31 Temmuz 2020 Cuma

Ağaç Ev Sohbetleri #49

Temmuz 31, 2020 12
Herkese yeniden merhaba! İlk önce herkesin bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Ağaç Ev Sohbetleri'nde 49. haftayı da bitirdik. 

Bu etkinlikte siz de söz sahibi olabilirsiniz. Tartışmak istediğiniz veya herhangi bir konuda farklı görüşleri merak ediyorsanız, katılın derim! Blog sayfanızın içeriği farklı olabilir ama genel ortak bir katılımla farklı görüşleri okumak, tanımadığımız blog arkadaşlarımızı veya yeni katılanları tanımak aracılığıyla bu etkinlikte tanımış olacağız. Bir nevi kalabalıktan kaçıp, bir ağaç evde toplaşıp sohbet etmek. Haftanın sonunda da konuyla ilgili içerik yazan bütün bloggerların linki Kayıp Fısıltı aracılığıyla paylaşmış olacak. Böylece bu etkinlik unutulmayacak. Şimdiden iyi okumalar...

Bu haftanın konusunu da Sade ve Derin'den geldi: Kurban Bayramı anılarınız var mı?

Yukarıda da belirttiğim gibi öncelikle herkesin bayramını kutlarım. Bu yıl diğer bayramlardan farklı tabi ki. Aslında kendi görüşümü sizleri aktarmak istiyorum. Bu bayramı gerçekten sevmiyorum. Hayvanların özellikle can çekerek öldürülmesine karşıyım. Tabi usulüne göre yapanlar vardır fakat bu bayramı gerçekten hiç sevmiyorum. :( Bu bayramda büyüklerimi, öğretmenlerimi, arkadaşlarımı aramakla geçer diyebilirim. 

Peki sizler nasıl neler yapıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

26 Temmuz 2020 Pazar

Yaz Mimi

Temmuz 26, 2020 15
Herkese yeniden merhaba. Uzun bir aradan sonra hem sizlerle hem de mimlerleyim. Bu aralar çok yoğundum. 8 Dakika beni bir hayli hatta baya bir oyalıyor. Ama az kaldı.

Bu güzel mimi Kağıttan Dünyam'dan gördüm. Asıl sahibi olan İçimdeki Yaza da uğramanızı öneririm. Buraya tıklayarak blog sayfasına gidebilirsiniz. En son Mayıs ayında bir mim yapmıştım. Ondan sonra hiç fırsat olmadı. Ama yine de mimlerinizi bekliyorum.

1) Dondurma mı meyve sorbe mi?
Aslında ikisi de güzel fakat ben oyumu dondurmaya veriyorum. Dondurma özellikle de bu cehennem sıcaklarında gelen bir yağmur gibi.

2) Kavun mu karpuz mu?
Bu da ilk soru gibi kazık bir soru. :) İkisini de çok seviyorum. Ama kavunu daha çok seviyorum.

3) Köy tatili mi deniz tatili mi?
Zaten Akdeniz bölgesinde yaşadığımdan dolayı her zaman seçimim deniz tatili. Aslında yeşili çok seven biriyim fakat yaz aylarında deniz benim için vazgeçilmez.

4) Otel mi pansiyon mu?
İkisine de kalma ihtiyacım hiçbir zaman olmadı. Zaten tatil yapacaksan otel de falan filan da yazılmaz. Eğer çok yapmak istiyorsan da iyice bir araştırmak önemli. Çünkü önüne gelen herkes bir otel açıyor şu son zamanlarda. Ben daha çok kamp tarzı şeyleri seviyorum. Zaten soğuk iklimi sevdiğim için bu soruyu hemen geçelim.

5) Deniz mi havuz mu?
Kesinlikle deniz. Havuzu çok sevmiyorum. Deniz hem eğlenceli hem de yapacak etkinlikler daha fazla bana göre. Özellikle de birbirinden farklı deniz canlılarını keşfetmek çok güzel bir şey.

