29 Aralık 2018 Cumartesi

Yeni Yılımız Kutlu Olsun!

Aralık 29, 2018 6
Sizlerle 1.5 yıldır beraberim ve bu blogu açtığım için çok şanslıyım. Sizlerle iletişime geçmek benim için büyük bir zevk... Küçücük bir blog sayfasından geniş bir kitleye ulaşmak inanılmaz bir şey. Ayrıca yorumlarınız için sizlere çok teşekkür ederim. Özellikle Deeptone ' a...

Sevgi bestesinin melodilerini yüreğinizde hissedeceğiniz, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin ve gülücüklerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk, başarı, barış ve huzur dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle. Neşe dolu bir yıl geçirin. Mutlu yıllar...

23 Aralık 2018 Pazar

2019'da Zinciri Kırma!

Aralık 23, 2018 31
2 yıldır yapmış olduğum ''Zinciri Kırma'' etkinliğini sizlerle paylaşmak istiyorum...

Tam olarak 2 yıl önce YouTube'da gezinirken Barış Özcan adlı bir YouTube kanalına rast gelmiştim. O günden bu güne kadar takip ettiğim bir kanaldır. Barış Özcan diğer YouTube kanallarından kesinlikle çok farklı. Videoları bilgilendirici ve bittiği zamanda 'Vayy...'' dediğiniz bir türden. Takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim... 

Bir gün yine Barış Özcan'ın videolarını izlerken ''Zinciri Kırma!'' adında bir videosuna denk geldim. Başlık çok ilgimi çekti ve videoyu baştan sona kadar izledim. Video bittikten sonra da yazıcıdan hemen çıkarttım. Hedefimi de ''Her Gün Kitap Okuyacağım!'' olarak yazdım ve odamın bir köşesine astım. Birkaç hafta geçti ve ben kitaplarımı çok hızlı bir şekilde bitirmeye başladım. Baktım ki işe yarıyor, arkadaşlarıma söyledim. Onlar da yaparak kitap okuma alışkanlıklarını arttırdıklarını ve kitapların daha seri bir şekilde bitirdiklerini dile getirdiler. Ve benim de 2 yıldır yaptığım Zinciri Kırma serüveni böyle devam etti...

Ben, okuduğum günleri çarpı atarak, okumadığım günleri de boyarak devam ettim. Tabi ki bu günlerde okumadığım zamanlarda oldu. Ama hiç pes etmenden devam ettim. Zaten bunun amacı da o. Pes etmemek... Pes edersen kaybedersin. Bu etkinliği yaparken de sabırlı olmayı ve disiplinli olmayı da öğreniyorsun. Çünkü her zaman duvarında onu görüyorsun. Sen istersen başka hedefler de koyabilirsin. Her gün değil de her hafta veya her ay gibi... O sana kalmış. Ama bu etkinliği kesinlikle denemeni tavsiye ederim.

2002 yılında yapılan bir araştırmada yılın başında alınan kararlar, yılın başka bir zamanında alınan kararlara göre 10 kat daha fazla uygulanıyormuş. İşte bu yüzden sen de katıl. Bu yıl, yeni yılın doğum günü senin de doğum günün olsun... 

Takvimlere buradan ulaşabilirsiniz!


20 Aralık 2018 Perşembe

Son 48 Saat | Simon Kernick

Aralık 20, 2018 8
Kızını Kurtarmak İçin Ne Kadar İleri Gidebilirsin?
Biliyorsunuz ki gerilim ve cinayet kitaplarını okumayı çok seviyorum. Bu kitabı da arkadaşımın önerisiyle paylaşıyorum. Siz de kitap önerilerinizi yorumlar kısmına yazabilirsiniz, iyi okumalar...

“KIZIN ELİMİZDE” Akşam olmuş, geç saatte işten dönmüşsün ve ev karanlıklar içinde. İçeri adım atıyorsun ve telefon çalıyor. Cevap veriyorsun ve dünyan alt üst oluyor. On dört yaşındaki kızın kaçırılmış ve onu kaçıranlar yarım milyon sterlin istiyorlar. Parayı toparlaman için sana 48 saat veriyorlar. Eğer polisi ararsan kızın ölecek. Çaresiz bir şekilde sakin kalmaya çalışırken kocanın –iki yıl önce evlendiğin adamın- da kaybolduğunu fark ediyorsun. Ama o, kızının kaçırılmasına karışmış olamaz. Yoksa olabilir mi? Bu kâbus devam ederken sadece iki şeyden eminsin; kızını canlı bir şekilde geri getirmek için her şeyi yapabileceğinden ve zamanın tükendiğinden... 


Simon Kernick ayağını gazdan hiç çekmeden yazıyor. Sıkı tutunun!  Harlan Coben.


15 Aralık 2018 Cumartesi

Çünkü Biz Karıncayız | Shaun David Hutchinson

Aralık 15, 2018 2
Herkese Yeniden Merhaba... Okuyacak kitaplarınız bittiyse ve biraz merak uyandırıcı bir kitap okumak istiyorsanız Çünkü Biz Karıncayız tam size göre bir kitap! Kapak tasarımından, konusundan sizi hemen sürükleyecektir. Eğer bu kitabı okumak istiyorsanız bu yazımı okumanızı tavsiye ederim...

Henry Denton’ın bildiği bazı şeyler vardı. Fakat bazı şeyleri de bil­miyordu...


Henry, annesinin aileyi bir arada tutmak için çabaladığını ve bu­nunla baş etmek için sigara ardına sigara yaktığını biliyordu. Abisinin üniversiteyi bıraktığını ve hamile bir kız arkadaşı olduğunu biliyordu. Anneannesini yavaş yavaş Alzheimer’a kaybettiğini biliyordu ve erkek arkadaşının geçen sene intihar ettiğini de...

Bilmediği şey ise, uzaylıların onu on üç yaşındayken neden kaçır­dığıydı. Neden hâlâ onu kaçırıp gemilerine götürdüklerini de bilmi­yordu. Dünyanın sonunun neden geldiğini veya uzaylıların ona neden büyük, kırmızı bir düğmeye basarak bunu durdurması için bir fırsat tanıdıklarını da bilmiyordu. Fakat durum böyleydi ve karar vermesi için 144 günü kalmıştı.
Soru, Henry’nin dünyayı kurtarılmaya değer bulup bulmadığıydı. En azından gizemli bir geçmişi olan Diego Vega ile tanışana kadar öy­leydi. Diego, Henry’ye bildiği her şeyi, evrendeki yerini ve bütün bun­ların bir anlamı olup olmadığını sorgulatıyordu. Fakat Henry dünyayı kurtarmadan önce kendisini kurtarmanın bir yolunu bulmalıy­dı ve uzaylılar ona bunun için bir düğme vermemişlerdi.


7 Aralık 2018 Cuma

Çırak | Tess Gerritsen

Aralık 07, 2018 6

Yeniden Merhaba... Bu sıralar Tess Gerritsen'ın kitaplarına bağlanmış durumdayım! 

Bu hafta yeni bitirmiş olduğum kitabı Cerrah, inanılmazdı. Yazın da Gece Nöbeti adlı kitabı ile Tess Gerritsen'i tanımıştım. Son yıllarda okumuş olduğum en sürekleyici cinayet kitabı... Olayın kurgusu, kahramanlar öyle bir sürükleyici bir şekilde ilerliyor ki kitabın bitmemesini istiyorsunuz. Kısacası yazılmaz yaşanır... 

