Son yıllarda, özellikle de COVID-19 pandemisinin ardından okurlar tarafından çokça sevilen ve kitap dünyasında adını daha sık duymaya başladığımız kavramlardan biri "Healing Book".
Özellikle Japon ve Güney Kore edebiyatından çevrilen romanlarla birlikte popülerliği giderek artan bu kitaplar; büyük maceralardan, yüksek tempolu olay örgülerinden veya yoğun çatışmalardan ziyade huzur, iyileşme, umut, aidiyet ve günlük hayatın küçük mutlulukları üzerine kuruluyor.
Peki Healing Book tam olarak nedir? Hangi kitaplar bu türün içinde değerlendirilebilir ve insanlar neden son yıllarda kendilerini iyileştiren, sakinleştiren hikâyelere daha fazla yöneliyor? Gelin bu akımın arka planında neler var, birlikte inceleyelim!
Healing Book Nedir?
“Healing Book” ya da daha yaygın kullanılan adıyla Healing Fiction, okura rahatlama, teselli ve umut hissi vermeyi amaçlayan; karakterlerin yaşadıkları zorlukları çoğunlukla insan ilişkileri, küçük iyilikler ve günlük hayatın içindeki bağlantılar aracılığıyla aşmalarını anlatan bir kurgu türü olarak karşımıza çıkıyor.
Bu kitaplarda büyük olaylardan çok küçük anlar önem kazanıyor. Bir fincan kahve, eski bir kitapçı, mahalledeki küçük bir restoran, bir mektup, bir kediyle karşılaşmak ya da geçmişten kalan bir anı bile hikâyenin merkezine yerleşebiliyor. Özellikle bu tür mekanlar kitapların kapak görsellerinde de sıklıkla yer alıyor ve kitabı satın almak için adeta can atıyorsunuz.
Tür özellikle Japon ve Güney Kore edebiyatıyla özdeşleşmiş durumda. Bununla birlikte Healing Fiction'ın kesin sınırları olan tek bir edebiyat türü olduğunu söylemek zor. Nitekim Japon edebiyatındaki “healing fiction” etiketinin, bazı araştırmacılara göre Japonya dışında oluşturulmuş daha yeni bir sınıflandırma olduğu da belirtiliyor.
Japon kültüründe buna yakın bir kavram ise iyashikei. Kelime genel olarak “iyileştirici” veya “şifa veren” anlamıyla ilişkilendiriliyor ve sakin atmosferler ile gündelik yaşamın huzurlu anlarını merkeze alan anlatılar için kullanılıyor.
Healing Book Kitaplarının Ortak Özellikleri Neler?
Bu türden kaleme alınan kitapların ortak özellikleri ise aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Sakin ve yavaş bir tempoda olaylar dizisi ilerler.
- Kitapta yer alan her bir karakter okuyucuya bir şeyler katar. Ya okuyucuya bir şey öğretir ya da onu derin düşüncelere sürükler.
- Güven veren mekanlar, kitabın ana unsurlarından birisidir. Özellikle de bir kitabevi, restoran, kahve dükkanı, kırtasiye gibi günlük hayatın akışında sıklıkla karşılaştığımız mekanlar yer alır. Bu mekanlar kitapta yer alan karakterlerin adeta bir sığınağı haline gelir.
- İyileşme, farklı bakış açılarına sahip olma, arkadaşlığın dinamiklerini keşfetme gibi insan ilişkileri karakterler aracılığıyla okuyucularının kendi ilişkilerini sorgulamalarına fırsat tanır.
- Ayrıca karakterlerin geçmişle yüzleşme, kendini tanıma gibi kişisel gelişim olarak tanımlayabileceğimiz bir anlamlandırma ve kabullenme süreci eşlik eder.
Healing Book Sadece “İyi Hissettiren Kitap” mı?