6) Mayo mu bikini mi?
İkisini de kullanıyorum açıkçası. :)

7) Yüzmek mi güneşlenmek mi?
Tabi ki de yüzmek. Aslında burada yüzerken de güneşleniyorsun.

8) Sandalet mi terlik mi?
İkisi de! :)

9) Elbise mi etek mi?
İkisini de giyiniyorum. Özellikle de bu cehennem sıcaklarında tek tip şeyler giyiniyorum.

10) Yaz mı kış mı?
Kesinlikle kış. Hatta sonbahar. Çünkü o ayda benim doğum günüm! Zaten doğum günüm olduğu zamanlarda hava da serinliyor. Bir nevi hediye gibi bir şey. :)

25 Temmuz 2020 Cumartesi

Ağaç Ev Sohbetleri #48

Temmuz 25, 2020 6
Herkese yeniden merhaba. Biliyorum çok geciktim aslında. Ama bu sıralar maalesef çok yoğunum. Kusura bakmayın. Ayrıca bu haftanın Blogger Gazetesi de gelemeyecek. Ama haftaya dolu dolu içerikler geliyor.

Bu etkinlikte siz de söz sahibi olabilirsiniz. Tartışmak istediğiniz veya herhangi bir konuda farklı görüşleri merak ediyorsanız, katılın derim! Blog sayfanızın içeriği farklı olabilir ama genel ortak bir katılımla farklı görüşleri okumak, tanımadığımız blog arkadaşlarımızı veya yeni katılanları tanımak aracılığıyla bu etkinlikte tanımış olacağız. Bir nevi kalabalıktan kaçıp, bir ağaç evde toplaşıp sohbet etmek. Haftanın sonunda da konuyla ilgili içerik yazan bütün bloggerların linki Kayıp Fısıltı aracılığıyla paylaşmış olacak. Böylece bu etkinlik unutulmayacak. Şimdiden iyi okumalar...


Bu haftanın konusunu da Sade ve Derin belirledi: Günümüzdeki genç insanlar daha önceki kuşaklardaki genç insanlara oranla daha  güçlü ve etkili midirler?

Bence öyle. Kendimden örnek verecek olursam. :) Sosyal medyayı kullanmayı çok iyi biliyorlar. Siyasetçiler ne deseler bile bunu dünyanın diğer ucundan doğru mu değil mi bakıp öğreniyoruz.

Özellikle de bu konuyla ilgili detaylı yazım kelime bul sayfamda var. Onu okumanızı öneririm. Her detayıyla Z Kuşağı'nı tanıttım. Detaylı Z Kuşağı analizim buraya tık tık! Bu yazımı da kısa tutacağım. Yeniden kusura bakmayın. Haftaya dopdolu içeriklerle sizlerle olacağım. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

19 Temmuz 2020 Pazar

Blogger Gazetesi | 15. Sayı

Temmuz 19, 2020 32
Herkese yeniden merhaba! Blogger Gazetesi'nin 15. sayısı da fırından çıktı! Eğer siz de bu gazetede yer almak istiyorsanız tek yapmanız gereken bu sayının altına yorumunuzu bırakmak. Şimdiden herkese çok teşekkür ederim. Aşağıdaki linklerden bu sayıda yer alan blog sayfalarına ulaşabilirsiniz. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!








13 Temmuz 2020 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri #47

Temmuz 13, 2020 20
Herkese yeniden merhaba! Ağaç Ev Sohbetleri'nin 47. haftasına da girdik. Hızlı geçiyor günler ya...

Bu etkinlikte siz de söz sahibi olabilirsiniz. Tartışmak istediğiniz veya herhangi bir konuda farklı görüşleri merak ediyorsanız, katılın derim! Blog sayfanızın içeriği farklı olabilir ama genel ortak bir katılımla farklı görüşleri okumak, tanımadığımız blog arkadaşlarımızı veya yeni katılanları tanımak aracılığıyla bu etkinlikte tanımış olacağız. Bir nevi kalabalıktan kaçıp, bir ağaç evde toplaşıp sohbet etmek. Haftanın sonunda da konuyla ilgili içerik yazan bütün bloggerların linki Kayıp Fısıltı aracılığıyla paylaşmış olacak. Böylece bu etkinlik unutulmayacak. Şimdiden iyi okumalar...