Cerrah Geri Dönüyor... Ve Bu Kez Yalnız Değil...

Boston dedektifi Jane Rizzoli, Cerrahın elinden yeni kurtulmuş, kâbuslarının sona erdiğini düşünmeye başlamıştır ki, yeni ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşmek zorunda kalır. Ancak bu yeni katilin yöntemlerinin Cerrah ile olan benzerliği ürkütücüdür. Davayla ilgili herkesten daha çok şey bilen gizemli bir FBI ajanının ortaya çıkışı Rizzoli'nin işini kolaylaştırmaktan çok daha da zorlaştıracaktır. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı ortağının yardımı olmadan tek başına savaşmak zorunda olan dedektif, korkularıyla ve kâbuslarıyla yüzleşip Cerrah' a ve "çırağına" meydan okumaya hazırlanmaktadır. İyi Okumalar... 


4 Aralık 2018 Salı

Veri Güvenliği

Aralık 04, 2018 23
Yeniden Merhaba Sevgili Okurlarım... Öncelikle bu makale için babama çok teşekkür ederim...😘
Bu makale de ilginizi baya çekecek. İyi Okumalar...

Sokaktan çevirdiğiniz herhangi birine Google’ın, Twitter’ın, Facebook’un ya da Instagram'ın neden ücretsiz olduğunu sorun. Çoğu kişi cevabı tam bilemese de reklam için diyecektir. Cevap doğru olsa da, olay boş bir alanda reklam göstermek kadar basit değil, keşke öyle olsaydı...

  
1) Adam, mağazadan kızına gönderilen broşürler ve hediye kuponlarıyla adeta deliye dönmüştü, çünkü gelen şeyler hamilelikle ilgiliydi. Oysa kızı daha liseye gidiyordu, değil hamile olması, mağazanın bu ürünleriyle ilgilenmesi bile imkansızdı. Soluğu doğruca mağazada aldı .



2) Mağaza müdürünü bulup, "kızımı hamileliğe mi teşvik ediyorsunuz, o daha liseye gidiyor" diye bağırdı ve ortalığı birbirine katarak evine döndü. Ancak bir kaç gün sonra aynı müdürü arayıp, “kızım hamileymiş, size bir özür borçluyum” demek zorunda kalmıştı.



3) Peki ama mağaza, kızın sadece kendisinin bildiği bu özel bilgiye nasıl ulaşmıştı? Bu sorunun cevabı, çoğu kişi tarafından bilinmeyen, ancak büyük bir sektör haline gelmiş olan gözetleme ekonomisinde yatıyor. Mağaza, müşteri profillerini çıkarmak için özel analizler yapıyordu



4) Bu analizlerden biri de hamilelik tahmin algoritmasıydı. Algoritma, hamile kadınların, özellikle hamileliğin ikinci üç ayından itibaren magnezyum ve çinko içerikli vitamin ürünlerini aldığını, kokusuz losyonlar tercih ettiğini belirlemişti.

5) Bu bilgileri kredi kartı bilgileriyle eşleştiren algoritma, bir kadının hamile olup olmadığını yüksek bir oranla belirleyebiliyordu.Kızın hamile olduğunu da bu şekilde belirlemişti. Amerika’daki Target isimli bu mağaza 2013’de hacklendi ve 110 milyon müşterisinin verisi çalındı



6Kapısına bırakılan satış broşüründeki notu gören Mike’ın canı oldukça sıkılmıştı, çünkü üzerinde “Mike Seay, kızı trafik kazasında öldü” yazıyordu. Kızı gerçekten de geçen yıl geçirdiği bir trafik kazası sonucu genç yaşta ölmüştü. Ancak firma bunu nasıl bilebilirdi?



7) Oysa, ofis malzemeleri satan o firmaya sadece bir defa gitmiş ve yazıcısı için kağıt almıştı. Firmayı arayıp şikayet ettiğinde, yetkili durumu inkar etti. Ancak olay medyaya taşınınca, firma bizden kaynaklanmayan bir nedenle oluşan bu hatadan dolayı özür dileriz demekle yetindi



8) Acxiom, Epsilon, RapLeaf, Flurry, BlueKai... Bunlar muhtemelen çoğunuzun ismini duymadığı şirketler. Yüz milyarlarca dolarlık gözetleme sektörünün arkasındaki bu veri simsarlarının yaptığı iş, verilerimizi toplamak, analiz etmek ve reklamcılara ya da pazarlamacılara satmak



9) Hangi verileri topluyorlar derseniz, bir kişiye dair ulaşabildikleri ne kadar veri varsa hepsini. Bu verileri kişilerin online aktivitelerinden bankalara, kredi kartı hareketlerinden kullandıkları mobil operatörlere ya da üye oldukları yerlere kadar pek çok yerden topluyorlar.

10) Bu firmalardan mesela Acxiom’un arşivinde, tüm dünyadan 700 milyondan fazla kişinin bilgisi var ve her kişiye 13 haneli bir kod atanmış durumda. Bu kodlar, her biri farklı bir profil içeren 70 kümeden birine atanıyor ve kişi o profille tanımlanıyor (bilim kurgu filmi gibi?)



11) Mesela 56 nolu kümedekiler; “30-35 yaş aralığında, üniversite mezunu, boşanmış, 1 ya da 2 çocuğu olan, orta düzey geliri olan, kirada oturan erkekler” gibi. Firma bu bilgileri olduğu gibi satabiliyor ya da kategoriyi daha da daraltmak için başka bir firmaya verebiliyor.



12) Bu durumda diğer firma, aldığı bilgilere ek olarak; “kamuda çalışanlar”, “babası sağ olanlar”,  “şu lokasyonda oturanlar” ya da “alkole düşkün olanlar” gibi daha da detaya inebiliyor. Bazı firmalarsa bu kümelerle ilgili çok daha derin detaylara ve özel bilgilere inebiliyor



13) Mesela “kanser hastası olanlar”, “HIV virüsü taşıyanlar”, “X ameliyatı olanlar” ya da “cinsel saldırıya uğrayanlar” gibi. Büyük veri simsarlarından MEDBASE200 isimli şirket, bu bilgileri çok ucuz bir fiyata (1000 kişi için 79$) isteyen ilaç firmalarına satıyor.



14) Veri simsarlarının topladığı veriler pek çok amaç için kullanılabiliyor. Bunlardan gün yüzüne çıkan en meşhur örnek, çoğu kişinin en azından kısmen bildiği Facebook-Cambridge Analytica (CA) skandalı. CA da veri simsarlarından veriyi alıp işleyen şirketlerden biri



15) Olayı kısaca hatırlatalım. Son Amerika seçimlerinde, Trump lehine çalışan CA firması, milyonlarca Amerikalı seçmeni, yukarıdaki gibi profillere ayırmış ve her bir profile, Facebook’da gösterilmek üzere özel içerikli gösterimler hazırlamıştı.



