu seri için. 😇😅

      Sil
  12. Güzel bir seri olmuş bu, genelde klasiklerden gitmişsiniz. Bunların hepsini okudum, hangi ülke olursa olsun edebiyat yazarlarına her zaman saygım ve sevgim var zaten. Zweig en favorilerim arasında diyebilirim. Hatta şu anda da Karmaşık Duygular adındakini kitabını merakla okuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Evet Alman edebiyatı denilince ilk akla gelen biraz klasikler oluyor. Ben de bundan dolayı en iyi klasikleri bu seride toplamak istedim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. 💜

      Sil

Yorumun için çok teşekkür ederim.

Tüm telif hakları Konumuz Kitap web sayfasına aittir. İzinsiz hiçbir şey kopyalanamaz, yayınlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.