Bu haftanın konusunu da ben belirledim: ; Yaz ayların nasıl geçiyor? Sıkıcı mı? Corona ile tatil nasıl?

Benim açından güzel geçiyor. Güneş, kum, deniz üçlemesi var bende. Tabi Akdeniz'in o güzel havasında yaşadığımızdan dolayı bizim için her gün tatil! :) Tabi Corona yüzünden pek çok kişinin tatil planları suya düştü. Ama gerçekten bu durum her açıdan negatife yol açtı. Özellikle de küçük esnaflar çok zor günler geçiyor. Peki sizlerin nasıl geçiyor?

Yorumlar bölümünden yazın. Kusura bakmayın ben bu yazımı kısa tutacağım. Şu günlerde çok yoğunum ve zaman buldukça sizlerle buluşabiliyorum. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!

12 Temmuz 2020 Pazar

Blogger Gazetesi | 14. Sayı

Temmuz 12, 2020 12
Herkese yeniden merhaba. Evet bu hafta aktif olamadım. Fakat Blogger Gazetesi'ni asla geçiştirmem! Sizlerin de desteğiyle 14. haftayı da tamamlamış oluyoruz. Eğer siz de bu gazetede yer almak istiyorsanız tek yapmanız gereken bu sayının altına yorumunuzu bırakmak. Şimdiden herkese çok teşekkür ederim. Aşağıdaki linklerden bu sayıda yer alan blog sayfalarına ulaşabilirsiniz. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!


Yeni Ayın İlk Günü | Temmuz 2020

%0 Söz %100 Duygu

Çatıda Uyumak

Bir Gün Dört Mevsim

Everglow

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri #46

Temmuz 06, 2020 20
Herkese yeniden merhaba! Ağaç Ev Sohbetleri 46. haftada yine çok güzel konularla devam ediyor. Bu kez de konu benden olsun dedim!

Bu etkinlikte siz de söz sahibi olabilirsiniz. Tartışmak istediğiniz veya herhangi bir konuda farklı görüşleri merak ediyorsanız, katılın derim! Blog sayfanızın içeriği farklı olabilir ama genel ortak bir katılımla farklı görüşleri okumak, tanımadığımız blog arkadaşlarımızı veya yeni katılanları tanımak aracılığıyla bu etkinlikte tanımış olacağız. Bir nevi kalabalıktan kaçıp, bir ağaç evde toplaşıp sohbet etmek. Haftanın sonunda da konuyla ilgili içerik yazan bütün bloggerların linki Kayıp Fısıltı aracılığıyla paylaşmış olacak. Böylece bu etkinlik unutulmayacak. Şimdiden iyi okumalar...

Bu haftanın konusu da benden geldi: K-Pop hakkında neler düşünüyorsunuz? Dinlediğiniz herhangi bir grup var mı?  Peki favori bir şarkınız da var mı? Özellikle de ülkemizdeki K-Pop ön yargısını nasıl buluyorsunuz?

Evet bu haftada biraz müzik üzerine konuşalım dedim. Belki takip edenler biliyordur K-Pop çok iyi çıkış yapan bir müzik kültürü diyebilirim. Kore'nin pop müziği Amerika'nın pop müziğine açık ara farkla geçiyor da. Peki bunu nasıl yapıyorlar? İlk olarak Kore'ye bakmanızı öneririm. 2009 yılında Kore büyük bir ekonomi krizinin içerisindeydi. Ben en çok Korelilerin bu özelliğine aşığım. O da şu battığı yerden çıkmayı çok iyi biliyorlar. Bunun en büyük örneği de K-Pop. Yatırım yaparak çok büyük bir şeye kapı açtılar. Bence yatırımlar yapmak da çok zor. Çünkü iyi mi olacak kötü mi tam kestirilemiyor. Sonuçta her oyun kazanılamaz.