16) Mesela beyazların olduğu profil grubuna, Meksikalı göçmenlerin karıştığı bir olay gösteriliyor, ardından Trump’ın göçmen karşıtı vaatleri ekrana getiriliyordu. İşsiz gençlerin olduğu gruba ise Trump’ın ekonomi vaatleri ve gençlere yönelik sözleri hatırlatılıyordu



17) Veri simsarlarının topladığı verilerin önemli bir kısmı, bedava diye düşünüp telefona kurduğumuz uygulamalardan geliyor. Mesela Angry Birds, Candy Crush, Fruit Ninja gibi ücretsiz popüler oyunlar neden sizden lokasyona ve temel bilgilere erişim izni ister?



18) Milyonlarca kişinin oynadığı bu oyunları yazan firmalar, nasıl para kazanıyor? Borsadan mı 🙂 Ya da neden Google, yıllarca üzerinde çalıştığı onlarca uygulamayı hiç para almadan herkese bedava dağıtıyor? Peki ya Twitter, Facebook, Instagram, Snapchat ve diğer uygulamalar?



19) Facebook’un, hiçbir geliri olmayan Instagram’ı, 2012 yılında 1 milyar $ gibi oldukça yüksek bir ücret ödeyerek satın almasının nedeni neydi? Instagram’ın doğa üstü güçlere sahip(!) toplam 13 çalışanı mı, yoksa çok süper (!) bir resim paylaşma uygulaması mı?



20) Bu soruların cevabı aslında açık: Ürün onlar değil, sizsiniz. Firmalar geliştirdiği uygulamalardan değil, onları kullanan insanlardan para kazanıyor. 2018 Verilerine göre, Twitter’da bir kişinin değeri 48$, Facebook’da 253$, Google’da 359$, Amazon’da ise 1793$ ediyor.



21) Bir firmanın envanterinde, ne kadar çok kullanıcı varsa, o kadar çok veri var demektir. Bizlerin kişisel verileri de, firmalar için tekrar tekrar satılacak reklam kaynağı demektir. Bizim paylaştığımız verileri satararak, Google dünyanın en büyük 2.firması haline geldi



22) ”Facebook kullanmıyorum, kapattım ya da gizlilik ayarlarımı en üst düzeye getirdim” diyerek kendinizi rahatlatan bir açıklama yapabilirsiniz ancak bilmediğiniz bir şey var: Facebook, hesabınız olmasa bile reklam ortakları sayesinde sizi izliyor



23) Girdiğiniz bir sitede, Facebook’un o meşhur “beğen” tuşunun olması yeterli, hesabınızın olup olmaması, o tuşa basıp basmamanız önemli değil, kayıt altındasınız. Hatta o sitede “beğen” tuşu da olmayabilir, veri simsarları vasıtasıyla ne yaptığınızı yine takip ediyor.



24) Benzer şekilde Google’ın Gmail’ini de kullanmıyorum diyebilirsiniz, ancak yine bir şey fark etmiyor. Eğer Gmail hesabı olan birine mail attıysanız, bu Google’ın sizin hesabınızı mercek altına alması için yeterli, çünkü Gmail lisans anlaşmasına göre Google’ın buna hakkı var.



25) Google, hem kendi ürünleri (Gmail, Google Docs, Google Drive, Haritalar), hem satın aldığı firmalar (Youtube gibi), hem de veri simsarları vasıtasıyla bizi bizden daha iyi tanıyor. Google’ın CEO’su şöyle demişti: "Şu an nerede olduğunuzu ve az çok ne düşündüğünüzü biliyoruz"



26) Google ve Facebook, bu sektörün en büyük oyuncuları ancak bizi gözetleyerek verilerimizi alan, analiz ederek ya da etmeyerek satan Twitter, Linkedln, Pinterest, Snapchat ve Foursquare gibi irili ufaklı binlerce firma var daha var.



27) Bu firmalara, “konum” bilgisine erişmek için izin vermek bile çok şey ifade ediyor. Çünkü konum bilgisi sayesinde sadece bugün nerede olduğunuzu bilmiyorlar, 1 ay önce nerede olduğunuzu da biliyorlar, daha da önemlisi yarın nerede olacağınızı da biliyorlar



28) Sadece bu kadar mı? Kişinin daha önce gitmediği halde, birden rakip firmanın binasına gitmesi ve ilerleyen günlerde o firmadan birileriyle bir kafede olması, iş değişikliği hakkında o firmalara çok şey söyler.



29) Bir kadının, kadın doğum uzmanına gitmesi, reklamcılar için standart bir konum verisidir. Ancak sonraki süreçte o kadının, bebek ürünleri satan mağazaları ziyaret etmesi, reklamcılar açısından değerli bir veridir, çünkü artık dikkatlerini hamilelik üzerine yoğunlaştırırlar.



30) Tüm bu olanların nedeni, bedava diye bize sunulan uygulamalar, bir şey olmaz diye internete bıraktığımız bilgiler ve buralarda paylaştığımız bilgiler... Ve tüm bu olanlardan şikayet etmeye hakkımız yok, çünkü daha en başta “Hükümleri ve koşulları okudum, kabul ediyorum” dedik



31) Bizler sanal dünya için kullanıcı değil, ürünün kendisiyiz. Ve bize dair bu verileri kullanmak isteyenler sadece reklam firmaları değil, kötü niyetli kişiler, hackerlar ya da organizasyonlar da var. Bu nedenle, şunu hiçbir zaman unutmayın: Hayattaki en pahalı şeyler bedavadır



32) Son olarak, konu hakkında detaylı okuma yapmak isteyenler için kaynaklar(bu floodun da kaynakları):
-Geleceğin Suçları
-Data and Goliath
-Dragnet Surveillance Nation: How Data Brokers Sold Out America



Biraz uzun oldu, kusura bakmayın... 

28 Kasım 2018 Çarşamba

Seni Kitapsever Yapan İlk Kitap Hangisi?

Kasım 28, 2018 30
Yeniden merhaba... Bazı günler de soru cevap üzerine yazılar paylaşıyor olacağım. 😊

Başlıkta da yazdığı gibi ''Seni Kitapsever Yapan İlk Kitap Hangisi?'' sorusunu cevaplarınızı merakla bekliyorum. Herkes bilir ilk okuduğu ve bitirdiği kitaplarını... Okuma hevesinizi ortaya çıkaran o eşsiz kitap...

Yorumlarınızı yazarken eşsiz kitabınızla ilgili görüşlerinizi de yazarsanız çok mutlu olurum. Bana en çok gelen sorulardan biri de okuma alışkanlığını nasıl kazanabilirim sorularıdır. Bu yüzden böyle bir etkinlik yapmaya karar verdim. İnanıyorum ki sizin değerli yorumlarınız diğer okuyucularımıza da katkı sağlamış olacaktır. Yorumladığınız kitapları da gün geçtikçe blog sayfamda yorumlarınızla birlikte paylaşmış olacağım. Şimdiden herkese iyi okumalar... 😉

16 Kasım 2018 Cuma

Ters Düz | Mert Ofluoğlu

Kasım 16, 2018 8
Biliyorsunuz ki kendisini yaptığım kitaplık yarışmasında tanıdım... Kendisine tekrardan bu yarışmaya katıldığı için çok teşekkür ederim. O yazımında da belirttiğim gibi kendi kitabı olan Ters Düz' ü tanıtma vakti geldi...

Kitabı maalesef okuyamadığım için onun blog sayfasında yer alan ve bazı blog sayfalarında yorumlar da katarak bu yazımızı tamamlayacağız.  

