30 Aralık 2017 Cumartesi

Gelecek Yıl Görüşürüz :)

Aralık 30, 2017 0
Bir devir daha bitti. Şimdi sırada yeni bir deviri kapatmak... Yaşamın kaynağı sevgi, sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri birileriyle paylaşmaksa, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlamaksa eğer hep aklımdasınız! Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice mutlu yıllara! Tabi ki de bol kitapla geçsin... :)

1 Aralık 2017 Cuma

4N1K | Büşra Yılmaz

Aralık 01, 2017 1
Yaprak, küçükken markette annesinden sürpriz yumurta istediği için bulgur reyonuna sıkıştırılıp çimdiklenenler, ilkokul önlüğünün altına eşofman giyip okula gidenler, yeşil silgisini diş izi yapanlar ve kırmızı kapaklı tüm dersler kitabının saman sayfalarını silerken yırtanlar kadar sıradan bir kız çocuğuyken, birlikte büyüdüğü dört çılgın erkek arkadaşı yüzünden akranlarından biraz farklı bir kız haline gelmiştir.

Dünyası, on iki yıllık dostları, gamzeli kahramanı Ali, tek ideolojisi (pizza, pijama, pislik) üzerine kurulu bir çılgın, Oğuz, sevgilisini kendi vesikalık resminden bile kıskanan demirli, Gökhan ve notları toplamda bile 100’e ulaşamayan çorap fetişisti tatlı çapkın Sinan’dan ibarettir. Kalbi dördüyle tıka basa dolu, hayatı onlarla rengârenk olduğu için aşka ne inancı vardır ne de ihtiyacı...

Ama bir gün rutin (!) hayatı, doğum gününde gelen bir paket ile tümden değişir. Paketin içinde, gizemli bir âşıktan gelen, kızımızın asla giymeyeceği türden gösterişli bir elbise ve içinde de bir not vardır. ‘İçindeki prensesi öldürmeye çalışsan da, o can çekişerek içinde bir yerde saklanmayı başarıyor. Bu, içindeki prensese hediyem... Her ne kadar içindeki o yaramaz kız çocuğuna da aynı oranda aşık olsam da...’ Güzel bir kitap, iyi okumalar...


Renkli Düşler Sahnesi - Gökkuşağı Tutulması | Meryem Nart

Aralık 01, 2017 2
Meryem Nart'ın ilk basılı kitabı olan Renkli Düşler Sahnesi ' ne hoş geldiniz!
Modern Külkedisi Masalına Hoş Geldiniz…
Hayat sana limon veriyorsa limonata yap derler. Pelin ise limonata yapmak yerine kendi gökkuşağına bir renk daha eklemeyi tercih eder ve külkedisi olarak anıldığı şu hayatı renkli düşlerle dolu bir sahneye çevirir.
Yatılı okulda okuyan liseli bir genç kızken, Kırmızı Başlıklı Cadı dediği üvey kardeşi yüzünden kendisini bir anda, yıllar önce kaçtığı Zümrüt Evleri'nde bulur. Uzakta kalan dostlarının hasreti, sınav telaşı, ilk aşk ve açığa çıkması gereken sırlar derken, tüm bu sıkıntılarla baş edebilmenin en güzel yolunun onlarla oynamak olduğunu keşfeder.
Peki, sen bu eğlence ve dostluk dolu renkli düşler sahnesi'nde bir izleyici olmaya hazır mısın?
Meryem Nart'ın ikinci basılı olan kitabı da bir o kadar eğlenceli...
Modern külkedisi masalı devam ediyor!
Pelin renkli düşlerini sahnelediği dünyada basit bir külkedisi olmadığını herkese göstermişti. Sahip olduğu arkadaşlarını geride bırakıp zümrüt evleri’ne döndüğünde, oranın bıraktığı gibi olmadığını keşfetmiş, yeni dostlar edinip, aşka yelken açmıştı.
Tanıdığını sandığı prensinin sırları ortaya çıktığında ise Pelin'in etrafındaki renkler tek tek solmaya başlar. Yalan ve gerçekler birbirine karıştığında, kendini bir anda renkli düşler sahnesinden koparılırken bulur.
 VE ARTIK GÖKKUŞAĞI TUTULMASI BAŞLIYORDU!


Başlangıç | Dan Brown

Aralık 01, 2017 0
Kim olursan ol, neye inanırsan inan, Çok yakında her şey değişecek...

Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?
İnsanoğlunun var olduğu günden beri cevabını bulmaya çalıştığı bu temel soruya cevap bulma iddiasındaki bir fütüristin tam da keşfini açıklayacağı gece her şey trajik bir biçimde karanlığa gömülür. Eski öğrencisinin sunumuna davetli olan Profesörü Robert Langdon söz konusu keşfi öğrencisinin anısına dünyaya duyurmaya karar verir. Ancak, kendisini bekleyen şifrelerden, acı sürprizlerden ve ölümcül fanatiklerden habersizdir. 

Düşmanlarınız mı var? Güzel. Demek ki hayatta bir şeylerin mücadelesini vermişsiniz.


1 Eylül 2017 Cuma

Çöplük | Andy Mulligan

Eylül 01, 2017 3
Raphael bir çöplükte yaşar. Çöp toplayıcılığı yapan bir çocuktur. Çöpleri karıştırırken buldukları şey hep aynıdır: stuppa yani insan dışkısı. Bunun nedeni yaşadıkları yerde su ve tuvaletin çok zor bulunmasıdır. Ayrıca insanların hemen hepsi kutularda yaşar. Bu yüzden tuvalet kâğıda yapılır ve katlanıp çöpe atılır. Sonra çöpler toplanır, el arabaları, kamyon ve trenlerle çöplüğe taşınır. Raphael onları ayırmaya başlar. Atık diyarının adı Behala’dır. Çöp yığınları dağ gibidir. Rıhtımdan sazlıklara kadar uzanır. Raphael bu işi yaklaşık üç yaşından beri yapmaktadır. Çöpten iyi para eden araba lastiği, plastik, kâğıt, karton, teneke ve metal kutular, cam şişe, bez ve kumaş türünden her şey toplarlar. Bazen bulduklarını giyer. Ayakkabı giymez. Çöplüğe hazır yiyecek artıkları da gelir. İşe yarayan çöpler çuvallara doldurulur, kamyonlara yüklenir, yeniden şehre götürülür ve satılır. Günlük yaşanır. Hasta olmamaya çalışılır. Çöpleri karıştırmak için kullanılan kanca çok önemlidir. Ona göz kulak olan ortağı Gardo ile birlikte çalışırlar. Yedi saat farkla doğarlar. Gardo’nun en dikkat çekici kişilik özelliği ciddi ve acımasız olmasıdır.
Bir perşembe günüdür, yine Gardo’yla çöplüğü karıştırırlar. Yakınlarında çöp paleti vardır. Çöpler önce kamyonlardan boşaltılır, buldozerler onları palete yükler ve sonunda hepsi çöp dağlarının üzerine yıkılır. Çöpleri önce karıştırmak için tehlikeyi göze alıp dağın üzerinde beklenebilir. O gün zenginlerin yaşadığı bölgeden gelen açılmamış bir torba-spesiyal- bulurlar. İçinden önce işe yaramayacak bir sürü ıvır zıvır çıkar. Ama sonra deri bir el çantası avuçlarına düşer. İçinden cüzdan, harita ve anahtar çıkar. Cüzdanın içinden iyi para çıkar. İki ortak çok sevinirler. Parayı bölüşürler. Cüzdandan bir kimlik kartı da çıkar. Otuz üç yaşındaki kâhya Jose Angelico’ya aittir. Küçük bir kızın iki fotoğrafı da vardır. Anahtarlığın üzerinde 101 yazar. Haritaysa şehrindir. Her şeyi yeniden çantaya koyarlar. Raphael, çantayı tişörtünün içine sokar. Çok heyecanlanırlar.
Geceleyin beş polis gelir. Genelde cinayet işlendiğinde ve seçim dönemlerinde politikacıları korumak için gelmektedirler. Ailecek ocakta tavuk pişirirler. Polisler geldiğinde herkes işini bırakır. Sorun çözülürse herkese para vaat ederler. Kaybolan çantanın içinde bir olayı aydınlatmalarına yarayacak bilgiler vardır. Çanta çöpe yanlışlıkla atılmıştır. Raphael çantayı bulduğunu son anda açıklamaktan vazgeçer, ödül olarak verilecek parayı artırmanın peşindedir. Teyzesi söyler ancak Raphael lafı değiştirir, ayakkabı bulduğunu söyler. Geri geleceklerini söylerler. Polisler gidince teyzesi yalan söylediği için Raphael’e çok kızar, doğruyu söylemesini ister. Siyah polis cipi bir süre sonra yine gelir, çöplüğü dolaşır ve gider. Teyzesi Raphael’i hayal kırıklığına uğratmıştır, bu ayrılmasını kolaylaştırır. Derme çatma gecekondularına girerler. Kuzenleriyle yattığı odadaki kişisel eşyalarını karıştırırlar. Olay yaratan çanta kot pantolona sarılıdır. Cüzdandaki kimliğe bir kez daha bakarlar. Polislerin geri geleceğini bildiklerinden çantayı bir an önce iyi bir saklayıcı olan ve bir delikte yaşayan Sıçan’a vermeyi düşünürler.
Sıçan Raphael’den üç dört yaş küçük bir oğlandır. Çok zayıftır. Kimsesizdir. Uzaklardan gelmiştir. Evden çıkıp yürürlerken kimse onlarla ilgilenmez. Etraflarında gece ortaya çıkan sıçanlar vardır. Çöp kamyonları hala çalışmaktadır. Dev metal iskeletten ibaret olan paletin yanına gelirler. Ayakların gömüldüğü beton kalıpların ortasındaki deliğe alçak sesle Sıçan diye seslenirler. Cıyaklama sesleri gelir. Sonunda buluşurlar ve ondan yardım isterler. Nemli, karanlık, çöküntü tehlikesi olan bu yer ürkütücüdür. İlgi ve merakla Raphael ve Gardo’yu dinler. Çantayı açarlar. Sıçan, saklayabileceğini ancak cüzdan, harita ve anahtarı bir süre sonra sıçanların yiyebileceğini söyler. Bir yere atmak da çözüm değildir. Ödül parası dağıtılacağına da inanmazlar. Para karşılığı anlaşırlar. Sıçan haritaya ve kimlikteki fotoğrafa bakar. Adamı bulmaları gerektiğini söyler. Sıçan biraz daha para karşılığında anahtarın Merkez İstasyonundaki emanet dolaplarından birine ait olduğunu, adamın da oraya bir şey bırakmış olabileceğini söyler. Oraya birlikte gidebileceklerini söyler.
Heyecan kasırgası burada başlıyor ve tempo hiç düşmeden sonuna kadar sürüyor. Merak duygusu her bölümde canlı tutuluyor. Çocuklar hedefe ulaşmak için adeta birçok labirentten geçiyor. Peşlerindeki polislerden kaynaklanan korkular ise gerilimi besleyerek okuma hızını artırıyor. Bu bir yolculuk, yolculuğun sonunda gerçekten büyüyorlar.
Roman başkişilerinin duygu ve davranışlarının başlarından geçen olaylara bağlı olarak iyi geliştirildiği; bunun anlatıcı ve üslup farklılığı denemeleriyle zenginleştirilmeye çalışıldığı, polisiye tatlar barındıran, aynı zamanda ciddi politik göndermeleri de bulunan nitelikli bir çocuk romanıyla karşı karşıyayız. Aldığı ödüller ve baskı sayıları da bunu fazlasıyla kanıtlıyor.