Dinlediğim pek çok grup var. Özellikle de Aleyna'nın sayesinde onları keşfediyorum. Bir Garip Korefan'dan K-Pop hakkında her şeyi de bulabilirsiniz. Daha yeni açtı fakat yazılarını her zaman dört gözle bekliyorum. Dinlediğim gruplar şunlar; Blackpink, BTS, Stray Kids... Aralarından EXO'nun sadece Love Shot'ı dinledim. O da efsaneydi doğrusu. Blackpink zaten... BTS ise seviyorum şarkılarını. Çok yaratıcı ve önemli sözleriyle şarkılar yazıyorlar. Stray Kids'i de yeni keşfettim. God's Menu şarkısıyla tanıdım onları. Efsane bir şarkı. Şu an favori şarkım da diyebilirim. Kesinlikle dinleyin. Şu anlık K-Pop ile ilgileniyorum. Soranlar oluyor K-Drama izliyor musun diye. Daha yeni yeni başladığım için onlara daha gelemedim. Ama kesinlikle izlemek istiyorum.

Ayrıca K-Pop grupları pek çok rekora da birlikte koşuyor. İlk on sıralamasında onları görebilirsiniz. Ben en çok K-Pop'ın şu yönünü seviyorum. Bütün grupların hem farklı bir tarzı hem de her albümde farklı bir ortama davet gönderiyorlar. Gerçekten inanılmaz! İlk başta onları dinlerken bu kim şu kim diyorsunuz ama zaman geçtikçe alışıyorsunuz. Her yeni albümde farklı bir evrendeymiş gibi. Efsane! Yani tekdüze değiller. İşte bu özelliklerinden dolayı da çok dinleniyorlar.

Bu haftanın konusuna da şöyle karar verdim. Twitter'da bir hashtag gördüm; ''K-Pop Yasaklansın'' diye. Gerçekten anlamıyorum. Özellikle de ülkemizin insanları çok ön yargılı. Youtube'da da şimdi trend oldu; ''İlk Kez K-Pop Dinliyorum!'' olur tabi. İzleyenlerin çoğu diyor ki ben neden önceden izlemedim. Çünkü ön yargı. Bu da en çok ülkemizde var. Yok çocuklara intihara sürüklüyormuş yok artı on sekiz içeriklermiş... Boş, saçma haberler. Özellikle de hangi kanallarının yaptığı da biliniyor zaten. :)

Şöyle ki ister dinlersin ister dinlemezsin. Sana kalmış. Belki sana hitap eder belki etmez. Ama asla bu bir kine ya da ön yargıya dönüşmemeli. Kendinize çok iyi bakın, müzikle kalın!

5 Temmuz 2020 Pazar

Blogger Gazetesi | 13. Sayı

Temmuz 05, 2020 10
Herkese yeniden merhaba! Blogger Gazetesi'nin 13. sayısı da fırından çıktı. Yine birbirinden özel bloglarla bu haftayı da doldurduk. Eğer siz de bu gazetede yer almak istiyorsanız tek yapmanız gereken bu sayının altına yorumunuzu bırakmak. Şimdiden herkese çok teşekkür ederim. Aşağıdaki linklerden bu sayıda yer alan blog sayfalarına ulaşabilirsiniz. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın!








2 Temmuz 2020 Perşembe

Yusuf Ziya Koç İle Röportaj Saati

Temmuz 02, 2020 14
Herkese yeniden merhaba! Bugün sizlere Yusuf Ziya Koç ile yaptığımız röportajımı paylaşacağım. Bu benim blog üzerinden ilk röportajım olacak. Kendisi yorucu bir üniversite sınavının ardından en çok sorulan soruları, sınav sistemini, önümüzdeki sene sınava girecek öğrencilere tavsiyeler hakkında sorduğum soruları yanıtladı. Kendisine tekrardan çok teşekkür ederim. Ayrıca okulda da eserlerini gördüğüm ve her birine hayranlıkla baktığım, katıldığı her yarışmada derece kazanan bir ressamımız. Aşağıda onun yaptığı şaheserleri görebilirsiniz. Kendisine hayatında başarılar dilerim. Umarın herkes istediği üniversiteyi ve bölümü kazanır. İyi Okumalar!