Trabzon'un Bozbalık Köyü'nde doğan Ece Duman'ın çocukluğu, annesi onu doğururken öldüğü ve babası başka bir kadınla evlendiği için çok kötü geçmiştir. Ece on yaşına geldiğinde, üvey annesinin hamile olduğunu öğrenir ve İstanbul'daki teyzesinin yanına taşınır. Şimdi yirmi sekiz yaşında, yakında yeni kitabını çıkaracak olan tanınmış bir yazardır. Eski hayatını tamamen geride bırakmayı başarmıştır ve hiçbir şeyin bunu bozmasına izin vermez. Ta ki, yıllardan beri hiç iletişim kurmadığı babasının kaybolduğunu öğrenene dek. Artık herkesten, kendisinden bile sakladığı geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. 

Ece, on sekiz yıl sonra Bozbalık'a geri döner. Köyde hiçbir şeyin bıraktığı gibi kalmadığını, her şeyin zaman içinde değişmiş olduğunu görür. O zamana dek varlıklarından bile haberdar olmadığı üvey kardeşleriyle tanışır. Kendini bir anda karmaşık bir ilişkiler ağının, karanlıkta gizlenen sırların, baş etmesi zor bir aşk ikileminin içinde bulur. Ve karşılaştığı her imkânsızlığa rağmen, babasına ne olduğunu bulmaya kararlıdır. Ucunda ölüm bile olsa…

Genç yazar Mert Ofluoğlu, Bozbalık Serisi'nin ilk kitabı olan Ters Düz'de, okurlarını sırlarla örülü Bozbalık Köyü'ne davet ediyor. Aşk, gizem ve beklenmedik bir ihanet. Bu köyden çıkış yok! 

Okunması gereken bir kitap. Eğer bu kitabı okuduysanız yorumlarınızı belirtmeyi unutmayın. Onun blog sayfasını da buradan ulaşabilirsiniz. Sıradaki kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. Okumakla kalın...



31 Ekim 2018 Çarşamba

Cerrah | Tess Gerritsen

Ekim 31, 2018 6
Polisiye romanların usta kalemlerinden Tess Gerritsen, Cerrah kitabı ile klasik polisiye romanlarından bir yenisini daha ekliyor.

Vücutları bir cerrah tarafından kesilmiş gibi bulunan kurbanlar ve seri cinayete dönüşen olayları incelemek üzere görevli dedektifler olayların iki yıl önce işlenen cinayetlere benzediğini fark ederler ve incelemelerini genişletirler.

İki yıl önce kurbanlarını cerrah olarak kesen katil şans eseri kurbanı tarafından öldürülmüş ve kurban son anda kurtulmuştur. Olayların üzerinden iki yıl geçmiştir ve cinayetler tekrar başlamıştır. Cinayetlerde ortak olan tek şey cinayet biçimlerinin aynı olması değildir. 2 yıl önce son anda kurtulan kurbanın da kasaba da olmasıdır.


Cerrah romanı normal bir polisiye roman. Cinayetlerde gizem ve yaratıcılıktan daha son tüyleri ürperten şekilde acımasızlık var. Dedektifler de normal ipuçlarını toplayarak katile ulaşıyorlar. Kitabı uzatan ise dedektiflerin gözden kaçırdıkları. Siz okurken bağırıyorsunuz fakat nedense onlar görmüyor. Özellikle iki yıl önceki cinayette kaçan detay normal bir dedektifin yapacağı bir hata değil. Kullanılmış üç bardak varken orada sadece iki kişi olduğunu varsaymak akla pek sığmıyor.


Olay yeri inceleme ya da ipuçlarına odaklanan polisiye dizileri sevenler için bire bir bir kitap diyebiliriz. İpuçları ortaya çıkmadan katili bulmanız mümkün değil. Bu da katil kim sorusunu sormanıza engel ve kitabın heyecanını kaçırıyor. Ben de bu kitabı BKM'den Aldığım Kitaplar 2 bölümünde paylaştım. Okumanızı tavsiye ederim....


14 Ekim 2018 Pazar

Mustafa Kemal | Yılmaz Özdil

Ekim 14, 2018 12
Sebep Mustafa Kemal, Sonuç Atatürk...
Yılmaz Özdil' in yeni kitabı olan Mustafa Kemal, kitapseverlerle buluştu... Son zamanlarda birçok kez Atatürk ile ilgili kitaplar çıkmasına rağmen Yılmaz Özdil' in yazmış olduğu Mustafa Kemal, bir solukta okunabilecek bir kitap.

Atatürk'ün hayatını konu olan bu kitap Yılmaz Özdil' in yorumlarıyla farklılaşıyor. Çocukluğundan, gençliğine, askeri hayatından, ailesinden bahsedilen bu eşsiz kitabı okurken bir daha söyleyeceğimiz '' Ne kadar mücadeleci bir lidermiş.'' sözünü her cümlede göreceksiniz. Ama keşke değeri bilinse...

Bu eşsiz kitabı özellikle gençler okumalı ve bizim büyük bir sorumluluğumuz olduğunu fark etmeliyiz. Eğer fark edersek bir yerlere gelebiliriz. Değerlerimize sahip çıkmalıyız. Eğer bu ülkenin topraklarında rahatça yaşayabiliyorsak bunların hepsi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları sayesindedir. Bu yüzden Unutmayalım ve Unutturmayalım...


5 Ekim 2018 Cuma

BKM' den Aldığım Kitaplar #2

Ekim 05, 2018 16
Uzun bir aradan sonra sizlerle olmak... Artık kış ayları geldi ve bu aylarda en güzel yapılacak şey kitap okumaktır. Hele hele biraz aksiyon, gerilim ve korku temalı bir kitap ise... BKM' den sipariş ettiğimiz bu üç kitap dün ulaştı. Hatırlarsanız ki haziran ayındaki kitap alışverişim de bir hafta sonra elime ulaşmıştı ama bu kitap alışverişim kısa bir zamanda geldi.

Kitaplardan bahsedecek olursam hepsi inanılmaz... Tess Gerritsen'in Gece Nöbeti adlı kitabını okuduktan sonra diğer kitaplarını da okumak istedim. İnternetten araştırma yaparken en popüler diğer kitabı ise Cerrah 'tı. Konusu benim ilgimi baya çekti... Sizin de okumanızı tavsiye ederim.

Uyanış ve Kaçış seri bir kitap. Bu kitapların da üçüncüsü de yakın bir zamanda çıkacakmış. Gerçekten daha okumamam rağmen merakla bekliyorum. Konusuna buradan ulaşabilirsiniz. Kesinlikle okunması gereken kitaplar... Peki sizler neler yaptınız? Kitap alışverişleriniz nasıl gidiyor veya neleri okumayı daha çok seviyorsanız yorumlarınızı aşağıya yazabilirsiniz. İyi Okumalar...

30 Eylül 2018 Pazar

Gardiyan | Dolores Redondo

Eylül 30, 2018 6
Ölüm Sizi Bulamasın Diye Görünmez Olmak İstersiniz.Gizemli bir orman Baztán Ormanı İspanya'nın Bask Bölgesi'nde tüm görkemiyle ve esrarıyla varlığını sürdürüyor. Ormanın ruhu her şeyi biliyor ve bir gardiyan insanları izliyor. Cesur bir kadın Dedektif Amaia Salazar, zor bir çocukluk geçirdikten sonra kendi ayakları üzerinde durmayı başarıp polis olmuş genç bir kadın. Geçmişi ve ailesiyle yüzleşmeye karar verdiği bir anda karşısına çıkan bir suç dosyası tüm hayatını altüst ediyor.