12 Ağustos 2017 Cumartesi

Bir Sonraki Hayatımız | Lauren James

Ağustos 12, 2017 0
Sevdiğiniz bir insanı kaç kere kaybedebilirsiniz? Katherine ve Matthew’nun kaderinde asırlar boyunca tekrar tekrar doğmak vardı.

Her seferinde birbirlerine umutsuzca âşık oluyor ve trajik bir şekilde ayrılığı tadıyorlardı.

Belki de bir sonraki hayatlarında her şey farklı olacaktı… Bu yaz okunacak bir kitap... İyi Okumalar..

Bence gerçek kahraman diye bir şey yok. Sadece hayatta kalma içgüdülerini, inanılmaz derecede gözü pek şeyler yapabilecek kadar uzun süre göz ardı edenler kahramandır.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Küçük Düşler Büyük Umutlar | Kim Gruenenfelder

Temmuz 19, 2017 1
Küçük düşleri, büyük umutları ve dostlukları yeşertmeye çalışan hayatın içinden üç kadın ve onların inanılmaz hikayeleri....

Evlilik partisindeki pasta piyangosu sayesinde pastanın içine yerleştirilmiş her tılsım, onu çeken kişiyi kaderini değiştirmesi için ihtiyacı olan yardımı bahsedecektir. Nic kendisinin ve iki arkadaşının hangi tılsımı çekeceğini kontrol etmek için elinden geleni yapar. Ancak tılsımlar gizemli bir şekilde Nic'in ayarladığı konumdan kayar ve üç genç kadının tüm planları suya düşer. Bu kitap hayatınızı renklendirecek ve yüzünüzde kocaman bir gülümseme yaratacak. Son sayfaya gelmeyi hiç istemeyeceksiniz. 


11 Haziran 2017 Pazar

Şeker Portakalı | Jose Mauro De Vasconcelos

Haziran 11, 2017 0
Şeker Portakalı, 5 yaşındaki Zeze isimli bir çocuğun acı hikayesini anlatıyor. Çok fakir bir ailenin çocuklarından biri olan ve 5 yaşında olmasına rağmen hayal gücü ve zekası çok gelişmiş olan Zeze çok yaramaz bir çocuktur ve o yüzden mahalle için şeytan olarak anılmaktadır. 