1) İlk başta kendini bize tanıtır mısın?
Ben polyglot (dil bilimci) olmaya çalışan ve bir yandan resim, müzik ve güzel sanatlarla kendini geliştirmeye çalışan meraklı, YKS sınavına girmiş bir öğrenciyim. 😀

2) Bu yıl yorucu bir sınav sürecinden geçtin. Peki bu döneme nasıl hazırlandın?
Öncelikle kesin bir hedef koydum (mümkün ve gerçekçi bir hedef 🎯) ardından haftalık planlamalar yaptım. Çünkü her hafta aynı sistem üzerinden ilerlemek zor ve eksik yanları oluyor.🙈🙊🙉 Sonrada günlük Türkçe denemesi çözdüm her gün en az 40 paragrafla güne başladım. Sonra 1-3-5-7 kuralıyla ezberlemiş olduğum bilgileri tekrarladım. (1-3-5-7 kuralı = bu kural bazı çok dil bilenlerin kullandığı bir metot, bu metotta 1.gün öğrenilen bilgi 3.gün tekrarı yapılır ve 5.gün ve 7.gün de tekrar günleri olur) Çoğu öğrenci kendisindeki eksik konuların ne olduğunu bilemiyor çünkü deneme sınavı yapıp oradaki eksiklerine dikkat etmiyor maalesef. Ben ise her denemede yanlış yapmış olduğum sorunun konusunu açıp tekrardan o konuyu öğreniyordum ve böylelikle konular zihnimde daha kalıcı hale gelerek netlerimi yükselti.

3) Sınavla ilgili düşüncelerin neler? Sınav hangi zorluktaydı? Sınavda uygulandığın bir taktik var mıydı?
Bu yılki sınav tarzı hepimiz için sürpriz oldu ve çok şaşırdık! Sınav biraz alakasız konular üzerinden paragraf oluşturularak verildi ve sanki TYT Türkçe soruları felsefe sorusuymuş gibi soruldu (felsefe bile daha kolaydı 😅) matematik beklediğimiz tarzdan gelmedi ve bir çok öğrenci için eleyici bir sınav oldu. Evet sınavda uygulamış olduğum bir sistem var ; önce en iyi olduğum dersten başladım (çünkü sınavda ilk 15 dk içinde konsantrasyon ve adapte olma süreci olduğu için yanlış çözme ihtimali yüksek olur ve bu yüzden en iyi olduğunuz alandan başlayın) ben coğrafya ile başladım sonra felsefe ve din ardından tarih sosyal bilgiler alanı 15 dakika çözülüyor. Sonra da Türkçeye geçtim ama ilk dil bilgisi sorularını çözdüm ardından 40. sorudan başlayıp 1. Soruya kadar cevapladım. Sonra Fen'e geçtim ve sırasıyla fizik, kimya ve biyoloji çözdüm. Artık sadece matematik kalmıştı ve geri kalan tüm zamanımı buna ayırabildim ve önce geometri ve oran sorularını çözdüm sonra fonksiyonel sorulara geçtim.

4) COVID-19 virüsü çalışmanızı nasıl etkiledi? İyi yönde mi yoksa kötü yönde mi?
Covid-19 virüsü biz öğrencileri hem olumlu hem de olumsuz etkiledi. Olumsuz tarafı: Çözemediğimiz matematik ve fizik gibi soruları sorup öğrenebileceğimiz öğretmenlerle temas kuramadık, ev ortamında ders çalışmaya ve test çözmeye alışınca farklı ortamlarda ve sınıfta test çözerken çevre psikolojisi etki ederek odaklanmamızı kısmen engelledi. Olumlu tarafı: tüm gün ders çalışma imkanı kazandık. Çünkü okula giderken yol zaman alıyordu ve her saat farklı dersleri alarak bir derste öğrenilen bilgi anlık bilgiye dönüşüyordu ama evde istediğim programı kurunca daha verimli ve etkin bir öğrenme yaşadım.