Ormanda bulunan küçük cesetler bir katil hastalıklı bir beyinle orman kasabasında dolaşıyor. Küçük yaştaki kızları öldürüp nehir kenarına bırakıyor ve dünyaya bir mesaj iletmeye çalışıyor. 

Şuan da okuduğum kitap olan Gardiyan gerçekten çok sürekleyici... Hem de kışa doğru yaklaşıyorken bu kitabı okumak daha da ilgi çekici oluyor. Herkesin okumasını tavsiye ederim. İyi Okumalar...


13 Eylül 2018 Perşembe

Yıldız Ver ve Değerlendir!

Eylül 13, 2018 3
 Değerli www.calisma-saati.com Kullanıcıları; Bir süredir üzerinde çalıştığımız ve geliştirdiğimiz Yıldız Verme ve Değerlendirme uygulamasını sunmanın sevincini siz değerli kullanıcılarımızla paylaşmak istiyoruz. Sizden gelen yoğun talepler üzerine ülkemizin en kapsamlı rehberi olan Çalışma Saati' ne eklenen bu yepyeni özellikle rehberimiz de kayıtlı olan işletmelere, kamu kuruluşlarına vs. yıldız verip değerlendirme yapabilirsiniz. Örneğin alışveriş yaptığınız bir mağazadan çok memnun kaldıysanız, ya da acil bir işlem yaptırmak için gittiğiniz kamu kuruluşunda problem yaşadıysanız memnuniyetinizi ya da memnuniyetsizliğinizi değerlendirebilir, dilerseniz Yıldız Ver uygulaması sayesinde olumlu ya da olumsuz mesajlarınızı ilgili kurumlara, iş yerlerine bildirebilirsiniz. Yani yolunuzun kesiştiği her kurum, kamu kuruluşu, banka, hastane, eczane, acente, mağaza gibi her türden resmi ve özel iş yerleri için çok daha rahat bir şekilde yıldız verip, yorum yapabilirsiniz.
Biraz da siz değerli kullanıcılarımıza Yıldız Verme ve Değerlendirme uygulamasını nasıl kullanacağınızdan ve uygulamanın sağlayacağı yararlardan bahsedeceğiz. 

 Sevgili kullanıcılarımız, kayıtta bulunan '' Şimdi Değerlendir'' düğmesine tıkladığınızda ekranınızda yeni bir pencere açılacaktır. Açılan pencerede ilgili işletme, kuruluş vb. hakkında 5 dereceli yıldız seçeneği karşınıza gelecektir. Yıldızların anlamları şu şekildedir: 

1 Yıldız: Kötü
2 Yıldız: Fena Değil
3 Yıldız: Ortalama
4 Yıldız: İyi
5 Yıldız: Harika anlamına gelmektedir. 

  Dilediğiniz işletme ve kuruluş için ya da Çalışma Saati için uygun gördüğünüz değerlendirmeyi yapıp yıldızı verebilirsiniz. Ardından eğer isterseniz alt kısımda en az 100 karakter olacak şekilde yorumlarınızı da yazabilirsiniz. Son olarak e-posta adresinizi yazarak değerlendirmenizi bizlere gönderebilirsiniz. Değerlendirmeniz site yöneticilerimiz tarafından kontrol edildikten sonra rehberimiz de yayınlanarak bütün Çalışma Saati kullanıcılarının bilgisine sunulacaktır. Değerlendirmelerde hakaret, şiddet vs. içeren yorumlar yayımlanmayacaktır

 Yıldız Verme ve Değerlendirme uygulamasının diğer bir özelliği ise değerlendirdiğiniz işletme, kurum kuruluş vs. ile iletişim kurmak isterseniz kayıtta bulunan '' Sahibiyle İletişim Kur '' düğmesine tıklayarak açılan pencereden isminizi, e- posta adresinizi, konu başlığınızı ve mesajınızı yazıp gönderebilirsiniz.  Bizler de siz değerli kullanıcılarımızın ilgili işletme, kurum, kuruluş vs. için iletmiş olduğunuz kurallara uygun mesajları işletmelere ileterek sizlere geri dönüşleri sağlayacağız. 

 Sitemize eklenen bu yeni özelliğin kullanıcılarımız için oldukça faydalı olacağını düşünüyoruz. Çünkü hayatın akışı içerisinde resmi işlemlerimiz için ya da alışverişlerimiz için hemen hepimiz her gün binlerce kurum, kuruluş, iş yerini ziyaret ediyoruz. Kimi zaman bu iş yerlerinden çok memnun kalarak ayrılıyoruz fakat kimi zaman ne yazık ki bazı sorunlarla karşılaşıyoruz. Bu özelliğimiz sayesinde çok memnun kaldığımız iş yerlerinden diğer insanları da haberdar edip onların da bizim gibi memnun kalmasını sağlarken, sorun yaşadığımız iş yerlerini de değerlendirerek işletmelerin bilerek ya da bilmeyerek müşterilerine yaşattığı sorunları fark edip kendilerini düzeltmelerini sağlayabiliriz.  

 Siz değerleri kullanıcılarımızı bu yeni özelliğimizi kullanmaya davet ediyoruz. Hayatınızda yıldızların hiç eksik olmaması dileğiyle...







12 Eylül 2018 Çarşamba

Dönüş | Robert Charles Wilson

Eylül 12, 2018 6
Robert Charles Wilson’ın, milenyum sonrası bilim kurgu edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen ödüllü eseri Dönüş ile “Dönüş Üçlemesi” başlıyor. Yıldızların kaybolduğu, gökyüzünün karardığı bir ekim gecesi, Ekim Olayı’na tanık olan üç genç: Tyler Dupree, Diane Lawton ve Jason Lawton. Tanık oldukları olay yalnızca kendi hayatlarını değil, tüm dünyanın gidişatını değiştirir. İsyanlar, intiharlar ve cinayetler hızla artış gösterirken inanç hareketleri de tıpkı dünyanın çevresindeki bariyer gibi dört bir yanı sarar. Bilim insanlarının çatısı altında toplandığı yeni bir kuruluş olan Perihelyon, Dönü’nün gezegene etkilerini çözmeye çalışırken hükumetler ve şartlar sürekli değişmekte, tüm bunların ortasında, üç gencin Dönü’nün ve hayatın kendisiyle olan mücadelesi gittikçe tuhaflaşarak sürmektedir. İnsan ırkı, evrende yalnız olmadığının farkına acı bir biçimde varacaktır. Okumanızı tavsiye ederim...
 Robert Charles Wilson eşsiz bir yazar. Dönüş de muazzam bir roman.  Stephen King

3 Eylül 2018 Pazartesi

Kurtlara Söyle Eve Döndüm | Carol Rifka Brunt

Eylül 03, 2018 6

Bir gün hiç ummadığınız bir anda, kalbinizin en kuytu köşesine saplanan ve asla karşı koyamayacağınız ancak kimselere de anlatamayacağınız imkansız bir aşka kapılsaydınız ne yapardınız? Yasak aşkların hikayesi Kurtlara Söyle Eve Döndüm sizi derinden etkileyecek, hayatta bazı şeyleri sorgulatacak ve asla umutsuzluğa kapılmamanızı sağlayacak duygu yüklü LGBT temalı bir dram kitabı.