Çok meraklı olan ve çevresindeki her şeyi keşfetmeye çalışan bu çocuğun diğer ilginç noktası ise okumayı çok erken çözmesidir. Bu yüzden öğretmeni tarafından sevilen ve Zeze’nin şeytan olmadığı bir tek öğretmeni kendisi gibi sarışın olan ablası inanmaktadır.

Zeze’nin babası işsizdir ve aile bu yüzden büyük bir fakirlik çeker. Taşınmak zorundadırlar ve bu Zeze’ye acı verir. Bu acısını azaltmak içinde Zeze'nin bir şeker portakalı fidanı seçmesi istenir. Zeze’ de bir tane seçer ve kendi ağacı olduğu için ona ilgi gösterir. Fakat bu şeker portakalı fidanının başka bir özelliği daha vardır. O da Zeze ile konuşmasıdır. İkili bu sayede çok iyi arkadaş olur ve Zeze tüm gün yaptıklarını şeker portakalı fidanına anlatmaya başlar. 

Şeker Portakalı, fakirliği, açlığı ve çaresizliği küçük bir çocuğun bakış açısıyla anlatan ve herkesin mutlaka okuması gereken, Jose Mauro de Vasconcelos'ın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli eseridir.
Şeker Portakalı kitabı Mutlaka okunması gereken kitaplar listesinde yer almaktadır.


8 Haziran 2017 Perşembe

Küçük Prens | Antonie de Saint Exupery

Haziran 08, 2017 0
Küçük Prens, Antonie De Saint Exupery tarafından 1943 yılında Newyork'ta bir otel odasında yazılmıştır. Kendisi de bir pilot olan Fransız yazarımız, Küçük Prens adlı başka bir gezegenden gelen bir çocuğun gözünden büyüklerin yanlışlarını anlatır. Küçük Prens kitabı yazarın 6 yaşında iken Yaşanmış Öyküler adlı bir kitapta, avını yutan bir boğa yılanının resmini anlatarak başlar. Bundan esinlenerek fil yutmuş bir boğa yılanı çizer. Büyüklere "korktunuz mu" diye sorar. Herkes bir şapkadan korkmayacaklarını söyler. Hiç kimse onun fil yutan bir boğa yılanı olduğunu anlamaz. Bunun üzerine büyükler tarih, aritmetik, coğrafya, dil bilgisine yoğunlaşmasını söyler ve yazarımızın resim yeteneği kaybolur. Ve olaylar buradan başlar...

Kitap aslında bir masal gibi dursa da hem çocukların hem de özellikle büyüklerin okuyup anlamlar çıkarması gereken bir kitap. Kitap, büyüklerin hatalarına, yaptıkları yanlışlıklara eleştirel göndermeler yapıyor. İnsanların büyüdükçe çocuk ruhunu nasıl unuttuklarını anlatıyor. Kesinlikle yaşarken okunması gereken kitapların başında geliyor.

Gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir.

7 Haziran 2017 Çarşamba

Kitapların Yeri Burada!

Haziran 07, 2017 2

Bu sayfada yeni çıkan kitaplar, özetleri ve en çok satanlar başlığıyla blogger sayfamda paylaşmakta olacağım. Biliyorsunuz ki kitaplar bambaşka bir dünyadır. İçinize işler üzüntü, sevinç,coşku,korku..... Bazıları iyi sonla, bazıları ise kötü sonla... Ama tek değişmeyen kitap okuma duygumuzdur.

Peki Niçin OKUMALIYIZ? Unutmamak gerekir ki okumak; hem birey hem de toplum olarak yürüyüşümüze güç katar. Önümüzdeki uzun mesafeyi daha hızlı ve daha rahat almak için kara, deniz ve hava araçlarından faydalanmak ne ise, gündelik hayatta kitaplardan istifade de aslında aynı şeydir. Belki kitap okumanın yeme-içme gibi asli bir ihtiyaç olduğunu söylemek abartı gibi gelse de, birçok durumda yeme-içmenin de önüne geçer. Ancak bahse konu okuma; bilinçli ve nitelikli okumadır. Yoksa okuma faaliyeti birçok insan için büyük bir zulümdür. İnsanı düşünmekten alıkoyan okuma, faydadan çok zarar verir. Düşüncenin idrak etmenin önündeki bariyerleri kaldıran okumalar ise; insanı karanlıklardan aydınlıklara çıkarır. Bu Blogger sayfamı paylaşabilir veya takip edebilirsiniz. Okumak dileğiyle....