5) TYT mi AYT mi daha zorlayıcıydı? Ya da hangisine daha çok çalıştın?
TYT daha zordu çünkü bu yıl çok farklı bir bakış açısıyla soruları değerlendirdiler ve alışık olmadığımız bir şekille karşılaştık, TYT'ye 6 ay verdim AYT ye ise sadece 3 ay verdim ve AYT daha kolay ve anlaşılırdı.

6) Hangi kaynağı daha çok kullandın? Ya da hangi yayıncılıkların kitaplarını önerirsin?
Kesin bir kaynak önermek imkansız ama güncel sorular soran yayıncıları seçin ve kendinize en uygun olanı seçin çünkü hangi yayın olursa olsun sizin tam olarak nasıl bir öğrenme tarzınıza sahip olduğunuzu bilemez çünkü insanların öğrenme şekli parmak izi kadar farklıdır.

7) Umarım herkes istediği üniversiteyi kazanır. Peki sen hangi üniversiteyi ve bölümü düşünüyorsun?
Ben kendimi entelektüel olarak yetiştirdim. Eğitim fakültesine gidip sınıf öğretmenliği ve çift anadal alarak resim öğretmenliği okuyacağım. Açıktan Almanca ve Coğrafya öğretmenliği okuyacağım.

8) Peki gelecek yıl sınava girecek öğrencilere neler tavsiye edersin?
Kesin bir kaynak önermek imkansız ama güncel sorular soran yayıncıları seçin ve kendinize en uygun olanı. Çünkü hangi yayın olursa olsun sizin tam olarak nasıl bir öğrenme tarzınıza sahip olduğunuzu bilemez. Çünkü insanların öğrenme şekli parmak izi kadar farklıdır.

9)Ayrıca bu sınav sistemini doğru buluyor musun? Sonuçta bir kere girme hakkın var. Düşüncelerin neler?
Hayır bu sınav sistemini hiç sevmiyorum çünkü herkesi tek bir ölçütle değerlendiriyorlar, yetenek ve zeka ikinci plana atlıyor.

10) Peki sen bu sistemi nasıl değiştirirdin?
Sevgili tarihçimiz İlber Ortaylı'nın dediği gibi; ''Bırakın şu ıvır zıvır sınavları öğrencilere lise sonda yapılan sınav yerine lise birden itibaren yıl sonu notlarını değerlendirerek onları daha planlı ve hedefleri doğrultusunda gidecek bir sistem yapın!'' Zaten çoğu gelişmiş ülkede eğitim sistemi bu,diyor sevgili İlber Ortaylı.

11) Liseyi özleyecek misin? Ya da unutamadığın bir lise anını bizlere anlatabilir misin?
Evet özleyeceğim çünkü çıkan salgın ile mezun olamadan mezun olduk. Çoğu öğretmenimle vedalaşacak vakit bile bulamadım, unutamadığım bir lise anım var birincisi; ben 9. sınıftayken veli toplantısı yapılmıştı ama bir tek benim velim gelmemişti ve sadece bir kişi bana "neden velin gelmedi?" dedi ve o an benim için bir dönemeç oldu. Çünkü ortaokuldan beri ilk defa birisi benimle daha sıcak kanlı ve samimi konuşmuştu, ilk defa okulun sadece bir eğitim kurumu veya bizlerden sadece yüksek notlar bekleyen bir kurum olmadığının farkına varmışım, bu kişi sevgili Coğrafya öğretmenimizdi. O günden sonra kendimi bir çok alanda geliştirdim; üçüncü yabancı dil, resim, felsefe, coğrafya ve biyoloji. İkinci anım ise; 21.03.2019 tarihinde yapılan nevruz kutlamasıydı o gün herkes mutlu ve keyifliydi, ben ise yapılan tüm gösterilerde kameramanlık yaptığım için o anı daha etkili ve unutulmaz yaşamıştım keşke bu yılda nevruz yapılsaydı... Ne yazık ki tüm yıl planladığım tüm hayaller yıkıldı.