June Elbus; sadece 14 yaşında olmasına rağmen son derece olgun bir kız. Aynı zamanda muhasebeci anne ve babanın küçük kızı. June Orta çağ düşkünü olmak dışında kendisini çok sıradan bulan, anne ve babası vergi dönemi sebebiyle yoğun bir şekilde çalışırken tek amacı ablası Greta'yla akşam yemeğinde yahni yemek olan biri. Greta ise 16 yaşında, ailenin yetenekli üyesi, ailesinin gurur kaynağı bir tiyatrocu. June ve Greta bir zamanlar küçükken birbirleri için en iyi dostlardır. Ancak bir şeyler aralarının açılmasına sebep olur. June büyüdükçe dayısı Finn ile daha iyi arkadaş olacağını düşünür ve Greta'yı ihmal eder. June hayatından memnundur, hafta sonları annesi ile gittiği Finn dayı ile gerçekten eğlenmektedir. Öyle ki June artık duygularına engel olamaz; Finn artık onun için arkadaştan ötedir. Ancak her güzel şeyin bir sonu vardır ya; Finn dayı AIDS hastasıdır ve bir süre sonra ölür. Finn dayı ünlü bir ressamdır. Ölmeden önce June ve Greta'nın bir resmini yapar, hatta bunun için haftalarca uğraşır. Tablonun adı Kurtlara Söyle Eve Döndüm'dür. Finn dayının nasıl AIDS kaptığını merak eden June olayı araştırır ve dayısının özel arkadaşının Toby olduğunu ve AIDS hastalığını onun taşıdığını öğrenir. Cenazeden birkaç gün sonra June'un evine siyah bir poşet gelir. Poşette Finn'in yaptığı tablo ve bir not vardır. Bu not üzerine poşeti getirenin Toby olduğunu öğrenen June Toby'den nefret eder. Dayısının ölümünden onu suçlamaktadır. Bir süre sonra Toby'den bir paket daha gelir ve pakette Finn'in 'Günler Kitabı' vardır. June kitabın arasından bir not bulur. Notta Finn June'un Toby'ye çok iyi bakmasını ve onları sevdiğini söyler. Zira Finn ölmeden önce Toby'ye June'a bakması için not göndermiştir. Ancak ikisinin de birbirlerinin notlarından haberi yoktur. Ve ikilinin arkadaşlık hikayesi böyle başlar.


June'un ailesi Toby'den nefret ederken June ve Toby birlikte vakit geçirirler. Playland'de Orta çağ temalı fotoğraflar çekilmek ve hayvanat bahçesine gitmek gibi. Ve birlikte geçirdikleri zamanlarda birbirlerine Finn ile ilgili anılarını anlatırlar. June artık ondan nefret etmeyi bırakır, hayattaki tek arkadaşı olarak görür. Bu sırada tablo June'un ailesi tarafından bankada saklanır. Greta ve June istedikleri zaman gidip tabloyu görmektedir. Zaman geçtikçe June tabloya kendi detaylarını ekler. Diğer yandan Toby yavaş yavaş çökmekte hayatının sona geldiğinin sinyalini vermektedir. Toby son anına kadar June için iyilik yapmak için uğraşır. June Toby'yi kendi evlerine getirir. Toby hayatını yitirirken June tüm yaşadıklarını ailesine anlatır. June Toby öldüğünde ölü bedeninin küllerini Finn'inkine karıştırır. Ve June hayatta yanlış kişilere duyduğu sevginin aslında hiç pişman olmadığı şeyler olduğu, hayata tekrar gelse yine aynı şeyleri yaşama istediğini düşünerek ve hala kalbinde bir yerlerde kimseye anlatamadığı yasak sevgilerle yaşamaya devam eder.



Kurtlara Söyle Eve Döndüm herkese tavsiye ettiğim gerçek sevginin beraberinde getirdiği güzellikleri ve zorlukları anlatan gerçekçi ve duygusal bir roman... Okumanızı tavsiye ederim 👍


28 Ağustos 2018 Salı

Nefesini Tut | Holly Seddon

Ağustos 28, 2018 2
Gillian Flynn, Laura Lippman ve Paula Hawkins sevenler için Holly Seddon’dan, okuru daha ilk sayfasından esir edecek, şaşırtıcı dönemeçlerle, başarılı bir şekilde yaratılmış karakterlerle ve sürükleyici psikolojik gerilim öğeleriyle dolu bir çıkış romanı geliyor.
 Bazı sırlar asla ölmez. Sadece kilit altında tutulurlar.
Amy Stevenson, sıradan bir yaşamı ve sıradan sorunları olan bir genç kızdı. Ama Amy’nin bir sırrı vardı, onu kendi vücudunda bir mahkûma dönüştürecek kadar tehlikeli bir sır. Bilinci ve kâbusları arasında sıkışıp kalmış olan Amy, on beş yıldır birilerinin onu kurtarmasını ve yaşadığı korkunç saldırının sorumlusunu bulmasını bekliyordu.
Çalıştığı gazeteye hazırladığı bir yazı için hastaneyi ziyaret eden Alex gündüzleri susuzlukla, geceleri boğulmakla savaşıyordu. Ta ki Amy Stevenson ile karşlaşana kadar… Amy’yi gören Alex gençlik yıllarından hatırladığı hikâyenin araştırılmaya değer olduğunu düşünmüştü. Genç kızın hayatına ve yaşadıklarına dahil oldukça görünenden daha fazlası olduğunu keşfetmiş ve aradığı tek kurtuluşun Amy’ninki olmadığını fark etmişti. Fakat tek tanığı, yaşadıklarını anlatamayacak durumda olan bir olay nasıl çözülebilirdi?
Keskin bir final ve iç içe geçmiş karakterler… Trendeki Kız’dan beri hiçbir gerilim romanı beni bu kadar etkilememişti.  Tess Gerritsen



22 Ağustos 2018 Çarşamba

Yarışmanın Birincisi...

Ağustos 22, 2018 15
 Yaptığımız yarışmanın birincisi Kafa Dergi...
Büyük bir kütüphane sahibi olan Kafa Dergi' yi tebrik ediyoruz. 
 Özellikle İsveç polisiye kitaplarını okumayı seven Kafa Dergi aynı zamanda bir yazar. Kendi kitabı olan ''Ters Düz'' ün de ayrı bir yeri var. Bu güzel kitabı da en kısa sürede sizlerle ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. İsterseniz onun da blogunu ziyaret edebilirsiniz, link burada. Yarışmaya katıldığınız için çok teşekkür ederim.

21 Ağustos 2018 Salı

Yarışmanın İkincisi...

Ağustos 21, 2018 5
   Yaptığımız yarışmanın ikincisi Acemidemirci... 
Kitaplarını bizimle paylaşması ve bu yarışmayı takipçilerine sunduğu için çok teşekkür ederim.
 Sizler de Acemidemirci 'yi takip edebilirsiniz. Geniş bir kitaplığa sahip olan Acemidemirci' nin  blogunu da takip etmelisiniz. 