Aslında tam olarak bu tür sadece iyi hissettiren kitaplardan oluşması değil. Healing Fiction kitaplarının amacı her zaman okuru mutlu etmek değil. Bazı hikâyeler oldukça hüzünlü olabilir; ölüm, ayrılık, yalnızlık veya pişmanlık gibi ağır konular işlenebilir. Farkı yaratan şey, bu duyguların nasıl ele alındığı.
Karakterlerin yaşadıkları acıların yok sayılması yerine onları kabullenmeleri, başkalarıyla bağ kurmaları ve hayatın küçük güzelliklerini yeniden fark etmeleri ön plana çıkıyor.
Bu nedenle Healing Book'ları “sorunları çözen kitaplar”dan çok, okura sorunlarıyla birlikte nefes alabileceği bir alan açan kitaplar olarak düşünmek daha doğru olabilir.
Healing Book Türünden Kitap Önerileri
Eğer siz de bu hızlı ve dinamik hayat akışında oturup nefes almak, anın tadını çıkarmak ve içinizi ısıtacak türden kitaplar okumak isterseniz healing book türünden yazılmış kitap önerilerini sizler için derledik. Aralarında okuduğunuz ya da bu türe katkı yapmak istediğiniz kitaplar varsa aşağıdaki yorumlar bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.
Tsubaki Kırtasiyesi – Ito Ogawa
Büyükanneannesinden kalan kırtasiyeyi devralan Hatoko'nun hikâyesini anlatan Tsubaki Kırtasiyesi, mektup yazarlığını merkeze alan sıcak anlatısıyla Healing Fiction okurlarının ilgisini çeken eserlerden biri. Detaylı incelemek isterseniz "buraya" tıklayabilirsiniz.
Kahve Soğumadan Önce (Serileri) – Toshikazu Kawaguchi
Healing Fiction denildiğinde en çok anılan kitaplardan biri de Kahve Soğumadan Önce. Roman, Tokyo'daki küçük bir kafede geçmişe dönme fırsatı bulan insanların hikâyelerini anlatıyor. Ancak bu yolculuğun önemli bir kuralı var: Geçmişte ne yaşanırsa yaşansın, şimdiki zaman değiştirilemiyor.
Kütüphanedeki Aradığınız Her Şey – Michiko Aoyama
Bir kütüphanede çalışan gizemli Sayuri Komachi, karşılaştığı kişilere yalnızca aradıkları kitapları değil, ihtiyaçları olduğunu düşündüğü başka kitapları da öneriyor. Kitapların insanların hayatlarında küçük değişimlere yol açabileceği fikri üzerine kurulan roman, Healing Fiction'ın “kitapların iyileştirici gücü” temasını güçlü biçimde yansıtıyor.
Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig
Hayatın pişmanlıkları ve "ya şöyle olsaydı" düşüncesi üzerine kurulu, yaşamın değerini hatırlatan sıcak bir romandır. Ayrıca yazarın Gece Yarısı Treni de serinin devam kitabıdır. Detaylar için "buraya" tıklayabilirsiniz.
Hyunam-Dong Kitabevi – Hwang Bo-reum
Hayatın koşturmacasından yorulup küçük bir mahallede kitapçı açan bir kadının, kitaplar ve komşuluk ilişkileriyle kendini yeniden bulma hikayesini anlatır.
Marigold Kalp Çamaşırhanesi – Yun-seo Kim
Kalpteki acıları ve kırgınlıkları yıkayıp temizleyen sihirli bir çamaşırhanede geçen, okura huzur veren bir kurgudur.
Bu kitapların ortak noktası, hayatın büyük cevaplarını vermekten çok, bazen küçük bir karşılaşmanın, bir kitabın, bir yemeğin veya birkaç kelimenin insan hayatında ne kadar büyük bir yer kaplayabileceğini göstermeleri.
Belki de Healing Book trendinin asıl sırrı burada: Bize hayatı değiştirmeyi değil, bazen sadece biraz yavaşlamayı hatırlatması.
Peki siz "Healing Book" trendini daha önce duymuş muydunuz? Bu türden yazılan hangi kitapları daha önce okumuştunuz? Yorumlarda buluşalım!