Yarışmasın Üçüncüsü...

Ağustos 21, 2018 6
 Yaptığımız yarışmanın üçüncüsü She is The Man...
 Kitaplarını bizimle paylaştığın için ve blogumu ziyaret ettiğin için teşekkür ederim. Geniş bir kitaplığı olan She is The Man' in blogunu da takip edebilirsiniz. Kitaplığını değiştirdiğinde de fotoğrafını bizlerle paylaşabilirsin. 🌝

20 Ağustos 2018 Pazartesi

Çok Teşekkür Ederim!

Ağustos 20, 2018 4
 Herkese merhaba sevgili dostlarım. Bildiğiniz gibi birkaç gün önce bir yarışma düzenlemiştik. ''En Güzel Kitaplık'' yarışmasına göstermiş olduğunuz ilgi ve arkadaşlarınızla paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Özellikle bu yarışmayı duyuran güzel insanlar Sade ve Derin, Acemi Demirci, Daha Mutlu Yaşam, Kitaplarla Kaçanlar, Beyda'nın Kitaplığı ve canım kardeşim Aleyna Can  desteklerinden ötürü çok teşekkür ederim. Not: Kardeşimin etkinliğine de katılmayı unutmayın!
 Yarışmayı kazanan ilk dört kişinin özel yayınları yarın yayınlanacaktır! Yarışmaya katıldığınız ve yorumlarınızı bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim... Takipte Kalın :)

19 Ağustos 2018 Pazar

En Güzel Kitaplık Kimin?

Ağustos 19, 2018 27
 Blogumuzda yarışmalar devam ediyor. Bu ayda ki yarışmasın konusu ise ''En Güzel Kitaplık Benim'' yarışması...
 Yapmanız gerekenler çok kolay. İlk olarak blogumu izlemeye almanız ve bu yayının altına ''Ben Kazanacağım'' yorumunuzu yazmanızdır. Ondan sonra e-mail adresime kitaplığınızın fotoğrafını ve isminizi yazarsanız size daha kolay ulaşabiliriz. Yarışmayı kazanan ilk üç kişinin kitaplığının fotoğrafını paylaşacağız. İsterseniz fotoğrafınızın altına en sevdiğiniz kitabınızı, okumaktan zevk aldığınız kitapların isimlerini yazabilirsiniz. Yarışmanın tarihi bugünden 17'sine kadardır. Yarışmanın koşullarına uymayın kullanıcılar yarışmaya katılamazlar. Şimdiden herkese başarılar diliyorum. Bakalım en güzel kitaplık kimin? 

E-mail adresim: iremcan6@hotmail.com

17 Ağustos 2018 Cuma

Buzdaki Kız | Robert Bryndza

Ağustos 17, 2018 0
Gizem yüklü sürükleyici bir gerilim romanı. Eğer Karin Slaughter, John Hart ya da Wulf Dorn'u seviyorsanız Robert Bryndza'nın yepyeni serisi tam size göre.

Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Dudakları bir şey söylemek üzereymiş gibi aralanmıştı. Vücudu buzun içinde donup kalmıştı... O ne ilk ne de sonuncu olacaktı... Genç bir adam Güney Londra'daki bir parkta, kalın bir buz tabakasının altında bir kadının cansız bedenini bulunca, cinayet soruşturmasını yürütmek için Dedektif Erika Foster göreve çağırıldı. Buzdaki Kız'ın sakladığı karanlık sır neydi? Erika gerçeği aydınlatmaya yaklaştıkça katil de ona yaklaşıyordu. Erika'nın yürüttüğü son soruşturma felaketle sonuçlanmış ve kocasının ölümüne neden olmuştu. Kariyeri sallantıda olan Erika'nın bu sefer kişisel sorunlarıyla olduğu kadar, daha önce hiç görmediği kadar tehlikeli olan katille de yüzleşmesi gerekiyordu. Peki ama katil ona ulaşmayı başaramadan Erika katili yakalayabilecek miydi? Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim...



 Birazda yorumlara bakalım 😏😏😏


 Bu kitaba gerçekten, gerçekten bayıldım ve Erika Foster kesinlikle tam benim tarzımda bir karakter. Zeki, kararlı, açık sözlü ve tutkulu; hikâye beni alıp götürdü. Sağlam ve büyüleyici bir dille yazılmış. İkinci kitabı dört gözle bekliyorum.   Angela Marsons, Sessiz Çığlık'ın yazarı

 Kendimi bölümler arasında kaybolurken buldum… Ters köşelerle ve dönüm noktalarıyla, okuyucuyu son sayfasına kadar esir tutacak hilelerle dolu. Bağımlılık yaratıcı, kışkırtıcı ve çok daha fazlası.   The Book Review Café

 Yalanlarla, sırlarla ve gerilimle dolu bir ağ. Dedektif Foster'ı tanımak çok keyifliydi ve şimdiden ikinci kitap için sabırsızlanıyorum.  Mel Sherratt, Taunting the Dead'in yazarı

 Harika bir kitap. Erika son derece karmaşık ve ilgi çekici bir karakter.  For the Love of Books

15 Ağustos 2018 Çarşamba

Da Vinci Şifresi | Dan Brown

Ağustos 15, 2018 4
Da Vinci Şifresi, Paris Louvre Müzesi müdürü Jacques Sauniere’nin öldürülmesiyle başlıyor. Öldürüldüğü günün gecesinde de Langdon ile müze müdürünün görüşmesi vardır. Bu şekilde Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon bu cinayetin araştırılmasında yardımcı olmak için çağırılıyor. Onun yapması gereken sadece cesedin üstüne çizilmiş şekilleri ve müze müdürünün bıraktığı notu çözmektir fakat bir anda kendisinin bir numaralı cinayet zanlısı olarak düşünüldüğünü öğrenir. Bu arada müzeye kriptoloji ajanı Sophie Neveu gelir ve Langdona’a yardım etmeye karar verir. Cebinde bulduğu izlenme aracıyla kendisine tuzak kurulduğunu anlayan Langdon polis memurlarını atlatmak için izlenme aracını bir sabuna batırarak onu dışarıya fırlatır ve bu şekilde peşinde olan polisleri yanlış yönlendirmiş olur. Bu hareket ona zaman kazandırmıştır ve cinayet mahaline geri dönüp incelemeye devam eder. Cesetin yanındaki not onları Mona Lisa tablosuna ve onun arkasında saklanmış olan bir anahtara yönlendirir. Bu müze müdürünün bankadaki gizli kasasının anahtarıdır. Kasadan Sophie için bir kutu çıkar. Müze müdürü kendi sırlarını torunu olan kriptoloji ajanı Sophie’ye bırakmıştır. 

Bu kutu ve içindeki kripto yüzünden bir çok ölümcül badireler atlatan Sophie ve Langton en sonunda Kutsal Kase’nin saklanmış olduğunu düşündükleri mezara gelirler. Sir Isaac Newton’a ait bir mezardır burası. Fakat burada ikili bir sürprizle karşılaşırlar. Langton’un da en yakın ve aynı zamanda kutudaki şifreyi çözmelerine de yardımcı olan arkadaşı onları orda beklemektedir. Langton arkadaşının da karanlık tarafa geçtiğini anlar ve onu etkisiz hale getirir. 


Bütün kovalamaca ve şifrelerin çözümünün sonu onları tüm Hristiyan dünyasını ayağa kaldıran bir gerçeğe götürür. Bütün Hristiyanlık yanlış temeller üzerine kurulmuştur ve aslında İsa Peygamberin soyu devam etmektedir. Sophie’de o soyun son temsilcilerindendir. Sophie bu zorlu macerada izini kaybettiği akrabalarını bulmuştur fakat asıl bulunması gereken Kutsal Kase bulunamamıştır. Langton ise bu kasenin Paris Louvre Müzesi’nde olduğunu keşfeder. Ve bunu saklamaya karar verir. Da Vinci Şifresi kitabı En Sürükleyici Kitaplar listesinde yer almaktadır. Ben Dan Brown' un yeni çıkan kitabı olan  ''Başlangıç'' ı okudum ve inanılmaz sürükleyiciydi. 102 bölüm olmasına rağmen gözümü hiç korkutmadı. Bazı kitaplar vardır bitsin diye okursunuz ama Dan Brown' un kitapları bir solukta bitebilecek kitapları vardır. Şiddetle Dan Brown'un kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum. Çünkü size yeni bir ufuk açıyor, olaylara farklı bir şekilde algılayıp yorumluyorsunuz. İyi Okumalar...


13 Ağustos 2018 Pazartesi

Kızım Amy | Mitch Winehouse

Ağustos 13, 2018 2
Hayatını kaybeden soul ve R&B şarkıcısı Amy Winehouse’un babası Mitch Winehouse’un kızının anısına yazdığı “Kızım Amy” adlı kitap Pegasus Yayınları etiketi ile yayımladığı kitaptır. Alkol ve uyuşturucu bağımlısı kızıyla geçirdiği güzel zamanları anlattığı “Kızım Amy” de Mitch Winehouse, kızının ilk kez 10 yaşında girdiği ses yarışmasında aldığı başarıdan, kızının küçük ve retro bir lokanta açma hayaline, Amy’nin 17 yaşında kaydettiği demo albüme ve “Rehab” şarkısında babasından bahsetmesine kadar pek çok ayrıntıyı kaleme aldı. Mitch Winehouse, Amy’nin Yahudiler için bir albüm çıkarmayı planladığını da anlattığı kitabında, kızının eski kocasının Blake Fielder-Civil’in de uyuşturucu bağımlısı olduğunu uzun uzun kaleme aldı. Bir yandan da Civil’e olan kızgınlığını da yazmıştır. 

Mitch Winehouse, 2006’da Amy’nin yapımcı Mark Ronson’la tanışmak için New York’a gittiğini ve yeni bir albüm üzerine çalıştığını anlatıyor kitabında: “Greenwhich yakınlarında Ronson’la buluşan Amy, ‘Biliyorsun ailem beni rehabilitasyona göndermek için çok çabaladı. Onlara bunun olamayacağını söyledim’ diye anlatıyor. Ronson da Amy’nin bu sözlerini duyunca, bu sözlerini şarkıya dökmesini istiyor. Ve o buluşmadan sonra ‘Rehab’ isimli şarkı doğuyor.” Kızının ölümünden sonra bir vakıf kuran ve çocukların rehabilitasyonu için uğraşan baba Winehouse, kitabın vakfa katkı sağlayacağının altını çiziyor.Yani kitaptan gelen bütün kazanç Amy’nin vakfına aktarılacak.” 

Amy Winehouse’un ölüm yıl dönümünde bir başka kitap da Nar Kitap etiketiyle yayımlandı. “Amy Winehouse - Hükmen Mağlup” adlı kitabın yazarı Mick O’shea. Winehouse’un daha önce görülmemiş fotoğraflı biyografisi olan kitap, şarkıcının çocukluğundan ölümüne kadar yaşadıklarını anlatıyor. Beni her zaman biyografi kitapları etkilemiştir ama bu kitap bir başka. İyi Okumalar...


8 Ağustos 2018 Çarşamba

Şimdi Avrupa - Zübüklüğün Sonu Yok | Aziz Nesin

Ağustos 08, 2018 2
Aziz Nesin... Ben de sadece iki kitabı var: Şimdi Avrupa ve Zübüklüğün Sonu Yok. 

Gerçekten hem içerisindeki esprileri hem de üslubu insanı derinden etkiliyor. Bu kitapları bir öğretmenim bana hediye olarak vermişti. O günden bu gününe kadar sıklıkla yeniden okuyorum.

Şimdi Avrupa adlı kitabı çeşitli kitaplarından alınmış hikayelerden oluşuyor. Hikayeleri güzel, 50' li, 60' lı yılların Türkiye'sine dair eleştirel mizah öğeleri içeriyor tıpkı Kemal Sunal filmleri gibi. Ama Aziz Nesin güldürmekten çok düşündürüyor.

Zübüklüğün Sonu Yok Kemal Sunal'ın o muhteşem dersler veren Zübük filmini izlemeyen yoktur. Orada sadece siyasetçi konu alınmış, bu kitapta ise kaçakçı, gazeteci, karaborsacı, arazi manipülatörleri, siyasetçi, yandaş sendikacısı ve paravan şirketlere kadar birçok konudaki aramızda yoğun bir şekilde bulunan zübük çeşitleri karşımıza çıkıyor. 

Hikayelere daldıkça farklı sömürgecilere rastlıyoruz. Bazı kısımlar günümüzde olmasa da birçok konu güncel olarak devam ediyor maalesef. Eğer bu güzel iki kitabı okuduysanız yorumlarınızı aşağıya yazmayı unutmayın. İyi Okumalar...


6 Ağustos 2018 Pazartesi

Felsefenin Kısa Tarihi | Nigel Warburton

Ağustos 06, 2018 7
Sırada eğlenceli bir felsefe kitabı var. Ama sıradan ve sıkıcı bir kitap değil. Aksine çok şaşırtıcı hikayeleriyle bize felsefecilerinin hikayelerini anlatıyor.
Felsefenin Kısa Tarihi, görünüş ve gerçek, benliğin doğası, tanrının varlığı ve hem birey hem de toplumun bir üyesi olarak nasıl yaşamamız gerektiği gibi felsefenin ana temalarına odaklanıyor. 2000 yıllık Batı felsefesini Sokrates' ten hayvan hakları hareketine kadar ana hatlarıyla sunuyor. 

Felsefenin Kısa Tarihi, felsefenin ne olduğunu merak edenler ve filozofların ne düşündüğünü bilmek isteyenler için açıklayıcı bir başlangıç kitabıdır. Aralarında Sokrates, Descartes, Locke, Spinoza, Kant, Nietzsche ve Derrida'nın da bulunduğu 18 çok önemli filozofun hayatının, fikirlerinin ve kuramlarının anlatıldığı bu tarih kitabını okumak için felsefe konusunda uzman olmanıza gerek yok. Bu kitap zaten size temel bilgileri sunmayı vaat ediyor. Üstelik bölüm sonlarında yer alan değerlendirmeler sayesinde, bahsi geçen filozofların düşünce biçimlerini kabul ya da reddedebilir, siz de bir filozof gibi düşünerek kendi felsefenizi şekillendirmeye başlayabilirsiniz. İyi Okumalar...